Vahdete sarılma zamanı

Giriş Tarihi: 18.4.2016
Vahdete sarılma zamanı

En büyük cihadın, İslam düşmanlarının ortaya çıkmasını sağlayan cehalet ve fitne ile mücadele etmek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tevhide ve vahdete sarılma zamanı” dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca Kutlu Doğum Haftası kapsamında dün akşam İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen "Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet" temalı programda konuştu. Erdoğan'ın mesajları, özetle şöyle:
Şu anda iki değil, üç tehlike ile karşı karşıyayız. Bir mezhepçilik, iki ırkçılık, üç terör belasıyla karşı karşıyayız. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 13. Liderler Zirvesi'ni yaptık ve sonuç bildirgesinde de bu başlıkları orada açıkladık. Dedik ki; Biz ne Şia ne Sünni, böyle bir din tanımıyoruz, bizim tek dinimiz var, İslam dedik. İslam'ın, o bütünleştirici çatısı altında toplanacağız. İkincisi, ırkçılık. İşte onu da yine Rabbimiz, Hucurat Suresi'nde buyuruyor. Hangi ırktan olursan ol, hangi kavimden olursan ol, ister Türk, ister Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaz, Boşnak, Roman ol, ne olursan ol, ama bizi birleştiren bir şey var, İslam. Biz Müslümanız, burada bütünleşeceğiz.
Eğer her ikisi de olmazsa, işte o zaman başımızın belası nedir? Terör fitnesi. Şu anda biz, terörün bedelini ödemiyor muyuz? Terörün bedelini ödüyoruz. Bakın bunca insan ölüyor. Tabii burada duramayız, sonuna kadar devam edeceğiz, bu operasyonlara. Niçin? Birliğimizi, huzuru tesis etmek için.
Maalesef bugün de kendilerini İslam dairesinde gösteren, kendilerine Müslüman diyenler arasında da aynı gayeye hizmet edenler bulunmaktadır. DAEŞ adıyla, Boko Haram adıyla, El Kaide adıyla ortaya çıkan, İslam'a dair ne varsa hepsini de pervasızca istismar edenlerin tüm zulümleri, sadece ve sadece Müslümanlara karşıdır. Bu terör örgütlerinin İslam'a verdiği zararı, en azılı İslam düşmanları dahi veremez, verememiştir.
Arif Nihat Asya'nın dediği gibi; "'Ebu Leheb öldü' diyorlar; Ebu Leheb ölmedi ya Muhammed, Ebu Leheb kıtalar dolaşıyor." İşte bunlar kıtalar dolaşan Ebu Leheb'in Irak'taki, Suriye'deki, Afrika'daki, dünyanın dört bir yanındaki takipçileridir. Sorsanız; 'cihad yapıyoruz' diyorlar. Halbuki cihad; asla terör değildir. Terör örgütü kurup, Müslümanlara zulüm etmek değildir. Masum insanların canlarına kastetmek değildir. Cihad diriliştir, hayat vermedir, ihya etmedir, inşa etmedir. En büyük cihad, bu İslam ve Müslüman düşmanlarının ortaya çıkmasını sağlayan cehaletle ve fitne ile mücadele etmektir.
Müslümanların birliğine, beraberliğine, dayanışmasına ihtiyacımız var. Mezhep fanatizmini dinlerinin önüne geçirenler oldukça, beraberliğimizi temin edemeyiz. İnsanlığa, İslam'a bir ihanet olan terörizmi kendi amaçları uğruna kullanmaya çalışanlar bulundukça dayanışma içinde olamayız. Kuran-ı Kerim'in ve Peygamber Efendimizin kesin olarak yasakladığı ırkçılık illetinden kurtulamayanların etkinliği sürdükçe birliğimizi sağlayamayız. Her türlü ayrılığımızın üstünde bizleri bir araya getirip sımsıkı saracak bir yol var. Allah'ın birliği ve ümmetin birliği. Yani tevhid ve vahdettir.
('deki İslam Merkezi) Bu merkezin açılışında Amerika'nın her yerinden, her ırktan her kültürden Müslüman kardeşlerimiz geldi. Orada vahdetin somut bir örneğini gördük. Müslümanların en büyük buluşma mekanları olan Mescidi Haram ve Mescidi Nebevi'de özlediğimiz birliğin kardeşliğin hayata geçtiği yerlerdir. Hac için, ibadet için bir araya gelen Müslümanlar kendi meselelerini çözmek, insanlığın geleceğine ışık tutmak için niçin bir araya gelmez? Neden? Oysa Kuran-ı Kerim gibi bir kaynağımız, Peygamber Efendimiz gibi bir örneğimiz var. Artık mezhep meşrep köken farklarımızı bir kenara bırakarak tevhide ve vahdete sarılma zamanıdır.

'Elhamdülillah Müslümanım de'
"Aklıma rahmetli babama sorduğum bir soru geldi. Bir gün babama sordum; 'Biz Laz mıyız, Türk müyüz?' dedim. Babam dedi ki 'Oğlum büyük dedem mollaymış, ona sordum; 'Dede biz Laz mıyız, Türk müyüz?' Büyük dedem de babama şu cevabı vermiş; 'Torunum, yarın öleceğuk, Allah bize men rabbüke, ve men nebiyyüke, ve ma dinüke' sorularını soracak. 'Ve ma kavmüke' diye bir soru sormayacak. Sana sordukları zaman
'Elhamdülillah Müslümanım' de geç' demiş"

Görmez: Bütün insanlar eşittir
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de bütün insanların Allah'ın eşit kulları olduğunu vurguladı. Görmez, "Kadınlar, erkekler, bütün insanlar, Allah'ın yeryüzündeki halifeleridir" dedi. Görmez, Edirne'nin İpsala ilçesinde düzenlenen etkinlikte de konuştu. İslam coğrafyasında savaş ve din adına cinayetler yaşandığını kaydeden Görmez, ABD'nin politikalarına dikkat çekti. Sivri sinekler için ilaç kullanımının ABD'de yasak olduğunu vurgulayan Görmez, "O ilaç tabiatın dengesini bozuyormuş. Keşke Irak'ta 1.5 milyon insanı öldürürken de bu kadar hassas olabilseydiniz" dedi.
ARKADAŞINA GÖNDER
Vahdete sarılma zamanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz