Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yiğit Bulut: Biraz Allah korkunuz olsun

Giriş Tarihi: 11.5.2016 14:51 Güncelleme Tarihi: 11.5.2016 15:49
Yiğit Bulut: Biraz Allah korkunuz olsun

TRT Haber'de yayınlanan Derin Analiz programında konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut ’nin ekonomik krizler döneminde içerideki ve dışarıdaki unsurlar tarafından nasıl kontrol altına alınmaya çalışıldığını ve bu süreçte milyonlarca liranın belli çıkar odakları tarafından nasıl elde edildiği anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, TRT Haber TV'de Hasan Kurtulmuş'un sunduğu Derin Analiz programında 'de milyonlarca lirayı hortumlayan faiz baronları ve onların içerideki işbirlikçilerinin kirli ortalıkları hakkında çarpıcı tespitlerde bulundu.

Yiğit Bulut 2001 krizi döneminde 'nin köşeye sıkıştırıldığını belirterek; "IMF'nin maşlı memuru 'ye gelmişti. Bu ülkenin bütün basını Carlo Cottarelli'nin peşinden koşuyordu. Türkiye Cottarelli'nin ağzından çıkacak bir lafa bakar hale getirilmişti. Malum medya öyle bir baskı yapıyordu ki AB kriterleri bozulmasın diye teröristlere karşı hava kuvvetleri unsurları kullanılamıyordu. Öyle bir köşeye sıkıştırılmıştık." dedi.

Yiğit Bulut'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirme şöyle...

İKİ YÜZ YILDAN BERİ BURADA BİR VESAYET SİSTEMİ KURULMUŞ

Bu ülkede Osmanlı'dan itibaren faiz baronlarına karşı çıkan, çarkına çomak sokan herkesi karalamışlar. Suçu neymiş? Avrupa'ya 'yeter' demiş, faizi ödemeyecekmiş. İki yüz yıldan beri burada bir vesayet sistemi kurulmuş. Bu vesayet sistemi dışarıdan içerideki taşeronlar tarafından yönetilmiş. Hani Türkiye Fed'in önüne düşmeliydi. Herkesten önce Türkiye faiz arttırmalıydı. Hani ne oldu? Geçen hafta enflasyon rakamları açıklandı. Son üç yılın en düşük enflasyon verisi çıkıt. Nasıl? Faiz aşağı doğru eğilim gösterdi enflasyon daha fazla düştü. Sayın Cumhurbaşkanımızın Arap Ligi'nde Başbakan iken yaptığı faiz-enflasyon, sebep-sonuç konuşması bir kez daha kendini doğrulamış oldu.

BUNLARI SÖYLEYENER İÇERİDEKİ TAŞERONLAR

Bu coğrafyanın insanları şunu görsün. Hani faizin düşürülmesini savunan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere arkasından gelenlerin hepsi çok yanlış söylüyordu. Hepsi en kötü insanlardı, sadece onların dediği doğruydu. Bunları savunanlar taşeron. İçeride 'faiz arttırılsın, Türkiye daha çok risk pirimi ödesin' diyenlerin hepsi taşeron. Bunu insanlar artık görsün. 2008 yılında IMF ile anlaşma yapmadı diye Sayın Cumhurbaşkanı'na etmedikleri hakaret kalmadı. Faiz 22.25 bandıydı, ne oldu? IMF ile anlaşmadı faiz 4.61'e düştü. İşin acısı hala bu hainlikleri yapanlar, o günden bugüne kamuoyunu yanıltmaya çalışanlar, bu ülkenin ekmeğini, alın terini birilerine peşkeş çekmek için bulundukları her türlü makamı kullananlar, hala pişkince ortalıkta dolaşıp yazı yazıyor. Hala pişkince bu ülkede sanki arabulucuymuş gibi ortaya dökülmeye çalışıyor.

BİRAZ ALLAH KORKUNUZ OLSUN

Sizin sokağa çıkacak yüzünüzün olmaması lazım. İnsanda biraz onur, biraz gurur olur. 28 Şubat'ta olayları kışkırttınız 10 milyar dolar götürdünüz. 94 yılında yüzde elli net faizli hazine bonosu 90 günde vade ile çok daha büyük milyar dolar götürdüler. 2001 krizinde en az 10-15 milyar dolar götürdüler. Hep aynı kişiler bunlar. Gezi olaylarında sadece yükselen faizde 10 milyar TL pozisyonlarından kar ettiler. Bugün ortaya çıkmışlar hala demokrasiyi savunuyorlarmış, hak savunuyorlarmış. Bırakın bunları. Artık bu ülkenin insanları sizin ne olduğunuzu çok net görüyor. Biraz Allah korkunuz, biraz kendinize saygınız, biraz vicdanınız olsun.

TÜRKİYE COTTARELLİ'NİN AĞZINDAN ÇIKACAK BİR LAFA BAKIYORDU

Ülkelere gönderilen ekonomik tetikçiler insanların hayatını bitirir, aileleri parçalar. Bu yöntem Türkiye'ye çok uygulandı. IMF'nin maşlı memuru Türkiye'ye gelmişti. Bu ülkenin bütün basını Carlo Cottarelli'nin peşinden koşuyordu. Türkiye Cottarelli'nin ağzından çıkacak bir lafa bakar hale getirilmişti. Öyle şartlanmıştı. Zihin kodlarımızı o kadar küçültülmüştü ki 2000 ya da 2001 yılında Fransız büyükelçisi açıklama yaparken bu haber kanalı onu canlı yayınladı. Bu müstemleke ülkelerinde olmaz. AB üzülmesin diye biz adım atamıyorduk.

TÜRKİYE TERÖRİSTLERE KARŞI HAVA KUVVETLERİ UNSURLARI KULLANILAMIYORDU

Malum medya öyle bir baskı yapıyordu ki AB kriterleri bozulmasın diye teröristlere karşı hava kuvvetleri unsurları kullanılamıyordu Öyle bir köşeye sıkıştırılmıştık. Başkonsoloslar mahkemeye gidiyor baskı yapmaya. Sayın Cumhurbaşkanımız onlara gerekli cevapları vermişti. Türkiye bu zihin kodlarını kırarak özgürleşerek bu günlere geldi. Geçmişte Osmanlı'nın 1800'lü yılların başında düştüğü tuzak 1933 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti'ni de ele almış. Gazi Mustafa Kemal ilk on yıl bir ayağa kalmayı denemiş onu da Çankaya Köşkü'ne hapsetmişler. Ondan sonra teslimiyet aynen devam etmiş. 1946 Recep Peker hükümetinin ilk devalüasyonu teslimiyetin pekiştirilmesi. Büyük büyük diye andığımız devlet adamları Gazi Mustafa Kemal'in imzalamadığı hurda anlaşmasını imzalamış. Soruyorum ABD ile Türkiye arasındaki bu anlaşmayı kim imzaladı? Ölümünün ardından birkaç gün sonra imzalanıyor.

Ankara'da bir vakıf üniversitesinin ekonomi bölüm başkanı canlı yayında çıkıp diyor ki 'Avrupa Birliği Türkiye'ye ekonomik ödevler vermeli. Düzenli olarak bu ödevleri kontrol etmeli. Türkiye bu adımları atıyor mu, atmıyor mu diye. Böylece bizim ekonomimiz disipline girer.' Zihin koduna bak. Bu arkadaş çok yetiştirecek, onun yetiştirdiği çocuklarda AB'nin bize ödev vermesini bekleyecek.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yiğit Bulut: Biraz Allah korkunuz olsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz