X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sırada uçak gemisi var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sırada gemisi var

  • Giriş Tarihi: 19.6.2016
Sırada uçak gemisi var
Sırada uçak gemisi var

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Amfibi türü Anadolu gemisinden sonra kendi gemimizi yapar hale geleceğiz ve yapacağız. Savunma sanayii ve askeri konularda duraksama lüksümüz yok

İstanbul Tersane Komutanlığı tarafından MİLGEM projesi kapsamında inşa edilen Burgazada Korveti'nin denize indirilmesi ve Kınalıada Korveti'nin ilk kaynağının yapılması dolayısıyla tören düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile üst düzey askeri yetkililer katıldı. Törende konuşan Erdoğan şunları söyledi:

HIZLANDIRILMALI: 14 yıl önce savunma sanayiimiz yüzde 80 dışa bağımlıydı. Şimdi yüzde 40'lara geriledi. Yerli İHA'lar teröristlere gizlenecek in bırakmıyor. Fırtına Obüslerimiz DAEŞ ve YPG gibi teröristlerin saldırılarına karşı kritik bir savunma hattı oluşturuyor. Çok önemli iki töreni bir arada gerçekleştiriyoruz. Bunlar 8 gemiden oluşan MİLGEM projesinin 3'üncü ve 4'üncü gemileri. Artık icra konseyinin başında başbakanımız, gemi inşa mühendisi olarak bulunuyor. Çok daha seri olarak bu üretimleri yapmamız lazım. bu imkana, güce sahip. Gemilerimizdeki makineleri de üretmemiz suretiyle bu süreci hızlandırmamız gerekiyor.

UÇAK GEMİMİZİ YAPACAĞIZ:
30 Nisan'da Deniz Kuvvetlerimiz için tarihi nitelikli bir projenin adımını atmıştık. Anadolu gemisinin tamamlanmasıyla ülkemiz çok farklı bir lige yükselecek. Amfibi türü Anadolu gemisinden sonra artık kendi gemimizi yapar hale geleceğiz ve inşallah yapacağız. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi uçak gemisine sahip olacak.

DURAKSAMA LÜKSÜMÜZ YOK:
'nin bilhassa savunma sanayisi ve askeri konularda atalete düşme, durma, duraksama lüksü yoktur. Ülkemizin içinde yer aldığı stratejik coğrafya buna izin vermiyor. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yapmış bu bölge bir açık hava müzesidir. Aynı zamanda bir devletler mezarlığıdır. Askeri, siyasi, kültürel ve toplumsal olarak güçlü olmayan nice devlet, bu meşakkatli coğrafyada çok kısa sürede yıkılıp gitmiştir.

İNCE SİYASET:
Sadece kendilerini yenileyen, zamanın ruhunu iyi okuyan geleceğe dair bir vizyonu hedefi olan, en önemlisi cazibe merkezi olmayı sürdüren milletler bu coğrafyada asırlar boyu varlıklarını koruyabilmişlerdir. Osmanlı Devleti bunun en güzel örneği. Sert güç unsurlarıyla birlikte, yumuşak güç unsurlarına sahip olan devletler kalıcı izler bırakabilmiştir. Yapmamız gereken ülkenin tüm potansiyelini ince bir siyasetle harekete geçirmek. Bir devlet gücü kem gözlere korku salarken, umudunu kendine bağlamış dostlarını da koruyabilmeli. Binali Yıldırım ise törende yaptığı konuşmada bugünün, Deniz Kuvvetleri ve kendisi için bir gurur günü olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Özellikle Türkiye'nin yerlileşme ve millileşme konusunda yapacağı çok iş var. Bu konularla ilgili adımlarımızı da atmış bulunuyoruz.


ÖRGÜT TARİHİ BİR HEZİMET YAŞADI
Türkiye 30 yılı aşkın bir süredir bölücü terör belasıyla başa çıkmaya çalışıyor. Çok farklı yöntemler denendi. Askeriyle, polisiyle, istihbaratçı ve korucusuyla canları pahasına 32 yıl boyunca teröristle mücadele etti. Ancak son bir yıl ise bu sürecin en kritik dönemini oluşturmakta. Askeri operasyonlar kararlılıkla sürerken halkın desteği de görülmemiş oranda devletin yanında.
2009'dan itibaren farklı isimler altında hayata geçirdiğimiz demokratikleşme adımları ve reformlar, bölge halkına sorunun kaynağının örgüt olduğunu gösterdi. Bölge halkı devletin iyi niyetini, samimiyetini, yatırımlarını tecrübe etti. Bölücü terör örgütünün ise bölgeyi karanlığa, cahilliğe, yokluk ve yoksulluğa mahkum etmek için çalıştığı iyice anlaşıldı.
Örgüt, tarihinin en büyük hezimetini yaşadı. Operasyonlar sonucunda 7 bin 600'ün üzerinde terörist etkisiz hale getirildi. Örgütün medya ve siyasetteki uzantılarının gayretleri, Tanışık köyündeki vahşeti, İstanbul ve Ankara'daki canlı bomba eylemlerini, okullara, hastanelere yönelik kalleşçe saldırıları perdelemeye yetmedi. Bu çevrelerin Kandil'deki eli kanlı canilerden ve ekolojik, kahraman cici çocuk çıkarma projesi büyük bir hüsrana uğradı.