X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Genelkurmay karargahının kameralarını kırdım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Genelkurmay karargahının kameralarını kırdım

  • Giriş Tarihi: 24.7.2016
Genelkurmay karargahının kameralarını kırdım
Genelkurmay karargahının kameralarını kırdım

Darbe teşebbüsünün olduğu gece caddelerinde yaşadıklarını Hilmi Daşdemir bizler için kaleme aldı. Genelkurmay binasının önündeki kameraları kıran ve tankın üzerine çıkarak etkisiz hale getirmeye çalışan Daşdemir’in anlattığı dehşet dolu anlar, nasıl bir mücadele yapıldığının da göstergesi

15 Temmuz gece 22:00 saatlerinde semalarında alçak uçan jetler bir anormallik olduğunun habercisi idi. Aradığım hükümet yetkilileri bile ne olduğunu bilmiyordu. ''Sakince evimize gidelim'' diye düşündük. İlk önce olayı anlama çabası içerisine girdik. Sonrasında bir helikopterden MİT'e açıldığını duyduk. Sonrasında bir darbe girişimi olduğunu duyunca sosyal medya üzerinden arkadaşlarıma da haber verdim, abdest alarak yakınlarım ile helalleşme mesajı attım ve çıktım evden. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne doğru yürüdük. Bir taraftan da tekbir getiriyor idik. Sonra aklıma Genelkurmay'a gitmek geldi. Genel Kurmay Kavşağı Meydanı'na ulaştığımda, her kesimden insanlar oraya gelmişti. Ellerinde ve omuzunda üç hilalli bayrağı olanlar, bozkurt işareti yapanlar, Türk bayrağını alanlar, tevhid işareti yapanlar, zafer işareti yapanlar ve Rabia işareti yapanlar meydanlarda idi. Tam bir dayanışma vardı.

TANKIN ÜZERİNE ÇIKTIM
Tankın namlusuna takılan polis aracını meydandakilerden yardım alarak, yolu kapayacak şekilde yolun ortasına koyduk. Lastikleri patlamıştı zaten. En azından biraz oyalar diye düşündüm. Tankın üzerine çıktım ve tekbir getirdim. Namlu hareket edince korkarak aşağı atladım. Tankın telsizini kırmak için uğraştık, kıramadık. Branda gibi birşey bulduk, tankın üzerinde onunla dışarıyı görmesini engellemeye kalktık ama başarılı olamadık. Kenarlarındaki parçalar var idi onların bazılarını söktük. Daha sonra Genelkurmay'ın kameralarını kırarak içeriye bizimle ilgili net bilgi gitmemesini sağlamaya çalıştık. Sonra genelkurmayın etrafını çevreleyen demir parmaklıkları ve plakaları kırarak Genelkurmay bahçesine girdik. Nizamiyeyi ele geçirdik, sloganlar atar iken helikopterden ve Genelkurmay'ın içerisinden edildi. Bir çok kişi vuruldu ölenler yaralananlar oldu. Helikopterden ateş açılınca vurulanların birini alıp Akay Hastanesi'ne götürdük. Yanımdaki genç ''Ben Gezi olayları zamanında Kızılay Meydan'ında idim. Şimdi de Genelkurmay'ın önündeyim. Darbecilere karşı duruyorum. AK Parti'li değilim ama demokrasi için buradayım.'' diyordu. Diğer taraftan; tekbir getirenler ''Ya Allah Bismillah Allah-ü Ekber'' diyenler. ''Ölmeye ölmeye, ölmeye geldik. Bu vatan için canımızı vermeye geldik.'' diyenler... Birkaç dakika sonra bir kalabalık oluşuyor ve içinden yaralılar çıkarılıyordu. Ambulanslar olmadığı için de yaralılar karga-tulumba taşınmak durumda kalıyordu. Nedense milletin üzerine ışıklarını karartmış ve sürekli ateş eden helikoptere karşı mukavemet edecek ne İçişleri Bakanlığı'nda ne Meclis'te ne de başka bir yerde ağır silahlar yoktu.

BU BÜ YÜK BİR DE STANDIR
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde nasıl tahribata sebep olduklarını hep birlikte televizyonlardan izledik. Gazi Meclis ilk kez böylesi bir hakarete maruz kaldı. Meclis'e dört kez bomba atılmış ve neticesinde şehit olan ve yaralanan birçok polislerimiz olmuştu. Ankara halkı Kızılay Meydanı, TBMM ve Genel-kurmay önü, TRT, TÜRKSAT, Esenboğa Havalimanı, Ankara Emniyet Müdürlüğü önü, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde demokrasi nöbetinde idi. Yaz dönemi olduğu için birçok hastanede sağlık personelleri izinde ya da gece saatler olduğu için de yeterli personel yoktu. Akay Hastanesi'ne bir yaralı götürdüğümüzde Lokman Hekim Hastanesi'nden tanıdığım Doktor Mustafa Sarıoğlu destek için orada hastalara bakıyordu. Daha sonra kendisi de yerden bir kurşunun alnına sekmesi sonucu yaralandı. Görüldüğü gibi Türk milleti kimisi sağlık nöbeti tutmak için, kimisi de demokrasi nöbeti tutmak için bir çaba içerisinde idi. Netice itibariyle büyük Türk milleti kahramanlık göstermiştir. Başbakan Binali Yıldırım'ın ardından Cumhurbaşkanımızın ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarıyla da millet cesaret bularak Milli İrade'ye sahip çıkmıştır. Bugün de tekrar nöbet tutmak için meydanlarda olacağız. Gün Milli İrade'ye ve bu vatana sahip çıkma günüdür. Gazamız mübarek olsun.