X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milletin evinde herkes tek millet, tek yürek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milletin evinde herkes tek millet, tek yürek

  • Giriş Tarihi: 31.7.2016
Milletin evinde herkes tek millet, tek yürek
Milletin evinde herkes tek millet, tek yürek

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içindeki Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi önceki anlamlı bir gece ile kapılarını açtı. Düzenlenen 15 Temmuz Şehitleri Anma Programı devlet ve millet kaynaşmasının en güzel örneklerinden birini oluşturdu. Törenin konuklarıysa 15 Temmuz gecesinin kahramanlarıydı. Şehit yakınları ve gaziler... Kimisi koltuk değnekleriyle geldi, kimisi kolu alçıda... Şehit yakınları ise darbeyi önlemek için cananı vermiş eş, kardeş ya da çocuklarının fotoğraflarına sıkı sıkıya tutuyordu. Cumhurbaşkanlığı personeli, şehit yakınları ve gazilerle tek tek ilgilendi. Devletin zirvesi ile millet, Milletin Evi'nde bir kez daha bir araya geliyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile salona girdiğinde dakikalarca ayakta alkışlandı. Salon, o meşhur sloganla inledi: "Dik dur eğilme, bu millet seninle." 15 Temmuz gazilerinden Turgut Uçar, sahneye tekerlekli sandalyeyle çıktı, ayakta alkışlandı. Uçar'ın FETÖ'yü lanetleyen sözleri, "İdam, idam" sloganlarıyla kesildi. Gecede darbe girişimiyle ilgili belgesel de gösterildi. 15 Temmuz şehitlerinin fotoğrafları arka arkaya gösterilmeye başlanınca kimse gözyaşlarına hakim olamadı.

20 YIL ÖNCEKİ ŞİİR
Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek için gelen darbecilere ilk kurşunu sıkan Niğdeli Astsubay Ömer Halisdemir'in fotoğrafı ekrana geldiğinde ayakta alkışlandı. Cumhurbaşkanı, Başbakan, gazeteci, gazi, şehit yakını, güvenlik görevlisi... Herkes ağlıyordu. "Türkiye sizi unutmayacak" yazısı ekrana gelince, salon "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganlarıyla inledi. Konuşması sırasında İstiklal Marşı'ndan bir bölüm okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arif Nihat 'nın Dua şiiri ile konuşmasını bitirdi. Erdoğan, 1997'de Siirt'te okuduğu ve siyasi hayatını bitirmek isteyenlerin cezaevine göndermek için gerekçe olarak kullandıkları "Camiler kışlamız, Mü'minler " dizelerini bir kez daha tekrarladı. Ziya Gökalp'in şiiri, yaklaşık 20 yıl sonra bu kez Erdoğan'ın hayatına kast edenlere karşı yükseliyordu.