X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Fırat Kalkanı PYD'nin hamlesini boşa çıkardı"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Fırat Kalkanı PYD'nin hamlesini boşa çıkardı"

  • Giriş Tarihi: 21.9.2016 12:33
"Fırat Kalkanı PYD'nin hamlesini boşa çıkardı"
Fırat Kalkanı PYD'nin hamlesini boşa çıkardı

SETA Dış Politika Araştırmacısı Acun, PYD ve onun askeri uzantıları SDG/YPG'nin Münbiç'in ardından Bab ve Cerablus'u ele geçirmek için hazırlık başlattığını, Fırat Kalkanı Harekatı'nın bu hamleyi boşa düşürdüğünü söyledi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmacısı Can Acun, YPG'nin Tel-Abyad'da ABD bayraklarının gölgesine sığınarak kendisini dokunulmaz kılmaya çalıştığını söyledi.

Acun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fırat Kalkanı Harekatı'nda gelinen aşamada 'nin kısa bir sürede tüm beklentilerin ötesinde bir başarı sağladığını belirtti.

'nin Suriye'de operasyon gerçekleştirdiği Cerablus-Azez hattı ile El Bab-Münbiç arasında 90 kilometre uzunluğunda, 40 kilometre genişliğinde güvenlik kordonu oluşturmak istediğini aktaran Can Acun, " bu hatta, PKK (SDG-YPG) ve DAEŞ teröründen tamamen arındırılmış güvenli bir bölge oluşturmak istiyor. Bu hatta bir güvenli bölgenin oluşturulması hem Türkiye'nin ulusal güvenliği hem de bölgedeki sivil ve mültecilerin güvenliği açısından önem arz etmekte. Bu bağlamda sadece El Bab'ın alınması yeterli olmayacak. Münbiç'in bir şekilde Suriyeli muhalifler tarafından kontrol edilmesinin temini de gerekmektedir." görüşünü paylaştı.

Acun, Fırat Kalkanı Harekatı'nın kendi içinde çeşitli aşamalardan oluştuğunu vurgulayarak, ilk etabın Cerablus ve kırsalının DAEŞ'ten temizlenmesi olduğunu anımsattı.

Operasyonun ikinci aşamasında Çobanbey-Cerablus hattından DAEŞ'ın elimine edilmesiyle sınır hattının tamamen güvenli hale getirildiğini aktaran Can Acun, şunları kaydetti:

"Yaklaşık bin kilometrekarelik bir alanın ele geçirildiği harekatta, çok az bir kayıp verilerek ilerleyiş sürüyor. Harekatın mevcut dinamikleri bize üçüncü aşama olarak Bab'ı işaret ediyor. Halep'in kuzey doğusunda bulunan, Halep'in en büyük kenti konumundaki Bab, coğrafik konumu (PYD'nin Afrin ile Ayn-el Arap bölgesinin arasında yer alıyor) ve demografik yapısı itibarıyla önem arz ediyor. 2004 yılı nüfus sayımına göre yaklaşık 300 bin kişinin yaşadığı kentte 64 bin kişi ise merkezde bulunuyordu. Suriye devriminden bu yana nüfusu zaman zaman değişse de an itibarıyla kent merkezinde 66 bin kişi yaşadığı tahmin ediliyor. Nüfusun çoğunluğu Arap Sünnilerden oluşurken, Türkmen nüfus da barınıyor. DAEŞ'in, Cerablus'un aksine kendisi için Kuzey Halep'deki son kale konumunda olan Bab kentini savunmaya yönelik ciddi bir hazırlık içinde olduğunu değerlendirebiliriz. Dolayısıyla TSK ve muhaliflerin doğrudan Bab kentine yönelmeden önce askeri açından bir derinlik oluşturmak adına, içerisinde Sevran, İhtimlat, Ahtarin, Türkmen Barih ve Dabık gibi önemli yerleşimlerin yer aldığı Kuveyk Ovası'na yönelmesi daha olası gözüküyor. Ardından doğrudan Bab'a yönelebilecektir."

"YPG, ABD BAYRAKLARI ARKASINA KENDİNİ DOKUNULMAZ KILMAYA ÇALIŞIYOR"

Acun, PKK'nın Suriye örgütlenmesi PYD ve onun askeri uzantıları SDG/YPG'nin ABD'nin yoğun hava harekatı sonrasında Münbiç'i ele geçirdiğini hatırlattı.

Örgütlerin, sonrasında Bab ve Cerablus askeri meclislerini kurarak bu bölgeleri de ele geçirmek için hazırlık başlattığını anımsatan Can Acun, "Fırat Kalkanı Harekatı bu hamleyi boşa düşürdü. PYD, Tel Rıfat üzerinden batıdan Bab'a ulaşabilmek adına hareketlenme içerisine girse de başarılı olamadı. Nihayetinde Türkiye ve ona müzahir Suriyeli muhalif güçlerin Bab'a yönelmesi karşısında yapabilecekleri bir hamle şu an için yok. Münbiç'te güçlerini tahkim etmeye çalışacaklardır." değerlendirmesinde bulundu.

SDG/YPG'nin Fırat Kalkanı Harekatı sonrasında ciddi bir endişeye kapıldığını vurgulayan Acun, Tel-Abyad'da yaşanan bayrak asma girişimlerini de buna bağladı.

Can Acun, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin bölgede oyun kurucu güçlü bir aktör olarak tezahür etmesi, daha önce zoraki bir şekilde SDG içerisine katılmak durumunda kalmış Arap aşiretlerini ve gruplarını hareketlendirmiş durumda. Yine SDG/YPG tarafından demografik mühendislik yapılabilmesi adına tehcir edilen Arap ve Türkmenler de kendi topraklarını terörden arındırmak için mobilize olmaya başladılar. Tel Abyad bu anlamda hakimiyet mücadelesinin en yoğun olduğu bölge. SDG/YPG, ABD bayraklarını gölgesine sığınarak kendilerini bir şekilde dokunulmaz kılmaya çalışıyor."

Acun, Suriye'de oluşturulmak istenen uçuşa yasak bölgenin de şu an için pek mümkün görülmediğini de sözlerine ekledi.