X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER DEAŞ'ın 10 ay rehin tuttuğu Fransız gazeteciden Türkiye'de konferans
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

DEAŞ'ın 10 ay rehin tuttuğu Fransız gazeteciden 'de konferans

  • Giriş Tarihi: 21.10.2016 12:46
DEAŞ'ın 10 ay rehin tuttuğu Fransız gazeteciden Türkiye'de konferans
DEAŞ'ın 10 ay rehin tuttuğu Fransız gazeteciden Türkiye'de konferans

Terör örgütü DEAŞ tarafından kaçırıldıktan sonra geçen yıl serbest kalan Fransız gazeteci Nicolas Henin, 'de konferans verecek.

Terör örgütü DEAŞ'ın öldürdüğü Amerikalı gazeteciler James Foley, Steven Sotloff, İngiliz yardım görevlisi David Haines ve Alan Henning'le aynı hücrede kalan ve 10 aylık rehinelik sürecinin ardından serbest bırakılan Fransız gazeteciNicolas Henin, yaşadıklarını ve 'deki savaşı 'de ilk kez Fransız Kültür Merkezinin düzenleyeceği ": Bundan sonra nasıl ilerleyebiliriz ?" başlıklı konferansta anlatacak.

Serbest kaldıktan sonra, Türkiye sayesinde kurtulduğunu açıklayan ve yaşadıklarını Cihat Akademisi kitabında anlatan Henin, Fransız Kültür Merkezinin 26 Ekim Çarşamba günü düzenleyeceği, "Suriye: Bundan Sonra Nasıl İlerleyebiliriz?" başlıklı konferansta konuşacak.

Özellikle Ortadoğu ve Afrika'daki çatışmalarına odaklanan ve konferanstaDEAŞ tarafından rehin tutulduğu günlerde yaşadıklarını anlatacak olan Henin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 ay boyunca özgürlüğünün kısıtlandığını, gizli hapishanelere götürüldüğünü ve kendisini bir daha göremeyeceklerini düşünen ailesinin korkunç şekilde acı çektiğini söyledi.

Amerikalı gazeteci James Foley'in ölümünün dünyanın dikkatini bu terör örgütüne çektiğini vurgulayan Henin, olayın 2014 yazında bir 'elektroşok' etkisi yarattığını belirtti.

DEAŞ'ın Suriye halkının çektiği işkenceyi ve Irak halkının hayal kırıklığını fırsat görerek, durumu "çok güzel" değerlendirdiğine işaret eden Henin, "Çoğu DAEŞ mensubu sonradan Müslüman olmuştur. Ya Müslüman bir çevreden gelmeyenler, klasik anlamda sonradan Müslüman olanlar ya da İslamiyet olarak saymadıkları bir İslam ortamında büyüyüp ve sonrasında "cihatçı selefiliği" benimseyenlerden oluşmaktadır. Her durumda, mesafesiz ve genellikle derin bir bilgisizlikle mutlak şekilde aşağı çekilen bir vizyonu benimsemektedirler." dedi.