X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Suikast timindekilerin hepsi FETÖ’cüydü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Suikast timindekilerin hepsi FETÖ’cüydü

  • Giriş Tarihi: 27.10.2016
Suikast timindekilerin hepsi FETÖ’cüydü
Suikast timindekilerin hepsi FETÖ’cüydü

Erdoğan’ın otelini basan suikast timindeki ‘Paşa’ lakaplı astsubay Zekeriya Kuzu: O gece İsmail Yüzbaşı, ‘Burada hizmet hareketinden olmayan var mı?’ diye sordu. Kimseden cevap gelmedi.

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te konakladığı oteli basan suikast timinde yer alan, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı'nın "Paşa" lakaplı "üs imamı" Zekeriya Kuzu, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifadesinde 15 Temmuz gecesini anlattı:

"BU 1 DOLARI YANINDA TAŞI"
"FETÖ ile Konya'da görev yaptığım 2005-2006 yıllarında Yavuz adlı bir kişi aracılığıyla tanıştım. İzmir'e tayinim çıkınca da "Öğretmen Arif" ile tanıştım. Gülen'in kitaplarını okuyup sohbetler yaptık. Tayini çıkınca beni "Öğretmen Tahir" ile tanıştırdı. Üçü de telefon kullanmıyordu. Yavuz, Arif ve Tahir, üstte olup bitenlerden haberdar olurlardı. Biz de zaman zaman bazı istihbaratlar verirdik. 'Paşa' diye bir lakabım yoktu. Bu şekilde bana sadece 2. Ana Jet Üssü Komutanı Tümgeneral Kubilay Selçuk hitap ederdi.

Arif, 2008 veya 2010'da, Gülen'in Amerika'dan gönderdiğini söylediği bir dolar verip, bereket olsun diye cüzdanımda taşımam gerektiğini söyledi. Ben de gırgır olsun diye 'Hocanın başka işi yok mu, para dağıtıyor' dedim. Parayı cüzdanımda saklamaya başladım.

"27 KİŞİLİK HAZIRLIK YAP"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast için giden timin başında olan Tuğgeneral Şahin Sönmez ile Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki MAK biriminde albay rütbesiyle görev yaptığı dönemde tanıştım. 15 Temmuz günü beni çağırıp bir hava fotoğrafı gösterdi ve buradan üst düzey bir PKK yöneticisini alacağımızı söyleyerek, 'Bununla ilgili uzun zamandır hazırlanan özel bir ekip var. Siz artçı görev yapacaksınız' dedi.
Saat 19.00 civarı tedirgin ve morali bozuktu. Görevin iptal olduğunu, herkesin evlerine gidebileceklerini söyledi. Üzerimi değiştirirken geri çağırdı. Bana göreve bugün çıkabileceğimizi ancak gelecek misafirlerin beklenilen sayıda olmadığını, bizim ekip dahil 27 kişilik malzeme hazırlamamızı söyledi.

"ERDOĞAN'I ALIYORUZ"
Bir Sikorsky helikopter, liderleri daha önceden tanımadığım Şükrü Binbaşı olan 14 civarında özel kuvvet indirdi. Gökhan General, Şükrü Binbaşı'ya, 'Bu işin erbabı sizsiniz, biz size tabiyiz' dedi. Şükrü Binbaşı, makineli tüfekçilere hava fotoğrafı üzerinden görevlerini anlattı. Gökhan General, helikopter başında uçuş ekibine, emirleri Genelkurmay adına Hulusi Akar'dan aldığını söyleyerek derhal kalkmalarını istedi. Bu sırada bizim ekipten biri bana 'Cumhurbaşkanı'nı almaya gidiyormuşuz' dedi. Ben de durumu helikopterin teknisyenine sordum. Kendisi baş parmağını kaldırarak 'tamam' işareti yaptı.
Marmaris'e geldiğimizde, buranın fotoğrafta bize gösterilen yer olmadığını, bir yerleşim yeri olduğunu anladım. 50 metre önde giden özel kuvvetler ekibi, havaya ederek sivilleri uzaklaştırdı. Şükrü Binbaşı villadakilere 'Teslim olun, yoksa roket atacağız' diye bağırıyordu ancak yanımızda roket yoktu. Ardından el bombası olduğunu düşündüğüm bir patlama sesi duydum.

"BİZE KİMSE YARDIM ETMEDİ"
Cumhurbaşkanlığı korumalarının odasından bir tüfek ve tabanca aldım. Başka bir şey yapmadım. Sürekli telefonla konuşan Şükrü Binbaşı'nın, 'Buradan derhal kaçmalıyız, helikopter gelmiyor' sözleri üzerine olay yerinden uzaklaşmaya çalıştık. Ancak ateş altında kalınca Taner Binbaşı ile bir otele girdik. Ardından yanımıza gelen özel kuvvet ekipleriyle kumsala indik ve bir eve girdik. Burada da ateş altında kaldık.
Silahımı sürünürken kumsalda bıraktım. Önümdeki özel güvenlik görevlisinin tarifiyle ormanlık alana doğru ilerledik. Birkaç saat yürüdükten sonra mola verdik. Şükrü Binbaşı, bize Gökhan General ve ekibinin muhtemelen öldürüldüğünü, helikoptere yakıt alamadıklarını, artık hayati idame yapacağımızı söyledi. Kaçtığımız dönemde bizi yanına alan, yiyecek-içecek veren olmadı."

TANER BİNBAŞI BANA 'HOCAM' DERDİ
Birliğinde FETÖ'ye mensup olanların isimlerinin sorulması üzerine Kuzu şu yanıtı verdi: "Ben bu isimlerin hepsini tanıyorum. 57 kişinin bu yapı içinde faaliyet gösterdiğinden eminim. Diğer 23 kişinin ise bu yapı içinde olduklarını duydum ancak emin değilim. Normalde kimse, bağlı olduğu ağabeyi dışında kimseyi tanımaz. Ancak astsubaylar olarak bizim en büyük zaafımız ağzımızın gevşekliğidir. Tedbir kavramına çok dikkat etmeyiz. Hareketin içinde olduğunu düşündüğümüz bir astsubay varsa, onunla konuşur ve kendimizi de ifşa ederiz.
Taner Binbaşı'nın bana 'hocam' diye hitap ettiği doğru. Ancak bu hitap tarzı bu yapıyla ilgili değildir. Havacılık mesleğinde temayüz eden kişilere bu hitapta bulunulabilir. Ayrıca, bizim kursiyerlerimiz bulunduğundan da "Hocam" diye hitap ediliyordu. İtiraflarım nedeniyle can güvenliğimden endişe etmiyorum. Diğer arkadaşlarımla aynı yerde kalmak istiyorum."

'HİZMETTEN OLMAYAN VAR MI?'
Bir dinlenme sırasında özel kuvvetlerden İsmail Yüzbaşı, 'Burada hizmet hareketinden olmayan var mı?' diye sordu. Kimseden cevap gelmedi. Daha sonra MAK grubundan ayrılarak kaçmaya devam ettik. Birkaç kez teslim olmayı teklif ettim. Ancak polisi şehit eden Şükrü Binbaşı, 'Polis beni öldürür' diyerek kabul etmedi. Rahatsızlanan Taner Binbaşı'yı hastaneye götürmek istedik. Bu sırada da yakalandık."