X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Yunanlılara esir düşsem bu muamaleyi görmezdim'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Yunanlılara esir düşsem bu muamaleyi görmezdim'

  • Giriş Tarihi: 3.11.2016 12:00
'Yunanlılara esir düşsem bu muamaleyi görmezdim'
'Yunanlılara esir düşsem bu muamaleyi görmezdim'

15 Temmuz gecesini anlatan eski Jandarma Genel Komutanı, darbecilere "Yunanlılara esir olsam bu muameleyi görmezdim" dediğini söyledi.

Eski Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi, FETÖ ile mücadele konusunda, "Fetullahçı olduğuna dair ihbar aldığımız personel vardı. Bunlarla ilgili Genelkurmay katında çalışmamız oldu. Terfi sırasında olan albaylar veya bir üst rütbeye geçecek generallerle ilgili kuvvetli şüphe olanların kesinlikle YAŞ'ta emekli edilmeleri ve ilişkilerinin kesilmesi konusunda mutabakata varmıştık." dedi.

AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek başkanlığında toplanan, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu eski Jandarma Genel Komutanı Mendi'yi dinledi.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı görevini yürüten Mendi, konuşmasına başlarken millet iradesine karşı gelen darbe girişimini şiddet ve lanetle kınadığını, terörle mücadele sırasında şehit olan tüm güvenlik görevlilerine Allah'tan rahmet dilediğini vurguladı.

Darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlatan Mendi, 15 Temmuz'un kendileri için normal bir mesai günü olarak başladığını, olağanüstü herhangi bir duyum almadıklarını ifade etti.

15 Temmuz akşamı daha önceden söz verdiği bir nikaha katılmak üzere eşiyle birlikte Gazi Orduevi'ne gittiğini aktaran Mendi, saat 21.30'da emir subayının Genelkurmay kapısı önünden silah sesleri geldiğini, yoldan geçen bir aracın da ateş etmiş olabileceğini, net bilgileri olmadığını anlattığını dile getirdi.

Emir subayına detaylı bilgi edinmesi talimatını verdiğini, onun da bir süre sonra çatışma olduğunu haber verdiğini belirten Mendi, "Düğünden ayrılarak, kapının önüne çıktım. Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Merkezi'ni aradım, Genelkurmayı aradım, cevap alamadım. Olağanüstü bir durum olduğunu hissetmeye başladım. Cevap alamayınca Kurmay Başkan Vekilim Tümgeneral Arif Çetin'i aradım." diye konuştu.

ERMİŞ İLE TARTIŞMALARI

Çetin ile olağanüstü bir durum olduğu konusunda hemfikir olduklarını ve Çetin'den karargaha gitmesini istediğini anlatan Mendi, kendisinin de üniformasını giydikten sonra karargaha geçme kararı aldığını söyledi.

Mendi, "Konuşmamızdan 15, 20 saniye sonra benim 8 seneden beri emir subaylığımı yapan yarbay arkadaşımız heyecanla, koşarak yanıma geldi. O sırada eve gitmek için ben arabamı bekliyorum. Düğüne onunla birlikte gitmediğim için şaşırdım gelişine, sivil giysiliydi. 'Komutanım, Genelkurmay karargahında Genelkurmay Başkanı ile İkinci Başkan sizi bekliyor. Piyade Yarbay Murat Yılmaz tutuklu şu anda." dedi.

Eşi için ayrı bir arabanın hazır olduğunun, kendisinin acil gitmesi gerektiğinin söylendiğini ve buna inanadığını anlatan Mendi, şöyle devam etti:
"Arabaya bindim. Emir subayı da ön tarafa bindi. Araba hareket etmeden bir saniye önce Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş - bu da tutuklu şu anda - birden benim oturduğum taraftaki kapıyı açtı. Eğitim elbiseliydi, araca bindi. Araba onun binmesiyle hızla hareket etti. Şoför erdi, onun da ifadesini aldı savcılar. Öndeki emir subayı tabanca çekip 'süratle yürü' demiş. Ben onu görmedim. Ben doğal olarak tepki gösterdim, 'burada ne işin var, bu kıyafet ne?' diye. 'Size Akıncılar Üssü'nde bilgi verilecek' dedi. 'Ne Akıncılar'ı? Sen manyak mısın?' diye, buna benzer tepkiler gösterdim. Tepkiler üzerine, 'sizi de yanımızda görmek istiyoruz' dedi. Ben şiddetle; 'sen çete misin, senin niye yanında olayım' diye tepki gösterdim. Bu kişi iki senelik generaldi ve muhtemelen normal bir Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı olsaydı, 5 Ağustos'ta toplanacak, büyük ihtimalle emekli edileceklerden biriydi. Çünkü bununla ilgili gerek MİT gerekse Emniyet teşkilatından paralel devlet yapılanması içinde olduğuna dair iddia olduğu için, bunun hangi kişilere hizmet ettiğini anlamamam mümkün değildi."
"YANIMDA 8 SENE KALDIN, YILAN BESLEMİŞİM"
Kendisinin tepki vermesi üzerine Ermiş'in belindeki tabancayı çektiğini ve mermi sürdüğünü kaydeden Mendi, "Yanımda 8 sene kaldın. Yılan beslemişim" şeklinde tepkisini sürdürdüğünü belirtti.
Akıncılar Üssü'ne yaklaşırken önlerine bir VIP minibüsün geçtiğini, demir kapılı bir yerden üsse geçtiklerini, burada 25-30 kişinin ellerinde silahlarla araçların etrafını sardığını aktaran Mendi, Ermiş'in minibüse gittiğini, içindekilerle görüştüğünü, ancak bu kişileri kendisinin göremediğini söyledi.
Mendi, Akıncılar Üssü'nde su deposuna benzer, penceresi olmayan küçük bir odaya konulduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Benim değerlendirmem, orada kafa adamlardan bir tanesi vardı, 'imam' dedikleri. Belki de Adil Öksüz, bilemiyorum. Benim reddettiğimi, tepki gösterdiğimi anlattılar ona. Su deposuna benzer küçük bir binanın yanında durduk, içeri girdiğimizde labirent şeklindeydi. Küçük, penceresi olmayan bir oda; 'sorgulama merkezi' yazıyordu. Daha sonra öğrendiğim burası pilotların eğitim merkeziymiş. Bir grup geldi, bir yüzbaşı önümde durdu; 'Ben falanca örgüt adına sizi tutuklamaya geldim' dedi. Örgütün adını alamadım, o anda sinir sistemi de altüst olmuş durumda. 'Sen yüzbaşısın, kimi tutukluyorsun, ben orgeneralim.' diye tepki gösterdim. 'Ben senin ve ailenin huzuru, güvenliği, asayişi için dağda bayırda da görev yapan bir komutanım, yazıklar olsun' dedim. Pervasızca, 'Ben emir aldım' dedi. Elimi ayağımı plastik kelepçe ile bağlayıp başıma da bir başlık geçirdiler. Yarım saat kadar sonra birini getirdiklerini hissettim, hatta terlik sesi olduğunu değerlendirdim, yandaki sandalyeye oturttular. Kim olduğunu görmek için bereyi yukarı kaldırmaya çalışınca elimi arkadan kelepçelediler. Göremedim, ancak gelenin 'Benim gözlüğüm sizde mi' deyince sesinden tanıdım. Kara Kuvvetleri Eğitim Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu'ydu. Onu da evinde derdest etmişlerdi. Hatta evinden üzerinde şort ve tişörtle çıkarmışlar."

"YUNANLILARA ESİR OLSAM BU MUAMELEYİ GÖRMEZDİM"

Sabaha doğru tuvalet ihtiyacı sonrasında ellerini önden kelepçelediklerini, bunun üzerine bereyi kaldırması sonucu kendilerini alanların bir kısmının olmadığını gördüğünü anlatan Mendi, bir süre sonra hiç kimsenin kalmadığını da aktardı. Mendi, "Saat 11.00 gibiydi. Akşam arabanın şoför mahalline geçen jandarma astsubay korumalarından bir tanesi koşarak seslendi; 'Komutanım buradan hemen kaçmamız lazım. Sizi vuracaklar, duydum' dedi. Ve arabayı akşam park ettiği yere koşarak gittik, dışarı çıktık." dedi.

Yol kontrollerinden geçerek Kazan Emniyet Amirliğine geldiklerini anlatan Mendi, daha sonra üzerini değiştirerek, karargaha geçtiğini belirtti.
Tümgeneral Arif Çetin'in darbecilerle mücadele edilmesi yönünde kendisi adına açıklamalar yaptığını, il jandarma komutanlıklarına mesajlar çektiğini, Jandarma Genel Komutanlığının karşısındaki caminin imamının evini komuta merkezi haline getirerek mücadeleyi sürdürdüğünü de kaydeden Mendi, alıkonulduğu sırada, darbecilere "Yunanlılar'a esir olsam bu muameleyi görmezdim." dediğini dile getirdi.