X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER “FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

“FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı”

  • Giriş Tarihi: 7.11.2016
“FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı”
“FETÖ’nün ilk suçu Cumhuriyet’in bombalanmasıydı”

Ceyhan Mumcu: FETÖ ile Cumhuriyet ittifakı, 2008’de Ergenekon davası başladığında ayyuka çıktı. Gülen örgütünün suç işlediği ilk tarih, Cumhuriyet’in bombalanması olayıdır. Danıştay’a saldırı da aynı ekibin işidir

2012 MİT operasyonundan bu yana açık açık FETÖ ile birlikte hareket eden, dahası PKK'nın hendek siyasetine destek veren Cumhuriyet gazetesine, 31 Ekim gecesi bir operasyon düzenlendi. Cumhuriyet'in 9 yöneticisi ve yazarı tutuklandı. Peki Cumhuriyet ile yaşıt bir gazete nasıl terör örgütlerinin kara propaganda aracı haline geldi? Uğur Mumcu çizgisinden Fetullahçı- Amerikancı çizgiye neden keskin bir dönüş yaptı? Bu soruları Türk solunu ve Cumhuriyet gazetesini yıllardır takip eden Uğur Mumcu'nun kardeşi, yazar, siyasetçi, serbest avukat Ceyhan Mumcu'ya sorduk.

FETÖ-Cumhuriyet işbirliği ne zaman başladı?
Hikmet Çetinkaya hemen her gün Fetullah'ı eleştiren yazılar yazıyordu. Ama Ergenekon davası başladığı zaman onun da tavırları değişti. Gülen'i nedense bir tehlike olarak görmemeye başladı. Hatta onların Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na gittiğini sonradan öğrendik.

O dönemde Cumhuriyet gazetesi de bombalanmıştı sanırım.
Bence FETÖ'nün ilk eylemi Cumhuriyet'in bombalanmasıdır. Aynı ekip Danıştay saldırısını da yaptı. Gülen örgütünün suç işlediği ilk tarih odur. Hikmet Çetinkaya gibi FETÖ'yü yıllarca yakından takip edenler "Biz demiştik" demesi gerekirken Fetullahçılarla bir ittifaka başladı.

Bugün Cumhuriyet'in sahibi olan Akın Atalay o dönemde Cumhuriyet'in avukatıydı. O da bu FETÖ gerçeğini görmedi mi?
FETÖ-Cumhuriyet ittifakı ilk kez 20 Ekim 2008'de Ergenekon davası başladığında iyice ayyuka çıktı. Can Dündar ile birlikte Akın Atalay ve Bülent Utku, Ergenekon mahkemesinde FETÖ savcılarıyla işbirliği halindeydiler. Atalay, Ergenekon davalarında tam bir savcı yardımcısı gibiydi. Bizi de hasım gibi gördüler. Akın Atalay'ı o döneme kadar tanımazdık. Avukat olarak adı geçmeye başladı.

FETÖ İLE İTTİFAKI SAKLAMIYORLAR

Akın Atalay ve ekibi gazeteyi nasıl ele geçirdi?
Ergenekon kumpasında İlhan Selçuk gözaltına alındı, serbest bırakıldı ve bir hafta sonra kalp krizi geçirdi. Gazetenin yönetimi tamamen İbrahim Yıldız'ın kontrolüne geçti. Ben 'Bu avukatlar kimdir, nereden buldunuz' dedim. İlhan Selçuk ve Balbay mahkûm olsa umurlarında değil. Gürbüz Çapan da yazar yapılmıştı. Onların aleyhinde bir tutum takınıyorlardı. O karışıklıkta Akın Atalay ve ekibi işbaşına geldi. Mustafa Balbay'ın yazılarına son verdiler. ABD bursuyla yetişmiş olan ve biraz PKK'ya sempati duyan Utku Çakırözer geldi. Balbay'ın yerine Erdem Gül'ü getirdiler. İlhan Selçuk'un kalp krizi geçirmesinden doğan yönetim boşluğu ile Akın Atalay ve avukatlar bugünkü yayın çizgisini oluşturacak yönetimi bir araya getirdi.

Akın Atalay ile Can Dündar ne zaman birlikte hareket etmeye başladı?
Can Dündar ile Akın Atalay paralel görüşte insanlar. Can Dündar Ergenekon yalanı konusunda Mehmet Baransu ile aynı görüşteydi. Şimdi artık ilişkilerini saklamıyor. Dün gördüm Akın Atalay, "Cemaat mağdur, kim mağdursa onun yanındayız" demiş. FETÖ ile ittifak yaptıklarını artık saklamıyorlar.

Yolu Cumhuriyet'ten geçen Hasan Cemal ve Cengiz Çandar gibi sol liberallerin FETÖ ile birlikte hareket etmesine ne diyorsunuz?
ABD "FETÖ'den bıktık" derse bunlar hemen fikir değiştirirler. "Bu Fetullahçılar ne hainmiş" derler. ABD desteğini çözmeden FETÖ'yü çözemezsiniz.

'CAN DÜNDAR DARBE OLACAĞINI BİLİYORDUR'

Can Dündar 15 Temmuz darbesinden kısa süre önce yurtdışına çıktı?
Darbeyi biliyor muydu? Bence biliyordur. Darbe başarısız olsa başım derde girer diye düşünerek yurtdışına çıkmış olabilir. Bilmemesine imkân yok.

Akın Atalay ve Can Dündar bugün yurtdışında. FETÖ'nün başarısız olacağını tahmin edememişler miydi?
ABD'nin bugünkü maşası Fetullahçılar. Fetullah "Madem ABD güçlü. Safımızı orada tutalım" diyordu. Cumhuriyet de Fetullahçılardan daha çok Fetullahçıların arkasındaki güce oynadı. Yurtdışına kaçan şimdilik hesabını veremeyeceğini bildiği için kaçar. Kendinden emin olan gelir hesabını verir.

'SUİKAST TALİMATINI ABD VERDİ'

Uğur Mumcu suikastının üzerinden 24 yıl geçti. Hangi bulgulara ulaştınız?
ABD'nin talimatı ile yapıldığını, MOSSAD tarafından kurgulandığını ve İslami görünümlü kişilere yaptırıldığı sonucuna ulaştım.

Suikastta FETÖ parmağı olduğu yönünde şüpheleriniz var mı?
FETÖ'nün eski emniyet imamı "Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı, FETÖ araç kullanılarak öldürüldü" dedi. Ben de kendisine haber gönderdim. Deliliyle konuşmalı. Böyle bir iddiayı geçiştiremiyorum.

'UĞUR MUMCU YAŞASAYDI GAZETE BU HALE GELMEZDİ'

FETÖ ile Cumhuriyet arasında gizli bir ortaklık olabilir mi?
Gizli ortaklık var mıdır bilmiyorum ama şunu biliyorum. Samanyolu TV kapandığı zaman Nazlı Ilıcak "Biz artık Cumhuriyet okuyacağız" dedi. Hatta o açıklamayı duyunca "Nazlı Ilıcak Cumhuriyet okuyorsa ben okumuyorum" dedim. Nazlı Ilıcak ve Uğur Mumcu mücadeleleri çok meşhurdur 12 Eylül öncesi. Gazetenin eski bir üst düzey ismi, "Cumhuriyet'e çuvallarla para geliyordu" demişti. O para nereden geliyor araştırmak lazım.

Cumhuriyet yazarları neden bu yönetim tarzına göz yumuyor?
Cumhuriyet'te tiraj ve ilan gelirleri bir türlü iyi gitmiyor. Tiraj ve ilan alırız diye seyirci kaldılar. Emre Kongar bir FETÖ'cü değildir. Kongar'a sorsan "Ben gazeteye gitmiyorum, yönetime karışmıyorum" der. Yazarların direnecek gibi olanlarını atıyorlar. Diğerleri de nereden iş bulurum diye devam ediyor. Gazetenin bu hale gelmesinden Ali Sirmen ve Orhan Bursalı da sorumludur. Uğur Mumcu olsa direnirdi. Gazete bu hale gelmezdi.