X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AB'ye rest, AK'ye jest!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AB'ye rest, AK'ye jest!

  • Giriş Tarihi: 14.11.2016 11:20 Güncelleme Tarihi: 14.11.2016 11:29
AB'ye rest, AK'ye jest!
AB'ye rest, AK'ye jest!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzakere sürecini yıllardır ilerletmeyen AB’ye “Kararınızı verin” rest çekerken, Türkiye, kurucu üyesi olduğu ve Avrupa’nın temelini oluşturan Avrupa Konseyi (AK) ile ipleri koparmamakta kararlı. 15 Temmuz’un ardından AK Genel Sekreteri Jagland, ikinci defa Türkiye’yi ziyaret ederken, Ankara, Strazburg ile ilişkilerini geliştiriyor. Türkiye’nin AK Daimi Temsilcisi Erdoğan İşcan da, konsey ile ilişkilerinin eskiye göre daha güçlendiğini belirterek, “Avrupa Konseyi ile Türkiye arasındaki iplerin kopması söz konusu değil” dedi.

AVRUPA TÜRKİYE'Yİ DOĞRU ANLAMALI

Avrupa Konseyi Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Erdoğan İşçan, 15 Temmuz sonrası, Türkiye ve Avrupa ilişkileri ile HDP'li vekillerin tutuklanmasını SABAH'a değerlendirdi. Büyükelçi İşçan, Avrupa Konseyi, kurucu üyesi olan Türkiye'de demokrasi ve demokratik kuruluşların güçlenmesine bugüne kadar katkı sağladığını ancak Türkiye'nin de Konseyin standartlarını geliştirmesine ve uygulamasına her zaman önemli katkıda bulunduğunu hatırlattı. Avrupa Konseyi ile Türkiye işbirliğinin Avrupa'da güvenlik ve hukuk mimarisinin devamlılığı açısından önemli olduğunu vurgulayan İşcan, "Avrupa'nın Türkiye'deki gelişmeleri doğru anlayarak oranlı tutum belirlemelerini ve desteklemelerini sürdürmelerini bekliyoruz" dedi.

HÜKÜMET İRADEYİ KOYDU

İşçan, Avrupa standartlarına uyum konusunda Türkiye'nin, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere hükümet, başbakan ve bakanların şimdiye kadar sürekli olarak hukukun üstünlüğü ilkesini gözeterek uygulamalarda bulunacaklarını beyan ettiğini hatırlatarak, "Zaten hükümetimiz siyasi iradeyi güçlü biçimde ortaya koydu. Bu iradenin uygulamaya da yansıması beklentisi var. Bunun için uzmanlar düzeyinde diyalog başlatıldı. Üst düzey makamların uzmanları, Avrupa Konseyinin sekreteryası ile Türkiye'deki uygulamaları Avrupa standartları açısından gözden geçiriyorlar. Varsa ilerleme ihtiyacı olan alanlar görüşlerini bildiriyorlar ve hükümetimizin dikkatine sunuluyor. Yani güçlü siyasi diyalogun yanı sıra uzmanlar diyalogu da çok yakın birlikte çalışıyor" diye konuştu.

İPLERİN KOPMASI SÖZ KONUSU DEĞİL

Avrupa'nın Türkiye ile ilişkilerini kopardığı değerlendirmelerinin doğru olmayacağını söyleyen Büyükelçi İşçan, "Dışişleri Bakanımız bir ay içinde 2 kez Strasbourg'a gelerek Konsey'e bilgi verdi, gelecek hafta Adalet Bakanımız gelecek. Avrupa Konseyi ile ipler kopuyor yorumları doğru ve geçerli değil. Avrupa Konseyi ile ilişkiler siyasi ve teknik düzeyde gittikçe yoğunlaşan, daha da güçlenen yoğunlukta diyaloglar oluşuyor ve somut sonuçlar ortaya çıkıyor. Avrupa Konseyi, genel sekreteri, mekanizmaları, üye devletlerden konsey devletleri zemininde Türkiye'ye desteğin gelmekte olduğunu ve gelmeye devam edeceğini söylüyorlar. İplerin kopması söz konusu değil" dedi.

KİMSE ANAYASANIN ÜSTÜNDE DEĞİLDİR

Büyükelçi İşcan, HDP milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili Avrupa Konseyi ve parlamentosunu sürekli bilgilendirdiklerini belirterek şunları kaydetti:

"Türkiye'de 8 Haziran'da yürürlüğe giren anayasa değişikliği meşru bir demokratik durumdur. TBMM meşru bir yöntemle, 3'te 2 çoğunlukla Anayasa'daki dokunulmazlıklarla ilgili kısmı değiştirdi. Bunun tartışılabilir bir yanı yoktur. Parlamenter demokrasilerde bu değişiklik yasama organının yetkisindedir Söz konusu değişikliğin hedefi de bir partiyi ya da kurumu hedef almıyor. Üstelik bu değişiklik kürsü dokunulmazlığını da kaldırmamıştır. İfade özgürlüğüne yönelik değildir. Söz konusu milletvekillerinin haklarındaki suçlamalarla ilgili olarak ifade vermelerini sağlamak ve yargı sürecinin ilerleyebilmesine yönelik bir dokunulmazlık kaldırılmasıdır. Diğer 3 partinin milletvekilleri ki 2 partinin genel başkanları dahil olmak üzere gidip savcılara ifade vermiştir. Bir partinin milletvekili ifade vermeye gitmeyeceğini kamuoyuna açıkça söylemiş. Bunun üzerine Anayasanın eşitlik kuralı gereği, herkesin yasa önünde eşit olması ve kimsenin yasaların üstünde olmaması, hukukun üstünlüğü ilkesine dayanarak savcılar davete icabet etmeyen kişileri yani HDP'li vekilleri gözaltına almıştır. İfadeleri alınmıştır. İfadeden sonra 3 milletvekili adli denetimle serbest bırakılmış, diğerlerinin ise tutuklanması gerekli görülmüştür. Tüm bunlar bağımsız yargının takdiridir. "