X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Asılacağımızı bilsek bile yine darbeye direnirdik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Asılacağımızı bilsek bile yine darbeye direnirdik

  • Giriş Tarihi: 22.11.2016
Asılacağımızı bilsek bile yine darbeye direnirdik
Asılacağımızı bilsek bile yine darbeye direnirdik

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Külliye’de onur konuğu olarak ağırlayacağı 15 Temmuz şehit yakını ve gazi öğretmenler SABAH’a ihanet gecesi yazdıkları destanı bu sözlerle ifade etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Külliye'deki 24 Kasım Öğretmenler Günü resepsiyonuna bu yıl 15 Temmuz'da gazi olan ya da yakını şehit olan öğretmenler onur konuğu olarak katılacak. İşte o vatansever öğretmenlerin hikâyeleri:

EŞİMİ KALLEŞÇE VURDULAR

'HAİNLER TEMİZLENSİN'
Balıkesir Bandırma'da görsel sanatlar öğretmeni olan Hacer Konuş (41), eşi Ramazan Konuş ile 15 Temmuz gecesi, Ankara'da annesinde olan çocuklarının yanına gitmek üzere yola çıktı. Yol sohbetinde eşi Ramazan, "Biliyor musun şehit olmak isterdim" dedi. "Sen asker misin, polis misin nasıl şehit olacaksın. Hem biz ne olacağız" diyen Hacer Konuş, Ankara'ya gelince televizyonda darbe haberlerini duydu. Yıllarca darbelere karşı çıkmış eşi ve kızı Rümeysa ile Kızılay meydanına çıkan Hacer Konuş o gece yaşadıklarını "Genelkurmay'ın önüne gittik. Jetler yakından geçiyordu. Oradan kurtulduk. Jandarma Komutanlığı'nın önündeki duvarın dibine oturup nefes aldık. Eşim, kızımla ortamızdaydı. Jetler ve helikopterler geldi. Yerle gök bir oldu. Uçtuk hepimiz. Kızımın yüzü kanlar içindeydi. Eşimi baygın zannettim. Orada şehit olmuş. Beyin kanaması geçirmişim, kızım defalarca ameliyat oldu. 55 gün hastanede yattık. Vatan sağolsun. 2 çocukla tek başıma kaldım. Kocamı kaybettim ama vatansız kalmak kocasız kalmaktan daha kötü olurdu. Hainler temizlensin istiyorum. Hainler temizlenmezse yarın bizi vatan haini ilan ederler. Çocuklarımız güzel günler görsün" diye anlattı.


'VATANI SATMA' DEDİM
Beden eğitimi öğretmeni Abdülaziz Güven ise "Akrabalarımla telefonla konuşuyordum, Cumhurbaşkanı sokağa çağırdı. Akrabalarım, 'çıkma' dedi. 'Çıkmazsam imanımdan şüphe ederim' dedim. 11 aylık bebeğimi alnından öperek çıktım" dedi. Sıhhiye meydanında tankların önüne duran Abdülaziz öğretmen, Genelkurmay Başkanlığı'nın kapısında askerlerin karşısına ilk çıkan vatandaş oldu. Abdülaziz öğretmen yaşadıklarını "Asker 'uzaklaş' dedi. Ben de ona 'vatanı satma' diye bağırdım. Tüfeğini çıkardı alnıma dayadı. Gitmezsen vururum dedi. 'Vur' diye bağırdım. İki bacağıma ateş etti. Oraya düştüm. Arkadaşların gelip beni almasına izin vermedi, kan kaybettim. Beni almaya gelen bir arkadaşı orada şehit ettiler. Oradaki gençler beni kurtardı. 1 ay hastanede yattım. Fizik tedavim devam ediyor. Olsun, vatan sağ olsun" diye anlattı.


Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni İlyas Dirin (46) ise 15 Temmuz günü Fatih'deki evinde darbe olduğunu duyunca sokağa çıktı. İlyas öğretmen, ihanet gecesi yaşadıklarını "Dürüst insanlara kim kazanacak diye beklemek yakışmaz. Maslahatçılar perdeleri çekip evinde otursun. Asılacağımızı bilsek bile darbeye karşı dururduk. Nüfus cüzdanlarımızı yanımıza alıp tekbir ve sala sesleri eşliğinde sokağa çıktık. Saraçhane'de darbecilerin işgal ettiği yerlere gittik. Biz oraya ulaşınca vatandaşlarımızın darbecilerin karşısında dimdik durduğuna, şahadet arzusuyla namlulara göğüs gerdiğine şahit olduk. Ben de darbecilerin üzerine yürümeye başladım. Henüz menzile varmadan tekbir ve sala sesleri bedenimizle ruhumuzu çoktan ayırmıştı. Ateş açtılar. Darbeci hainlerin üzerine yürürken vücudumda bir tuhaflık olduğunu hissettim. Elimi sol bacağıma uzatınca avucum kanla dolu. Suriyeli bir vatandaşımız havada uçuşan kurşunların arasından özel aracıyla hastaneye götürdü. Ülkemizin fiilen iç savaşa sürüklenmek istendiğini sonra anladık" sözleriyle anlattı.


'İMANIM GÜÇLÜ SİZ DE DİK DURUN'
Ankara'da 26 yaşındaki Fen Bilgisi Öğretmeni Özge Başaran, Özel Harekâtçı eşi Fevzi Başaran ile nikâhları kıyılmış 10 gün sonra düğün yapacaklardı. 15 Temmuz gecesi eşi Gölbaşı'na gitti. Başaran, "İlk patlamadan sonra telefon açtı, iyi olduğunu söyledi. İkinci patlamadan sonra bir daha ulaşamadım. Sonra yaralı haberi geldi. 2 gün bilinci açık yaşadı. Benim imanım güçlü siz de dik durun, üzülmeyin" dedi. 18 Temmuz'da eşini şehit veren Özge öğretmen, "Vatan sağ olsun. Bize bu acıyı yaşatanlardan hesabı sorulsun" dedi.


'CAN PAZARI YAŞANDI AMA KİMSE KAÇMADI'
Ankara Keçiören Anadolu Lisesi'nde matematik öğretmeni Abdullah Cansız (39), eşini ve 3 çocuğunu evde bırakarak Kızılay meydanına indi. "Darbeye karşı durmak vatan borcu" diyen Cansız, Genelkurmay Başkanlığı'nın önünde helikopterin sivilleri taraması sonucunda yaralandı. Aynı yerde biri kayınbiraderi olmak üzere 5 arkadaşı şehit oldu. Kendisiyle birlikte bir arkadaşının da yaralandığını söyleyen Cansız, "Mahşer yeri gibiydi. Can pazarı yaşanıyordu ama kimse kaçmıyordu. Hepimiz o jetleri, o tankları durdurmak için çabaladık" dedi.


'BABAMI VE 2 DAYIMI
ŞEHİT VERDİM'
Ankara'da sınıf öğretmeni Metehan Gülşen (37) ise Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde babası Lütfi Gülşen ve iki dayısını şehit verdi. Metehan öğretmen, "Babam yoklukla büyümüş. En büyük isteği okuyup öğretmen olmamdı. Çocukları için geçen bir ömrü vatan için feda etti. Allah bize de nasip etsin böyle şehitlik" dedi.