Türkiye'nin en iyi haber sitesi

CHP'nin 2019'daki adayını açıkladı

Giriş Tarihi: 7.8.2017 15:05 Güncelleme Tarihi: 7.8.2017 17:41
Bekir Bozdağ CHP'nin 2019'daki adayını açıkladı

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü ,TRT Genel Müdürlüğü'nde gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Bozdağ, "2019'da Sayın Kılıçdaroğlu değil de Sayın İlhan Kesici'nin aday olacağı konuşuluyor." sözleri üzerine, ''Benim kanaatim Kılıçdaroğlu kendi aday olacak. Adalet yürüyüşüne bakarsanız, psikolojiyi siz benden iyi biliyorsunuz.'' dedi.

TRT Genel Müdürlüğü'nde gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı , gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Müftülere kıyma yetkisi verilmesini öngörülen düzenlemeyle ilgili soru üzerine ise Bozdağ, Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca resmi nikahın belediye başkanları, belediye başkanlarının görevlendirdiği memurlar ve köylerde muhtarlar tarafından kıyıldığını, bakanlığın evlendirme görevi ve yetkisi verdiği konsolosların da nikah kıyabildiğini hatırlattı.

İlgili kanunda ayrıca "Bakanlık, İl Vatandaşlık ve Nüfus Hizmetleri Müdürü, nüfus müdürlükleri, ilçe nüfus müdürlükleri ve dış temsilciliklere de evlendirme yetki ve görevi verebilir." ibaresinin bulunduğunu aktaran Bozdağ, şu bilgileri verdi: "Şimdi burada yapılan düzenleme bu ikinci fıkraya 'İl ve ilçe müftülüklerinin' eklenmesi... Yani bakanlık, yetkilendirdiği zaman il ve ilçe müftülükleri resmi nikah kıyacaktır. Yönetmelik var, bu yönetmeliğe göre, bugün nasıl resmi araştırmalar yapılıyor, evlenme şartları tam, evlenme engelleri yok tespitinden sonra nikah kıyılıyorsa, imzalar atılıyor, tanıklar, şahitliği alınıyor ve nikah cüzdanı veriliyor, bunlar nüfusa tescil ediliyorsa aynı işlem yapılacaktır. Bu da bir resmi nikah kıyacaktır. "

YAŞ DEĞİŞİKLİĞİ YOK

Düzenlemeyle "Küçük yaşta evliliklerin önünü açacağı" yönünde değerlendirmeler olduğunu anımsatan Bozdağ, "Resmi nikah kıyıyor, evlilik yaşını değiştirmiyor, evlenme engellerini değiştirmiyor, medeni kanunda da bir değişikliğe gidilmiyor; dolayısıyla böyle bir şeyin önünün açılması da kesinlikle söz konusu değil." ifadelerini kullandı. "Toplumda ayrılmaya yol açar." şeklindeki eleştirileri de anımsatan Bozdağ, şu anda muhtarların, belediye başkanlarının, nüfus müdürlüklerinin ve dış temsiliciliklerin nikah kıyma yetkisi bulunduğunu bildirdi. Bekir Bozdağ, "Köyde muhtar kıyıyor bir ayrımcılık yok da yani müftülüklere bu yetkinin verilmesi halinde bir ayrımcılık olabilir mi? Toplum şu anda 'belediye başkanı nikah kıydı, nikah kıymadı evli çiftler' diye ayrılmış durumda mı? Değil. Bu da yanlış bir değerlendirme, biraz karşıtlığını izahta güçlük çekenlerin kullandığı bir argüman gibi duruyor." diye konuştu.

'LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL'

Düzenlemenin laikliğe aykırı yönünün bulunmadığını vurgulayan Bozdağ, laik, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye'de devletin herkese karşı eşit bir mesafede olduğunu ifade etti. Bozdağ, "Bu resmi nikah da insanları müftülüklerde resmi nikah kıymaya zorlamamaktadır, yani bir alternatif ilave etmektedir. Vatandaşlarının tercihine bırakmaktadır, isteyen nikahını istediği yerde kıydırabilecektir" dedi.

Gazetecilerinin, yetkinin kimde olacağına ilişkin sorusu üzerine Bozdağ, şu görüşlerini paylaştı: "Şimdi yasadaki hüküm çok açık 'il ve ilçe müftülüklerine bu verilir' diyor. Verilecek yer il ve ilçe müftülükleridir. Aynı hüküm şeyde de var 'nüfus müdürlüklerine verilir' diyor. Orada da nüfus müdürlüklerine verilecek. Onun yönetmelikle ileride bir değişiklik yapılabilme şeyi var mı onu sormak lazım. Şu anda yasada, açık hüküm var il ve ilçe müftülüklerine verilecek. Mesela Evlendirme Yönetmeliği... Bazıları şöyle diyor, 'Camilerde nikah kıyılacak' falan diyor. Mesela bizde Evlendirme Yönetmeliği var. Orada mabetlerde nikah kıyılamayacağına dair çok açık kural, hüküm var. Bazıları da öyle bir değerlendirme yapılıyor. Yani bu işler şeffaf olacak, kurallı olacak, açık olacak. Yani müftülüklerin nikah kıyması Türk toplumu tarafından yadırganacak bir şey değildir. Aslında kadınların evlilikteki hukukunu korumak bakımdan son derece önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz bunun."

Bu konuda birim oluşturulup oluşturmadığına yönelik soru üzerine Bozdağ, "Birim oluşturulur mu, ona ihtiyaç var mı ona şu anda bir şey ifade etmek mümkün değil." dedi.

MÜFTÜLER YÖNETMELİĞE UYACAK

Müftülerin de yönetmelikleri uygulayacağına değinen Bozdağ, şunları söyledi: "Diyelim müftülüğe verildi. Müftülük ne yapacak? 'Evlenme şartları var mı?' diye nüfusa yazacak, evlenme engelleri var mı, yok mu gene o bilgileri alacak, onları değerlendirecek, sağlık raporu alınması gerekiyor, o raporları aldıracak. Bütün bunları değerlendirecek, bakacak diyecek ki 'evlenme şartları tam, evlenme engeli yok. Dolayısıyla 'nikah kıyılabilir' diyecek. Yani şu anda belediye başkanı veya evlendirme memuru veya diğer evlendirmeye yetkili ve görevli kişiler hangi usüle uyarak bu nikahı kıyıyorlarsa hangi şartları arıyorlarsa aynı usule uyarak, aynı şartları arayarak müftülükler de kıyacaktır." Müftülerin birikimleri, toplumdaki saygınlıkları itibarıyla bu işi yapmaya ehil olduğunu belirten Bozdağ, ideolojik bakanlar hariç hiç kimsenin bu durumu yadırgamayacağını ifade etti.

TEK TİP KIYAFET

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, FETÖ sanıklara tek tip kıyafet düzenlemesine ilişkin ise "Rengi konusunda bir belirsizlik yok ama kapsamıyla ilgili konuda bir yasal düzenleme ihtiyacı olduğunu ben de düşünüyorum. Bakanlık üzerinde çalışıyor, o çalışmayı hükümetimizle paylaşacak. Ondan sonra son şekli verilecek. Muhtemelen önümüzdeki süreçte çıkacak kanun hükmünde kararnamelerden birine o düzenleme konulabilir. Çünkü ekimde Meclis açıldığı için o zamana kadar zaten yasalaşma imkanı yok" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU'NA SERT TEPKİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Alman Focus dergisine verdiği röpörtaj ile ilgili sert ifadeler kullanan Bozdağ şöyle konuştu: "Türk turizmine bir bomba attığı gibi Türk ekonomisine de bir bomba atmaktır bu. Demeci görünce Almanya'daki siyasi bir parti lidere mi Türkiye üzerine konuşmuş diye kendi kendime sordum. Allah aşkına Türkiye'de siyaset yapan ve Türk halkından iktidar olmak için oy isteyen birisi, Türkiye'nin ekonomisi kötüye gitsin, Türkiye'ye turist gelmesin, turizmi geriye gitsin diye açıklama yapabilir mi? Siz Türkiye'nin milli çıkarlarını Türkiye'nin hükümeti gibi korumakla yükümlü değil misiniz? İnsan, Türkiye'de ekonomi, turizm geriye gitsin diye açıklama yapar mı? Milli bir siyasetçinin yapacağı şey değil. Kılıçdaroğlu Türkiye'ye dönük kirli algı operasyonlarına yalancı şahitlik yapmıştır. Kılıçdaroğlu'na sormak isterim, siz Türkiye'den mi, Almanya'dan mı, Alman Hükümeti'nden mi yanasınız?"

KILIÇDAROĞLU KENDİ ADAY OLACAK

Bozdağ, "2019'da Sayın Kılıçdaroğlu değil de Sayın İlhan Kesici'nin aday olacağı konuşuluyor." sözleri üzerine, şunları kaydetti: "Benim kanaatim Kılıçdaroğlu kendi aday olacak. Adalet yürüyüşüne bakarsanız, psikolojiyi siz benden iyi biliyorsunuz. Konuşmalarına baktığımız zaman 'Ben planladım, ben yaptım, ben yürüdüm' diyor. Sürekli 'ben, ben' konuşuyor. Vatandaşlarımıza hitap ederken de 'ben'i öne çıkarıyor. CHP'den ayrı bir Kılıçdaroğlu figürü ortaya çıkarılıyor. CHP'ye antipatisi olan vatandaşlar oraya oy vermeyebilir ama Kılıçdaroğlu'nu oradan soyutladığınızda ayrı. Arkadaki rakamları büyük göstererek orada bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Kurultay falan da yapacaklar, başka şeylerle beraber.

Benim kanaatim kendisi 2019'da adaylık için zemin hazırlıyor. Bu mitingi de adaylığının ilk ilan adımıdır. Orada muhafazakar kesime, başka kesimlere mesaj veriyor. 'Ben sizin hepinizin hamisi olacağım' diyor. Adalet mitingi değil kesinlikle adaylık mitingiydi. O adaylık mitingi, çok açık yani. Şimdi diyelim seçime gidiyoruz 2019'da. Siz iktidara talip olmazsanız milleti size niye oy versin? Partinin genel başkanı aday olmazsa 'ben iktidar istemiyorum' demektir. O zaman sen iktidar olmak istemiyorsan ben sana niye oy vereceğim, niye senin peşinden gideceğim? İktidara talip olmayan bir parti genel başkanı siyaset yapabilir mi? Siz partinin liderisiniz, sıradan biri değilsiniz. 'Ya biz kazanamayız, kaybederiz, ortak bir aday bulalım'. Ortak aday buldunuz, sonuç ortada. Biraz farklı düşünen çevreler olabilir ama iktidara talip olmayan bir partinin parlamentoda temsili de bugünkü gibi olmaz."

DİĞERLERİNİ GAZETECİ KABUL ETMİYONLAR SANIRIM

Kılıçdaroğlu'na Türkiye'nin resmi makamlarının verdiği bilgilere adli makamların aldığı kararlara itibar etmesi tavsiyesinde bulunan Bozdağ, bu kararları beğenmeyebileceğini ancak objektif değerlendirmenin son derece önemli olduğunu kaydetti. Bu derneklerin takip ettiği gazetecilerin genelde terör örgütü üyeliği propagandası veya terörle irtibatlı eylemlerle alakalı soruşturulan, kovuşturulan isimler olduğuna işaret eden Bozdağ, cezaevlerinde terör örgütü üyeliği, propagandası ve benzeri nedenlerle hüküm giymemiş gazeteciler olduğunu ancak hiçbirisinin hatırını sormadıklarını bildirdi. Toplantıda, gazetecilerden bir örnek varsa paylaşmalarını isteyen Bozdağ, "Diğerlerini zannedersem gazeteci kabul etmiyorlar. Gazeteci olmanız için farklı birtakım ölçüleri var anlaşılan." değerlendirmesinde bulundu. Bu derneklerin, cezaevi ziyaretlerini anımsatan Bekir Bozdağ, Türkiye cezaevlerinde terör örgütleriyle alakalı suçları işleyenler dışında pek çok tutuklu ve hükümlü olduğunu, onlara ilişkin bir değerlendirme yapmadıklarını aktardı. "Türkiye'nin, Türk milletinin aleyhine çalıştığınızda uluslararası örgütler, sizin bir numaralı avukatlığınızı yapıyorlar." diyen Bozdağ, Kemal Kılıçdaroğlu'nun olayı bir de bu gözle değerlendirmesi önerisinde bulundu.

FETÖ İLE AK PARTİ HÜKÜMETİ MÜCADELE ETTİ

FETÖ üyelerini kıyafetlerinden, davranışlarından ya da yaşayışlarından tanıyabilmenin mümkün olmadığına işaret eden Bozdağ, şunları söyledi: "FETÖ'cüleri kıyafetlerinden tanırız diyorsanız çok yanılıyorsunuz. Onlar göründüğü gibi olmayan, olduğu gibi görünmeyen, takiyeyi esas alan, bütün terör örgütlerinden farklı sui generis bir terör örgütüdür. Şimdi nerede bulunuyor, orada amir kim? Diyelim laik, ondan daha laik. Diyelim muhafazakar, ondan daha muhafazakar. Diyelim liberal, ondan daha liberal. Yani bulunduğu ortamda kimlerle beraberse onlardan gözüküyor. Kendi kimliğini, karakterini, kişiliğini ortaya çıkarmıyor. O yüzden şak diye onu tanımak o kadar kolay değil. Adama bakıyorsun, bambaşka bir profil çiziyor, sonra bir bakıyorsun FETÖ'nün göbeğinden çıkıyor. Şunu çok net söyleyeyim, FETÖ Türkiye'de kaç yıldır, kuruluş tarihine giderseniz, 66. Kaç yıl? 40 yıldır. Hepiniz Türkiye'nin saygın basın mensuplarısınız, FETÖ ile bugüne kadar AK Parti hükümeti dışında mücadele etmiş bir tane cumhuriyet hükümeti gösterin bana. 'Şu hükümet mücadele etti, ama siz geldiniz mücadeleyi kaldırdınız'. Yok öyle bir şey." Bozdağ, 28 Şubat süreci incelendiğinde FETÖ'nün o dönemde 28 Şubatçılarla birlikte hareket ettiğinin görüleceğini belirterek, "Zaman zaman şeyler söyleniyor, 'Efendim askeriyede temizlik yapıldı da hükümet geldiği zaman temizlik durdu...' Şunu çok net söylüyorum, kesin bilgidir bu bugüne kadar Yüksek Askeri Şura'nın gündemine gelip de ihraç istenip de ihraç edilmemiş tek bir kişi yoktur. Kim geldiyse ihraç edilmiştir." diye konuştu.

FETÖ'cülerin kendi kimliklerini gizledikleri için muhafazakar kimliği ile öne çıkanların FETÖ'cü damgası gördüklerini ve böylece gerçek FETÖ'cülerin önünün açıldığını aktaran Bozdağ, " Çünkü 'FETÖ'cü' diye atıyorsun ama adam kendi kimliği ile ortaya koymuyor ki. FETÖ'cüler eşinin başını örtmüyor, namaz kılmıyor, oruç tutmuyor. Ordakiler ne gözüküyorsa ondan gözüküyor." dedi.FETÖ'nün TÜRKSOLU Dergisi, YARSAV gibi farklı yapılar ile de diyalog halinde olduğunun sonradan ortaya çıktığını hatırlatan Bozdağ, "Bu örgütün gerçek üyelerini tespit etmek o kadar kolay bir iş değil. Yani bunu bir defa herkesin anlaması lazım." ifadesini kullandı.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Bekir Bozdağ CHP'nin 2019'daki adayını açıkladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz