X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER SIRRIBERK ARSLAN: Polis ve vatandaş
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

SIRRIBERK ARSLAN: Polis ve vatandaş

  • Giriş Tarihi: 4.1.2013

Halkın huzur ve güvenliği ile kamu otoritesini tarafsız ve adil bir şekilde yerine getirebilmek için çalışan polis teşkilatımızda cefakâr hatta canını veren fedakâr mensuplarına sahip olduğu kadar, zaman zaman 'kontrolsüz güce' hatta adalete açılan ilk kapı olan karakoldaki dayak ve işkencelere üzülerek şahit oluyoruz. İşte bu noktada son zamanlarda gelen bazı şikâyetler, Kahramanmaraş emniyet teşkilatında görev alan bazı personelin görevlerini yaparken kanunen kendilerine verilmiş olan güç kullanma yetkisini aşmaları veya başarı- larının yolu halkın desteğinden geçtiğini unutup halkı karşılarına almalarıdır. Gelişmiş ülkeler de, suç sebeplerinin tespiti ve tedbirlerin geliştirilmesi, vatandaşlarla işbirliği yapılması, suç oluşmadan önlenmesini öngören ve dünyada genel kabul gören Toplum Destekli Polislik Hizmeti yaklaşımı kabul görmektedir. Zira suçu en aza indirmek, polisin tek başına başarabileceği bir husus değildir. Daha öncede yazdım. Polisimiz sahip olduğu otorite ve gücün kendi gücü değil, hukuken kendilerine verilen toplumun gücü olduğunu hiç unutmamalı. 'Suçlu bulacağım' ya da 'suç işlenmesini önleyeceğim' derken halkın kendisine olan saygısını kaybetmemesi gerekir. Polisimiz kendisinin bir halk, halkın da polis olduğunu düşünerek halka iyi ilişkiler kurmak, toplumun huzuru ve varlığı için devletin maaşla ve sosyal haklar vererek görevlendirilmiş biri olduğunu unutmamalıdır. İşte bu noktada Kahramanmaraş Emniyet Müdürümüz Metin Aşık'a son zamanda yaşandığını bildiğimiz bazı konularda dikkatini çekme ihtiyacı duydum. Bir gece vakti aracı şehrin giriş noktasındaki uygulama noktasında bağlanması gereken Vatandaşın 'Beni şehre bırakır mısınız' ricasına 'Biz götüremeyiz. Yürüyerek git' diyerek ona yolu gösteren kilit amiri bilmelidir ki o yola koyduğu kilit, suçlu kadar halkın polise olan güven kapısına da vurulmuş oluyor. Sayın Aşık'ın sabahları günaydın programındaki söylemlerinin sözde değil özde uygulanıp uygulanmadığını bizzat kendisinin takip etmesi gerektiğine inanıyorum.