X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER UFUK TEKİN: Kızlar kendi ayakları üzerinde durabilseydi eğer...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

UFUK TEKİN: Kızlar kendi ayakları üzerinde durabilseydi eğer...

  • Giriş Tarihi: 6.2.2013

Ay'a biz gidemedik diye üzülmemize; elektriği ilk bulan, telefonla ilk konuşan, uçağa ilk binen, kuduz aşısı müjdesini Louis Pasteur'den önce ilk veren; geri tepmesiz topu, barutu, kâğıdı, camı ve onlarca güzel şeyi icat edenin bir Türk değil de Çinliler filan olduğuna hayıflanmamıza gerek kalmazdı. Kısır döngüye dönüşen siyasi linçlerin, yerli-yersiz tartışmaların gölgesinde kalmasaydı eğer 1926'da kabul edilen Medeni Kanun ve o kanundaki evlenme, mal edinme, miras, boşanma gibi olağanüs- tü hakların kızlara da verilmesinin anlamı A'dan Z'ye ve 7'den 77'ye herkes tarafından çok iyi anlaşılabilseydi... Çemişgezekli kadın da Diyarbakır Çüngüşlü kız da şöyle düşünecekti: "Kendi ayakları üzerinde durabilmek ne güzelmiş meğer..." Eğer 5 Aralık 1934'te kadınlara da seçme ve seçilebilme olanağı veren yasanın eşit insan olmaya giden çok önemli bir kilometre taşı olduğunun bilincine varabilseydi kızlar, okuyup adam olmayı kendileri için de zorunlu kılan Cumhuriyet bilincinin ışığını Hakkari'den Sinop'a, İskenderun'dan Rize'ye kadar her köşesine yayabilseydi eğer... Hiç kimse sizi, 'töre', 'baba hakkı' filan diyerek istemediğiniz bir kocaya veremez, siz de "Sevmiyorum" der keser atardınız. Siz isterseniz seçerdiniz kocanız olacak erkeği. Kendi ayaklarınız üzerinde durabilseydiniz eğer, kimse size el, dil uzatmaya cesaret edemez; elini yumruk, bıçağı silah, karısını köle yapamazdı. Aşk deyip şiir okuyan adamlar canavarlaşamaz; siz zaten aydınlanmış olacağınız için duruşundan magandayı, bakışından öküzü anlar, gereğini yapar, yüreğinizi aklınızla birleştirirdiniz zaten. Asla 'Sever de döver' demez, gazetelerin 3. sayfasındaki bir güncük üzülesi maktulü, TV haberlerinin bir gecelik şok haberi olmazdınız. Ayaklarınızın üzerinde durabilseydiniz eğer, dünya aşkla, sevgiyle ve şefkatle güzelleşir, barış olur, öpücüklerden çocuk ve üzümden şarap yapardı bu ülke.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.