X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ümmiye ninenin hayatı bir tiyatro
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ümmiye ninenin hayatı bir tiyatro

  • Giriş Tarihi: 24.7.2013

Mersinli Ümmiye Koçak, köyde yaşadıklarını görünce hayatının bir tiyatro olduğunu anlamış

Adana'nın Çelemli köyünde 10 çocuklu bir ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya geldi Ümmiye Koçak. Kız çocukları okutulmadığı için o da okula gidemedi. Ancak Ümmiye Koçak'ın imdadına okuma yazma seferberliği yetişti. Köyde her evden bir kişi isteniyordu kurs için. Kız kardeşi gitmek istemeyince kalemi defteri alan Ümmiye düştü yollara. İlkokulu bitiren Ümmiye Koçak yılmadan, bıkıp usanmadan okudu. Adeta kitap kurdu olan Ümmiye Koçak, Gorki'nin "Ana"sının kendisini çok etkilediğini, adeta köy yaşamıyla kitabı özdeşleştirdiğini söyledi.

DEFTER SATIN ALIRDI

Ailesinin kendisine çok büyük destek verdiğini belirten Ümmiye Koçak, "İlkokuldan sonra okula gidemedim ama kendimi çok iyi yetiştirdim. İlk hikayemi 13 yaşında iken yazdım. Babamdan 25 kuruş harçlık alır doğru kitapçıya gider defter alırdım. Bazen günde 4-5 kez para aldığım olurdu defter almak için. Babam kızmaz verirdi. Evlendiğimde çeyizimin arasında en çok kitaplarım vardı. Onları çeyiz niyetine götürdüm kocamın evine. Eşim de okuyup yazmamı destekledi. Eşim yevmiye ile çalışırdı. Her fırsatta bana yazmam için defter satın alırdı" diye konuştu.

PÜF NOKTALARI
Tiyatro ile tanışmasının öyküsünü de anlatan Ümmiye Koçak, şöyle konuştu: 2001 yılında Tarsus'a bir oyun gelmişti. Köyden kadınlarına 'Hadi tiyatroya gidelim' dedim ama kimse oralı olmadı. Ben de yalnız gittim. Oyundan sonra kulise gidip oyuncularla tanıştım. Oyuncunun birine adını sordum 'Ahmet' dedi. Ama oyunca seni 'Veli' diye çağırıyorlardı dedim. 'O benim rol icabı ismimdi' dedi. Kafamda ışık yanmıştı. Tiyatro ile kafamdan geçenleri bir oyuna dönüştürecek ve yazacaktım. Köydeki erkeklerin yanlış bulduğum davranışlarını isim değiştirerek anlatabilecektim.

SONUNDA BAŞARDILAR
Eşinden de onay alınca tiyatro fikrini köylü kadınlara açtığını söyleyen Ümmiye Koçak, "Kadınlar ilk önce karşı çıktı. 'Ne tiyatrosuymuş, başımıza iş çıkarma' dediler. Ama ben ısrar ettim. Günlük yaşantılarının her bölümünde farklı karaktere büründüklerini anlattım. İkna oldular. Verecekleri mesajla başta kocaları dahil birçok kişiyi değiştirebileceklerine inandılar. Çalışmalara başladık. İlk başlarda çok eleştiren oldu, azmimizi kırmak istediler ama yılmadık, çalıştık ve sonunda başardık. Adımızı hem Türkiye'ye, hem de dünyaya duyurmayı başardık" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.