X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Altın kafesteki bülbüle döndük
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Altın kafesteki bülbüle döndük

  • Giriş Tarihi: 1.9.2013

Kahramanmaraş'ta Kandil Barajı evlerini yutunca inşaat firmasının lüks ev yaptığı aileler, bir yandan konforun tadını çıkarıyor diğer yandan köy hayatını özlüyor

Kahramanmaraş'ın Ekinözü ilçesine bağlı Soysallı köyü, Enerjisa'nın Ceyhan Nehri üzerine kurduğu 800 milyon dolarlık Kandil Hidro Elektrik Santrali'nin (HES) suları altında kalınca firma iki katlı lüks evler yapıp köylülere teslim etti. Her biri 600 metrekare arsa üzerine toplam 168 metrekare olan 68 lüks evin iç donanımında kaliteli malzeme kullanıldı. İlköğretim okulu, cami, halı saha, taziye evi, sağlık ocağı ve çocuk parku gibi bir çok sosyal donatıyla tamamlanan yeni yerleşim alanı köylülere teslim edildi. Eksiği bulunmayan konutlar, köylülerin yeni dünyası oldu. Yaklaşık 14 milyon lira harcamayla evler, köylüleri konforlu hayatın rahatlığı ile köy hayatının özlemi arasında sıkıştırdı.

MODERN İMKANLAR

Köylüler şimdi bir yandan sağlıklı ve rahat evlerde yaşamanın tadını çıkarıyor, diğer yandan alıştıkları köy hayatından uzak kalmaya alışmaya çalışıyor. Midi İnşaat tarafından su altındaki köye 2 kilometre uzakta yapılan yeni köydeki modern imkanlar en çok kadınlar ve çocukları sevindirirken, özellikle erkekler bütün zorluklarına rağmen geleneksel köy yaşamının güzelliklerini özlemekten kendini alamıyor. "Bülbülü altın kafese koymuşlar, 'İlle de vatanım' demiş" sözünü hatırlatan köylüler, "Kerpiç evde doğup büyüdük. Eskiden kendimiz yapıp tükettiğimiz şeylere şimdi para harcıyoruz. Köyde sepetlerle topladığımız sebzeleri, artık gramla alıyoruz" diyor.

ÖZENİYORDUK
İlköğretim okulu öğrencisi olan Gülden (12) ve Duygu (9) Balıkçı kardeşler "Eski evimizin önünde çamaşır ipiyle salıncak yapıyorduk. Sadece bir oyuncağımız vardı. Şimdi burada kaydırak, tahterevalli, salıncak, her oyuncak var. Eskiden televizyonda görünce özeniyorduk" dediler. Yeni evlere taşınınca manavlık yapmaya başlayan Selahattin Aslan (56) ise "Buraya taşınınca domates, patates, soğana, hatta maydanozu bile satın almaya başladık. Köylülerin sebze ve meyve almak için sürekli ilçe merkezine gitmek zorunda kaldığını görünce manavlık yapmaya karar verdim" diye konuştu.

MUTFAKTA KEK BİLE YAPTIM
Evleri su altında kalmadan önce çiftçilik yaparak geçimini saglayan 2 çocuk babası 31 yaşındaki Mehmet Talu "Evle birlikte önündeki 25 dönüm tarla da gitti. Kaldık ortada. Tertemiz evde rahat rahat oturuyoruz ama nasıl geçineceğiz kara kara onu düşünüyoruz. Tüp parası vermemek için bahçeye teneke soba kurdum. Ama hiç olmazsa yağmurda dam akmıyor, çocuklarımız rahat ediyor. Hanımlar çok sevindi bu işe" dedi. İki çocuk annesi olan Muhlise Taş da (31), "Evlerimiz çok rahat. Allah verenden razı olsun. Ben kadın olarak düşünüyorum. Mutfaktan, banyodan gürül gürül su akınca derin bir oh çektim. Eskiden sadece televizyonda görürdüm böyle evleri. Bu eve taşınınca mutfağında kek bile yaptım. Medeniyetin gözünü seveyim" diye konuştu.

SATIN ALMAK ZORUMA GİDİYOR
Yalnız yaşayan 8 çocuk babası Arif Demir de (60), "Kocaman sulu tarlam vardı. Dolu dolu eker biçerdim. Sebzenin meyvenin sonu gelmezdi. Şimdi üç beş domates, birkaç biber çitilini çapalıyorum. Sütü ve yoğurdu satın almak zoruma gidiyor" dedi. Köyünde bir kerpiç evde doğduğunu anlatan Sevgi Aslan ise (45), "Yedinci çocuğumu şehirli evinde dünyaya getireceğim. Şehirli kadınların oturduğu evler gibi eve göçtüm ama onlar gibi rahat edemiyorum. Geçim zorlaştı. Ama çocuklarım için çok iyi oldu. Tertemiz odalarında, pırı pırıl banyo ve tuvalette yavrularım rahat ediyor" şeklinde konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.