X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ŞEVKET COŞKUN: Ahmet Hoca konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ŞEVKET COŞKUN: Ahmet Hoca konuştu

  • Giriş Tarihi: 7.8.2014

Bugüne kadar genellikle Nükleer Santral karşıtı görüşlere bu köşede yer verdim. Belki de ilk defa NGS bir bilim adamının görüşlerini bizimle paylaştı. Yeditepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başdanışmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Akkuyu Nükleer santrali ÇED raporunu değerlendirmiş. Ercan, ÇED bildirgesinin genel olarak yasak savmak tartışması, çevre halkının nükleer santrali severek karşılamasını sağlamak üzere, gerçekler saklanarak düzenlendiğini savunuyor. Bildirgede bilgisine başvurulanları "Bindiği geminin düdüğünü çalanlar" olarak tanımlıyor. Kendi uzmanlığı ile ilgili olarak da ÇED raporundaki jeofizik-jeolojik-jeoteknik deprem bölümü nükleer güç santralinin en önemli güvenlik sorunundan birini oluşturduğunu belirtiyor. Prof. Ercan, raporun 29'uncu sayfasındaki bölümde hiçbir teknik bilgi verilmeden, hiçbir açıklama yapılmadan yalnızca 4 satırla anlatımın geçiştirildiğini, 48'inci sayfada, yapılacak ile yapılan işler sayıldığında, NGS'nin güvenli bir yere oturup oturmadığına ilişkin hiçbir jeofizik çalışma ile sonucuna yer verilmediğini söylüyor. Açıklamalarında, "Dolayısıyla, yerin ne taşıma gücü, ne de depremle çınlamaya (rezonansa), aşırı çalkalanmaya gelip gelmeyeceği bilinmemektedir. 52'nci yaprakta anlatılanlar, doğrudan NGS'nin yapılaşmasına ilişkin değil, bölgesel yer yapısını anlatır niteliktedir. Bu çalışmada, ayrıca yüzeysel olarak değinilen erime boşluklu su oluklarının yörede yoğun olmasının, NGS yapılaşmasına etkisinden söz edilmediği gibi, kaç tanesinin, ne genişlikte, ne derinlikte NGS altından geçtiği, ayrıca bunların jeofizik (elektro, gravite, manyetik) yöntemlerle belirlenip belirlenmediğinden de söz edilmemektedir" diyor. Öte yandan ÇED Raporu'nun 57'nci yaprakta, "Doğal afet" derken bunun bir deprem olduğunun neredeyse önemsenmediğini vurgulayan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, üzerinde büyük bir deprem beklenmeyen Ecemiş Kırığını öne çıkarmanın taktiksel bir tuzak olduğunun da altını çiziyor. "Bir nükleer kaza olması durumunda, bu tür erime boşluklarından tüm yeraltı sularının ışınım olarak kirlenebileceği göz önünde tutulmalıdır" diyen Prof. Dr. Ercan'ın bu açıklamalarının çok ses getireceğini düşünüyorum. Bakalım bu suçlamalara muhatapları ne cevap verecek.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.