X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sırrıberk ARSLAN: Koca Seyitlere selam olsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sırrıberk ARSLAN: Koca Seyitlere selam olsun

  • Giriş Tarihi: 20.3.2015

Kim ki şehit düşmezse küserdi tarihine Düğüne gider gibi, gittiler şahadete Koştular seve seve en büyük ibadete Şehittir o yiğitler ölmez diridirler
Nice zafer şiirleri ve yedi cihana yetecek kahramanlık destanlarının yazıldığı Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100'üncü yıldönümünde onur ve hüznü bir arada yaşamayanımız oldu mu? Oraları gezmeyi bırakın da bu destanla ilgili resimlere bakıp vesikaları okurken göz pınarlarından gurur gözyaşı akıtmayanınız var mı? Bilmiyorum ama o zaferin binlerce kahramanından biri olan Seyit Onbaşı'nın Atatürk'le arasında geçen anısını öğrenip ağlamayacak olan kişinin insanlığından şüphe duyarım. Vatan, millet, bayrak ve sancak sevgisiyle çelikleşen kuvvetiyle 275 kiloluk top mermisini sırtında taşıyıp İngiliz zırhlısının vurulmasını sağlayarak savaşın seyrini değiştiren Balıkesir Havranlı Seyit Onbaşı… Koca Seyit... Yokluk ve yoksulluk içinde kahramanlığını kimseciklere anlatmadan yaşarken, savaştan 11 yıl sonra Havran'a gelen Atatürk, nahiye müdürüne "Seyit Onbaşı'yı görmem lazım" der. Yola çıkan iki atlı jandarma, köye gidip "Seni Paşa çağırıyor" deyince, Koca Seyit "Paşanın yanına ben Ankara'ya nasıl giderim? Ayağımdaki çarık yırtık. Üstüm başım lime lime. Tren param bile yok ki" der. Jandarmalar, "Paşa Havran'a geldi seni bekliyor" deyince yola çıkarlar. Nahiye müdürü, Atatürk'ün karşısına çıkmaya hazırlanan Koca Seyit'e kolları kısa gelip iki yakası birbirine kavuşmasa da kendi ceketini giydirir. Atatürk hoşbeşten sonra "Seyit, sen savaşın seyrini değiştirdin. O anda 'Ne istiyorsun?' dedik. 'Çift tayın' dedin. İki gün yedin üçüncü gün 'Arkadaşlarım tek yerken boğazımdan geçmiyor' diyerek iade ettin. Sana maaş bağlayalım" der. Koca Seyit şöyle yanıt verir: "Hayır Paşam. Ben maaş için değil vatanım için savaştım. Şimdi keçilerin ardından meşe odunu topluyor, imal ettiğim kömürü aşçılara satarak geçinip gidiyorum. Ormanda ormancılar önüme geçip baltamı almazsa haydi haydi geçinirim. Emir buyursan da baltamı almasalar" Bu sohbetin artından Koca Seyit, Atatürk'ten aldığı izinle 21 yıl daha odunculuk yapar. 50 yaşında ise zatüreye yakalanıp, yoksulluk içinde ama şükürle geçen hayatına veda eder… Bize gelince; Türk, Kürt, Alevi, Sünni diye birbirinize bakmadan omuz omuza savaşan aziz şehitlerin torunları olarak onların bıraktığı kardeşlik mirasını, aramıza ayrımcılık bölücülük, sokmak isteyenlere fırsat vermeden yaşatmaya devam edeceğiz. Hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.