Mehmet BONCUK: denilince

Giriş Tarihi: 12.10.2016
dünyanın çekim merkezi desek yeridir. Burada çok güçlü bir tarihi ve kültürel miras söz konusu. Binlerce yıllık tarihi bir birikimi olan; Asur, Hitit, Roma, Bizans, Sasani ve Osmanlı geçmişiyle Türk, Kürt, Arap ve daha kültürlere ev sahipliği yapmış kadim bir kent. Gaziantep bir yönüyle barışın simgesidir. Çok kültürlülüğün, hoşgörünün, erdemin, birliğin göstergesidir. Bir yolu Anadolu'ya, bir kapısı Acem mülküne, bir penceresi de çöl Arabistan'a bakar. Sofrasında tüm büyük bir alicenaplık, zengin tatlar ve bereket vardır. Kıtaların buluştuğu nokta, bereketli ticaret yollarının kavşağı olsa da çetindir; insanı ekmeğini taştan çıkarmasını bilir. Binlerce yılın birikimi ve mirasına rağmen Antepli denilince yan gelip yatan, hazırdakini tüketen insanlar akla gelmez. 72 milletten kim yaşarsa yaşasın buraya gelen kısa sürede çalışkanlığıyla, girişimciliğiyle, hedefleri ve azmiyle değişik bir insana dönüşüverir. Ülkenin doğusundan batısına, kuzeyinden ortasına farklı insanların bir araya geldiği güney/güneydoğu kentinde yaşama bambaşka bakılır. Evsahipliği yaptığı tüm kültürlerin iyi yönlerini alıp potasında sağlam bir temele oturtan bu kadim kentin Hz. Nuh'tan bu yana pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, bunların birikimleriyle donatım kazanmış, bugün de o artı özellikleri sayesinde destanlar yazmaya devam ediyor. Uzun bir girizgahtan sonra bu kadim kent, "Ağla ki sesini duysunlar" düşüncesi yerine en zorluk zamanlarında bile dimdik ayakta durmaya çalışmış, verdiği mesajlarla da komşularına ve ülkeye moral vermiştir. Sorun ve sıkıntılarını bir şekilde çözüp kendi içinde halletmeye çalışan, dertleriyle kimseyi meşgul etmeyen bu kentin tek isteği, merhum Mennan Usta'nın tabiriyle "Atın önüne et, itin önüne ot" atılmaması, herkese hak ettiğinin verilmesi, çalışan önüne engel konulmaması olmuştur. Kimseden hak etmediği bir kuruş bile istemeyen Gaziantep yıllardır sanayide bir liralık devlet yatırımı olmamasına rağmen akıllı hamleleriyle bugün 5 ayrı Organize Sanayi Bölgesi'nde bini aşkın fabrikaya ve ülkeye nam salan, dünyada atım atmadık yer bırakmayan markalara sahip olmayı başarmıştır. Bugün dünyada yaşanan küresel ekonomik durgunluğa ve Türkiye'nin dört bir tarafındaki ateşten çembere rağmen Gaziantep sanayisi hala üretiyor ve hala insanlara ekmek kapısı olmaya devam ediyorsa bu kolay olmamıştır. Dün merhum Kamil Şerbetçi'nin, Sani Konukoğlu'nun, Naci Topçuoğlu'nun, Mennan Usta'nın ve nice adsız kahramanının emekleriyle harekete geçen sanayi treni bugün onların çalışkan evlatlarının omuz vermesiyle, bölgenin lokomotifi olarak dünyanın adı sanı bilinmeyen ülkelerine bile son sürat yoluna devam etmektedir. Antep Harbi'nde işgalci Fransız kuvvetlerine karşı amansız bir mücadele veren Karayılanların, Şahinbeylerin torunları bugün sadece sanayide, ticarette öne çıkmıyor, 15 Temmuz FETÖ'nün hain darbe kalkışması sırasında iradesine sahip çıkmak adına kısa bir zamanda 300 bini aşan kitleler halinde ayağa kalkmasını da biliyor. Bilmek de zorunda, Gazi'lik kolay kazanılan bir unvan değil çünkü…
ARKADAŞINA GÖNDER
Mehmet BONCUK: Gaziantep denilince
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz