X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dünya çöküşe çareyi sanayiye dönüşte buldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dünya çöküşe çareyi sanayiye dönüşte buldu

  • Giriş Tarihi: 16.3.2017 23:41 Güncelleme Tarihi: 17.3.2017 08:33
Dünya çöküşe çareyi sanayiye dönüşte buldu
Dünya  çöküşe çareyi sanayiye dönüşte buldu

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Başkanı Muharrem Kayhan, “Başta Avrupa olmak üzere sanayiden hizmet sektörüne kayan dünya ülkeleri hızla çöküyor. Türkiye’nin de yeniden sanayiye ağırlık verip büyümesi gerekiyor” dedi

Brexit süreciyle hali hazırda küçülen Avrupa daha da sıkıntılı günler yaşıyor. Özellikle İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz gibi ülkelerin sanayiden çekilip hizmet sektörüne kayması ile bu ülkelerin yaşadığı iflaslar ve ekonomik daralmalara yakın dönemlerde şahit olmuştuk. Bu sorunu aşmak için Avrupa çıkışı yeniden sanayiye dönmekte arıyor. Almanya dışında üreten Avrupa ülkesi kalmayınca AB'ye üye ülkeler de strateji değişikliğine gidip gençleri yeniden sanayiye kazandıracak programlar hazırlamaya başladı. Hatta Avrupa Birliği'nde (AB) faaliyet gösteren Euratex dahil 92 sanayi birliği bu değişen strateji için AB Komisyon Üyesi Elzbieta Bienkowska'ya iletilmek üzere ortak bir bildirge yayınladı. Bildirgede şu ifadeler kullanıldı:

"GERİ KALDIK" VURGUSU
"Avrupa sanayisi, tüm üye ülkelerinde yüzbinlerce KOBİ'yi ve daha büyük tedarikçileri içeren tedarik zincirlerinde, doğrudan 34 milyonun üzerinde insana istihdam sağlamaktadır. Ayrıca, dolaylı olarak da ilişkili sektörlere milyonlarca ilave istihdam yaratmıştır. Karşı karşıya olduğumuz önemli zorluklarla ilgili uyarıyı şiddetlendirme zamanı gelmiştir. 2000 ve 2014 yılları arasında toplam AB üretimindeki imalatın payı yüzde 18.8'den yüzde 15.3'e düştü ve 2008-2014 yılları arasında 3.5 milyon istihdam kaybı imalat sanayisinde yaşandı. Bu süreçte, dünyadaki diğer ülkeler ise sanayiyi en üst siyasi gündemlerine koydular. 'Hindistan'da üret (Make in India)' stratejisi Hindistan'ın 'gelecek imalat noktası' olmasını sağlamakta, 'Çin malı (Made in China)' stratejisi ise Çin'i 'önde gelen imalat gücü'ne dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Amerika'nın 'Önce Amerika' stratejisine doğru son değişimi de kendi sanayi politikaları üzerinde kesinlikle güçlü bir etkiye sahip olacaktır."
Avrupa imalat sanayisi ve Avrupa Komisyonu'na çağrıda bulunan bildirgede, imalat sanayisinin, AB'nin GSYH'nın yüzde 20'sine yeniden ulaşması, bunun için bir eylem planı hazırlanması istendi.

YERLİ ÜRETİME TAM DESTEK
Dünyadaki bütün güçlü ülkelerin büyümeyi sanayi üzerine kurguladığını vurgulayan Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TTSİS) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Kayhan, Türkiye'nin de yeniden sanayiye odaklanması, bu doğrultuda yerli ve milli üretimi güçlendirecek çalışmaları ön plana alması gerektiğini kaydetti. Kayhan, Türkiye'nin Avrupa'nın düştüğü yanlışa düşmeden bir an evvel sanayisini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Bunun için öncelikle üretimdeki rekabetçi yapının korunması ile yeni pazarlara ulaşmanın önemine değinen Kayhan, "Üretimdeki gereksiz maliyetlerin ortadan kaldırılması ve sanayiciye bu anlamda pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Mesela yeni işe girenlerin SGK primini 1 yıl devlet karşılıyor. Bu çok önemli bir adım ama bunun kapsamı genişletilse üretim ciddi oranda artar, sanayi güçlenir" diye konuştu.
Gelir dağılımında yaşanan problemler nedeniyle özellikle Avrupa'da yabancı düşmanlığı ve ırkçı politikaların yükselişe geçtiğini dile getiren Kayhan, Türkiye'nin yerli ve milli sanayi politikasını sonuna kadar desteklediklerini, 15 milyar dolar dış ticaret fazlası veren bir sektör olarak büyüme yolunda üzerlerine ne görev düşerse yapmaya hazır olduklarını söyledi.
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç ise Türkiye'de istihdam üzerindeki yüklerin OECD ortalamasının 3 katı olduğunu belirtti. "OECD ortalaması yüzde 30 iken bizde rakamlar yüzde 85-100 arasında. Her şeyden önce OECD ortalamasına gelmeliyiz" diyen Kıvanç, kıdem tazminatı sıkıntısının da bir an önce aşılması gerektiğini söyledi. Kıdem Tazminatı Fonu kurulması önerisini getiren Kıvanç, "Her ay çalışanın kıdem tazminatı ödemesi bu fona yapılmalı. Biz çalışana borçlu kalmak istemiyoruz" diye konuştu. Haksız rekabetle ithal edilen pamuk ve suni sentetik iplikte ek gümrük vergisi getirilmesi gerektiğine de dikkat çeken Kıvanç, "Çok atıl kapasite var iplikte. Bunu çözmek için ithalata ek vergi şart" şeklinde konuştu.
Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, Türkiye'nin kalkınmasının yatırımlara bağlı olduğunu, yatırımların da ülkede üretime dönük tasarruf olduğunu söyledi. Bunun çıktısının da istihdam, katma değer ve ihracat olduğunun altını çizen Keçeci, şunları söyledi: "Sanayinin korumaya ve kollanmaya ihtiyacı var. Katma değerli ürünlerin üretimine yönelik devlet desteği ve teşviğinin önde olması gerekir. Devletin gelecekte etkin ve üreten bir ülke yaratması için sanayiye öncelik vermesi gerekiyor."

ALMANYA SANAYİ İLE DARALMAYI AŞTI
Yıllar itibariyle sanayileşmiş ülkelerin ürettikleri GSYH içindeki imalatın payı azalıp hizmet sektörü ağırlık kazandıkça, ekonomilerinin daha kırılgan olduğu yakın geçmişte yaşanan 2007-2008 finansal krizi sonucunda ortaya çıkmıştı. Krizin ardından İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan'ın girdiği dar boğazı aşmak için AB tarafından kapsamlı bir mali yardım programı düzenlenmesi zaruri hale geldi. Hizmet sektörü sayesinde bu ülkelerin ortalama büyüme oranları pozitif olsa da ekonomileri mali dar boğaza girmekten kurtulamadı.

Almanya, ortalama büyümede İspanya'dan daha düşük, Portekiz'e yakın bir orana sahip olmasına rağmen üretimden aldığı güçle krizden en az etkilenerek çıkan ülke oldu.

92 KURUMDAN ORTAK BİLDİRİ

Bütün bu acı tecrübelerin sonucunda AB üyesi ülkeler ekonomik kırılganlıklarını azaltabilmek için tekrar sanayiye önem verecek politikaları gözetiyor. Sivil toplum kuruluşları, sektörel birlikler, işçi ve işveren sendikaları imalat sanayisine geri dönüş için AB Komisyonu'na ve ülkelerinin hükümetlerine baskı yapıyor. Şubat ayı içerisinde AB'nin 92 farklı kurumu iddialı bir AB sanayisi stratejisi için ortak bir bildirgeye imza attı.

GÜÇLÜ SANAYİ YENİ PAZARLARIN KİLİDİNİ AÇACAK

TTSİS İkinci Başkanı Ahmet Hamdi Topbaş:

AB'NİN son dönemde tekrar sanayiye geri dönüş için politikalar üretmeye çalıştığını görüyoruz. Uzakdoğu ise hızla dünya üretiminde söz sahibi oldu. Amerika da Trump sonrası yerli üretime ağırlık verecek. Bu gelişmeler karşısında ülkemizde, sanayicilerimize pozitif ayrımcılık yapılmasını bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın vurguladığı yerli ve milli sanayimizin gelişimine inanıyoruz.

TTSİS Yönetim Kurulu Üyesi Eşref Akın:

Sanayicinin üzerindeki en büyük maliyet kalemi işçilik. Hâlâ teknoloji üretmeyen bir ülke olarak kıdem tazminatı, asgari ücret, kısmi ya da sürekli izinler gibi pek çok yük sanayicinin üzerinde. Dünya Bankası verilerine göre işverenin kıdem tazminatı yükünde Türkiye 1. sırada. Avrupa'da bu işveren ve devlet arasında paylaşılıyor. Büyümek için üretmek, üretmek için rekabetçi bir ortam yaratmak ve katma değerli satmak gerekiyor. Ama bir kişinin maliyetinin bin 500 doları gördüğü bir ülkede tekstil sanayisini güçlendiremezsiniz. Çünkü Bangladeş, Kolombiya gibi ülkelerde bu rakam 200 dolar. Yine rekabet ettiğimiz ülkelere göre enerjiyi pahalı ödüyoruz. Gençler fabrikada daha iyi rakam alacakları halde AVM'de satış temsilcisi olmayı tercih ediyor. Durum böyle olunca Türkiye hızla üretim kabiliyetini kaybediyor. Bu da kaliteli ve verimli üretimin önüne geçiyor.

İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Öksüz:

Türkiye'nin tekstilde ihracat pazarları yoğun bir şekilde Avrupa ve biraz da ABD. Avrupa'da rekabet çok yoğun ve yaşadıkları ekonomik kriz de epey büyüdü. Dolayısıyla Türkiye'nin yeni pazarlara girme zorunluluğu doğdu. Güney Amerika bu pazarlardan biri. Şu anda Kolombiya, Brezilya, Arjantin, Meksika'ya ihracat yapıyoruz. Bunun yanı sıra Uzakdoğu'da Kore ve Çin ile Avustralya'ya denim ve pamuklu kumaş ihraç ediyoruz. Bu ülkeler ekonomik gücü yüksek ülkeler. Bu yeni pazarların ihracat içerisindeki payı yüzde 20'ye ulaştı.

TRUMP DA ABD'DE 'ÖNCE SANAYİ' DEDİ

ABD'deki başkanlık yarışının ardından göreve gelir gelmez ilk olarak Trans Pasifik İşbirliği Anlaşması'nı (TPP) iptal eden yeni başkan Donald Trump, üretimi artırmanın bir parçası olarak İmalat Sanayisinde İstihdam Girişimi'ni başlattı. Bu kapsamda Trump, istihdam artışının en iyi şekilde desteklenmesi ve Amerikalıların imalata geri döndürülmesi konusunda, dünyanın en başarılı ve yaratıcı şirket liderleri ile sürekli bilgi alışverişi içerisinde olmayı planlıyor.

Pınar ÇELİK NACAR
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlandır.