X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadın Cinayetleri Ve Şiddet Cuma Hutbesine Konu Oldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadın Cinayetleri Ve Şiddet Cuma Hutbesine Konu Oldu

  • Giriş Tarihi: 20.2.2015 14:08

Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşanan Özgecan Aslan cinayeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da harekete geçirdi. Yurt genelindeki tüm camilerde ‘Kadına El Kalkmaz’ başlığıyla hutbe okundu. Hutbe’de İslam dininin şiddete karşı olan hassasiyete dikkat çekildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı, cuma hutbesinde toplumda büyük yankı uyandıran Özgecan Aslan cinayetini ele aldı. Camilerde okunan ve ‘Kadına El Kalkmaz’ başlığıyla sunulan hutbede toplumda yaşanan kadın cinayetleri ve şiddet konuları ele alındı.
Cuma namazında hutbeyi okuyan Sultanahmet Cami Baş İmam Hatibi Hasan Kara, “Bugün genç kızlarımıza ve kadın kardeşlerimize yönelik her türlü şiddet ve zulmün aynı zihniyetin ürünü olduğu gerçeğini göz ardı ediyoruz. Şiddet, günümüzde coğrafya, din, dil, ırk ve sosyal statü tanımaksızın bütün insanlığı tehdit eden bir boyutta yaşanmaktadır. Ne yazık ki bu tehdidi en ağır biçimde yaşayanlar kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Ülkemizde kadın kardeşlerimizin yüzde 39’u fiziksel, yüzde 43’ü duygusal şiddete maruz kalmaktadır. Hemen her gün zalim ve gaddar zihniyetlere kurban verdiğimiz masum canlar yüreğimizi yakmaktadır” dedi.
‘Aman dileyene “eman” vermek vardır, emniyetine kast etmek değil’ diyen Kara, “Bizim inancımızda ve örfümüzde dara düşenin yardımına koşmak vardır, dara düşürmek değil. “Aman” dileyene “eman” vermek vardır, emniyetine kast etmek değil. Bizler, “Helali olmayana yan gözle dahi bakılmaz” ve “Kadına el kalkmaz” diyen bir geleneğin mensuplarıyız. Ancak ne hazindir ki bugün, Allah’ın kadın kullarına reva görülen şiddete, zulme, vahşete tanıklık etmenin ızdırabını ve buna engel olamamanın vicdan azabını yaşamaktayız. Güce sahip, lakin güç ahlakından mahrum olanların, sevgi, saygı ve merhametten yoksun olanların, sınır tanımaz gaddarlıklarının nice hayatlara mâl olduğuna üzülerek şahit olmaktayız” diye konuştu.
Kara, “Ateş düştüğü yeri yakar! Yürek yangınını söndürmeye gücümüz yetmez. Ama “ateşin düşmemesi için bize düşen nedir?” Bu soruyu fert, aile, toplum ve kurumlar olarak her birimiz kendimize yöneltmeliyiz. Bu konudaki sorumluluklarımızın muhasebesini ciddi bir şekilde yapmalıyız. Her türlü istismar, taciz ve tecavüzün, kadını aşağılamanın, hırpalamanın ve hatta incitmenin ne büyük bir günah olduğunu unutmamalıyız. Hangi gerekçeyle olursa olsun bir cana kıymanın bütün insanlığı öldürmek anlamına geleceğini hatırdan çıkarmamalıyız. Şiddete hemen, şimdi, en yakınımızdan, hatta kendimizden başlayarak “dur” demeliyiz. Merhameti, şefkati, erdemi, fazileti kendimize şiar edinmeliyiz” dedi.
Kara hutbeyi şu sözlerle tamamladı: “Unutmayalım ki kardeşlerim, Efendimiz (s.a.s)’in, “Her Müslümanın bir başka Müslümana kanı, malı, ırzı haramdır.”4 uyarısı gereği genelde insanın, özelde ise kadının can güvenliği ve onuru dokunulmazdır. Allah’ın kulu ve yeryüzünün şerefli bir varlığı olan kadına yöneltilen her şiddet sadece bizim vicdanımızı kanatmamakta, aynı zamanda melekût alemini de sarsmaktadır.”