X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Nimet Baş: "İdam Cezası Geri Dönüşü Olmayan Bir Cezadır"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Nimet Baş: "İdam Cezası Geri Dönüşü Olmayan Bir Cezadır"

  • Giriş Tarihi: 23.2.2015 18:38

AK Parti Milletvekili Nimet Baş, idam cezası ile ilgili olarak, "İdam cezası geri dönüşü olmayan bir cezadır" dedi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Genç Hukukçular Kulübü tarafından “Modern Çağda Cahiliye Dönemi: Kadına Şiddet” konulu konferans düzenlendi. Konferansa eski Milli Eğitim Bakanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Nimet Baş onur konuğu olarak katıldı. Konferansta Özgecan ile ilgili konuşan Baş, "Hunharca işlenen cinayet sonrasında tıpkı sizler gibi bir üniversite öğrencisi olan sevgili Özgecan böylesine bir cinayete kurban gitmesi elbette hepimizin kalbini, vicdanını sızlattı. Ben buradan bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine sonsuz sabır diliyorum" diyerek üzüntüsünü dile getirdi.
İdam cezasının geri dönüşü olmayan bir ceza olduğunu söyleyen Baş, “Tüm dünyada ve ülkemizde toplumu böyle derinden etkileyen bir olay olduğu zaman idam cezası tartışılır ve idam cezasının gelmesiyle birlikte bu suçların azalacağı beklenir. Daha önceden olan idam cezası ile yaptırımı arasında herhangi bir anlamlı bağ yok. Bir ülkede idam cezasını tartışmadan önce ülkedeki adalet sistemini tartışmamız gerekir. Adalete ne kadar güvenmemiz gerekiyor veya ne kadar güvenebiliriz. Ülkemizde ve dünyada uygulanan idam cezası hangi suçlarda ve nasıl uygulandığına bakmalıyız. Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar uygulanan idam cezası hiç taciz ve cinayetten gerçekleşmemiştir. Şeyh Sait’ten başlayarak, Adnan Menderes ve arkadaşları gibi kişiler sadece ve sadece siyasi unsurlardan dolayı idam cezası uygulanmıştır. Ayrıca idam cezası adaletle tecelli etmemiştir. İdam cezası geri dönüşü olmayan bir cezadır. Bugün bu yüzyılda olmaması gereken bir ceza, ben oldum olası idam cezasına karşıyım. İdam cezasının tarihinde böyle bir olaydan uygulandığı görülmemiştir. Biz burada böyle bir ceza gelmiş olsa kimlere ve nasıl uygulanır bunları tartışmalıyız. Ağırlaştırılmış müebbet hapsi herkes hafif bir ceza olarak düşünüyor herhalde. Bu adamların 15 yılı hücrede geçiyor, evinizde salonda oturun bir ay çıkmayın deseler duramıyoruz. Yani bunun nasıl bir yaptırım olduğunu tahmin edin. Ben idam cezasına karşı biriyim ve fikrim hiçbir zaman değişmedi” dedi.
Şiddet gören eğitimli kadınların utanma korkusuyla şikayetçi olmadıklarına dikkat çeken Baş, “Eğitim düzeyiyle şiddete uğramanın arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığını görüyoruz. Her ne kadar eşlerin eğitimlerinin olmasıyla aile içerisindeki şiddetin azaldığı gözlense de eğitimli erkekler de eşlerine şiddet uygulayabiliyorlar. Yapılan araştırmalarda gördük ki eğitimli kadınlar da uğradığı şiddeti gizleme ve utanma yani gurur kırıcı olarak görmesi nedeniyle saklama gereksinimi hissediyorlar. Utanan kadınlarımızın bu utancını ters düz edecek politikalara ihtiyacımız var. Genellikle politikalar üzerinde konuşmaya başladığımızda mağdur kadınlar üzerinden konuşuyoruz. Bir kadının çıkıp şiddet gördüğünü anlatması çok kolay değil, kendi sosyal çevresinden de baskı göreceğini düşünmesine neden oluyor. O yüzden şiddet uygulayanları ortaya çıkartıp, onları konuşturmamız gerekiyor. Toplum nazarında onların utanmalarını sağlamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.