X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Davutoğlu: “Akreditasyon Uygulaması İle İlgili Talimatı Ben Verdim”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan Davutoğlu: “Akreditasyon Uygulaması İle İlgili Talimatı Ben Verdim”

  • Giriş Tarihi: 1.4.2015 16:48 Güncelleme Tarihi: 6.4.2015 17:53

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın teröristlerce rehin alınmasına ilişkin fotoğrafı yayınlayan basın kuruluşlarına sert tepki göstererek, cenazede uygulanan akreditasyon talimatını kendisinin verdiğini açıkladı.
Başbakan Davutoğlu, Savcı Mehmet Selim Kiraz için Eyüp Sultan Camii’nde düzenlenen cenaze törenine katıldıktan sonra Eyüp Kaymakamlığı’nda gazetecilere açıklama yaptı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesiyle ilgili soruşturmanın derinleştirildiğini belirterek, “Önemli bazı sonuçlar ortaya çıkacak. Yaklaşık 6 saat rehin alma olayı esnasında yapılan telefon görüşmeleri var. Bu görüşmeleri ve o ağı tespit ediyoruz. Talimatların nereden geldiğini ortaya çıkaracağız. Çalışmalarda bu teröristlerin oluşturduğu ağın arka planını araştıracağız. Dolayısıyla yeni unsurlar bundan sonra da ortaya çıkacak. Dün gece de bu çerçevede çalışmalar yapıldı. Hala birileri teröristleri masum, devleti suçlu göstermek için ve sanki teröristlerle savcımız aynı durumdaymış gibi yansıtmak için ‘devlet infaz etti’ diyor. Birileri ‘elektrik kesintisi bu hükümetin bir provokasyonu mudur’ diye. Düşünün ki bir ana muhalefet partisi lideri hükümeti bir provokasyonla itham edecek kadar seviyeyi düşürdü. İçeride silah sesi gelmesi üzerine herhalde birbirlerine ateş edecek değiller. Savcımıza ateş edildiğini değerlendirerek operasyon gerçekleştirilmiştir. Maalesef değerlendirme doğru çıkmış, savcımız ağır yaralı kurtarılıp teröristler etkisiz hale getirilmiştir” dedi.
Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesiyle dün yaşanan elektrik kesintisi arasında bir bağlantı kurulup kurulmadığı yönündeki bir soru üzerine ise Davutoğlu, “Öğleden sonra her iki konuda da iki ayrı süreç yönetimi oldu. Hem Enerji Bakanlığı yetkililerini, hem istihbarat birimlerini ayrı ayrı dinledim. Bunlar da araştırılıyor. Aradaki irtibat ile ilgili somut bir bilgi elde edilmiş değil. DünMmeclis grubuna girerken gazetecilerin bir sorusu üzerine ‘Her ihtimal değerlendiriliyor’ yorumum üzerine bağlantı kuranlar oldu. Şu an da bütün ihtimaller değerlendiriliyor. Herhangi bir irtibat tespit edilirse gerekli adımlar atılır” diye konuştu.
“AKREDİTASYON TALİMATINI VERDİM”
Başbakan Ahmet Davutoğlu, cenaze töreninde bazı basın kuruluşlarına uygulanan akreditasyonla ilgili soru üzerine de akreditasyon uygulaması ile ilgili talimatı kendisinin verdiğini açıkladı. “Bundan ne eleştiri gelirse gelsin göğüslemeye hazırım. Bütün gün bu süreçle ilgili olabilecek senaryoları yaşadıktan sonra çıktım ve bir ricada bulundum. Özelikle medyadan dikkatli olunmasını, provokasyona gelinmemesi için yapılacak çalışmalar konusunda rica ettim. Ama sabah kaktığımızda, hatta gece yarısından itibaren baş sayfaları gördüğümüzde bırakın toplumsal duyarlılığı, insani duyarlılık bile görmedim. O gece muhterem eşleri ile Yasemin hanımla görüştüğümde neler hissettiğini ben biliyorum. Bu evlat o resmi gazetede gördüğünde ne hissetti? Patronlarına da söylüyorum. 7 aylık hükümet dönemimde her türlü eleştiri yaptılar. Tek bir yerde basına dönük ifadede bulunmadım. Bu tarz bir akreditasyona gitmedik. Biz yayın yasağı getirmişiz, niye getiriyoruz. Yayın yasağına aslında ihtiyaç bile yok. Biraz ülke aidiyet bilinci ile hareket eden ‘şu anda bunu yapmam teröristlere yarar, propagandanın parçası haline getirir’ demek gerekirken, yapılmadığını görünce yayın yasağı getirdik. Yayın yasağı kalkınca yürekteki yasak kalkar mı? Bu resmi yayınlamak hangi basın ahlakı ile izah edilebilir” dedi.
Akreditasyon talimatını sabah verdiğini ifade ederek, “Bir daha olursa bir daha veririm” diyen Başbakan Davutoğlu, “Basın özgürlüğünden önemli olan insanlık onurudur. Herkes buna saygı gösterecek. Basın özgürlüğü önemli olan başka mesele ülkenin geleceğini tehdit eden teröristlerin propagandalarına alet olmamaktır. Bundan sonra herkes dikkat edecek. Bugün uyguladık. O basın organlarının muhabirlerinin bu cenazeye gelme hakkı yoktur, olmayacaktır. Ben o çocuğu kendi evladım gibi görüyorsam, onlar da görecekler. Bir kez de acıyı hissedecekler. Eğer buna saygı gösterilirse basının başımızın üzerinde yeri var. Çünkü sizler buradasınız. Bütün bu ricalara rağmen dinlenmemişse gerekli tavrı alırız” şeklinde konuştu.