X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vehbi Vakkasoğlu: “Kardeşlik Hukuku Dinimizin Gereğidir”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vehbi Vakkasoğlu: “Kardeşlik Hukuku Dinimizin Gereğidir”

  • Giriş Tarihi: 1.7.2015 11:08 Güncelleme Tarihi: 1.7.2015 14:39

Herkesin Allah’a (c.c) itaatten sonra anne ve babaya itaat etmesi gerektiğini belirten Araştırmacı-Yazar Vehbi Vakkasoğlu, komşular arasında kardeşlik hukuku kurulması gerektiğini söyledi.
Araştırmacı-Yazar Vehbi Vakkasoğlu, “İslam Tarihinde Ensar-Muhacir Kardeşliği ve Günümüze Etkileri” konulu sohbet programında konuştu. Vakkasoğlu, Ramazan ayının kardeşlik ve dayanışma duygularının artmasına vesile olduğunu söyledi.
Bağcılar Belediyesi Ramazan Etkinlik Alanı’nda düzenlenen programda Ramazan ayının manevi önemine dikkat çeken Vakkasoğlu, insanlar arasındaki muhabbetin arttırılması ve kırgınlıkların, küskünlüklerin bitirilmesi gerektiğini belirtti. Vakkasoğlu, “Sevgilerin hepsi temelini Allah (c.c) sevgisinden almaktadır. Mübarek Ramazan ayında aramızdaki duvarları yıkalım. Kardeşlik önce insanın içinde başlar. İçimizi kardeşlik duygularına açalım. Çünkü bu ay şeytanlar bağlanıyor, cennetin kapıları açılıyor, cehennemin kapıları kapanıyor” diye konuştu.
"ALLAH (C.C.) MÜSLÜMANLAR BİRBİRİNİN KARDEŞİDİR DİYOR"
Allah’ın (c.c.) Müslümanlar’ın birbirinin kardeşi olduğunu ilan ettiğini anlatan Vakkasoğlu, inananların can kardeşi olduklarını belirterek şöyle konuştu:
“Hangi şer odağı bizi bu kardeşlikten ayırabilir. Biz onları mı dinleyeceğiz, yoksa Allah’ı mı dinleyeceğiz? Eşler arasında kurulan iyi iletişim çocuklar arasında da yaygınlaşır. Yürekler bir olunca sevgi tüm cadde ve sokaklara taşar.”
Herkesin Allah’a (c.c) itaatten sonra anne ve babaya itaat etmesi gerektiğinin altını çizen Vakkasoğlu, “Eğer anne ve babamızla muhabbet kuramazsak başkalarıyla nasıl kuracağız?” dedi. Rahmetli annesinin kardeşlik hukukunu çok iyi uyguladığını ifade eden Vakkasoğlu, komşular arasında kardeşlik hukuku kurulması gerektiğini bir Ramazan ayında annesinden öğrendiğini belirtti. Vakkasoğlu, “Annem kelle paça bir çorba pişirmişti. Bana, ‘oğlum Ayşe teyzemin evine kokusu gitmiştir. Canları çeker, günah olur. Onlara götür’ dedi. Ben de çorbayı götürdüm, kapıyı açar açmaz bana dualar etti. O da sahanımıza hoşaf koydu, geri döndüm. Bu kardeşlik hukukuydu. Hiçbir mektepte okumamış annemden kardeşlik hukukunu öğrendim. Araştırdım gördüm ki, Osmanlı döneminde atalarımız da fırından aldıkları pideyi kağıda sarıp evlerine götürüyorlardı. Çünkü alamayanlar vardı” diye konuştu.
“EŞİNİ SEVEN DİN KARDEŞİNİ DE SEVER”
Sohbetinde Osmanlı’daki kardeşlik hukukunun Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) dayandığının altını çizen Vakkasoğlu, o dönemde kafirler tarafından eziyet edilen muhacirlerin Medine’ye göç ettiklerini kaydetti. Vakkasoğlu, şunları söyledi:
“Muhacirler bilmedikleri bir memlekete gelmişlerdi. Ama iman aynı imandı. Aynı kitaba ve aynı peygambere iman ediyorlardı. Can kardeşi değil ama din kardeşiydiler. Onları ensar yani candan yardım edenler karşıladı. Suriye’deki savaş sebebiyle ülkemize gelen kardeşlerimiz ile sınava tabi tutuluyoruz. Onlara sahip çıkmalıyız. Çünkü Peygamber Efendimiz de (s.a.v), ensar ve muhacirlerin din kardeşi olduklarını belirtmiştir.”
Ensarın evlerinin yarısını muhacirlerle paylaştığını anlatan Vakkasoğlu, Allah’ın (c.c) ilan ettiği kardeşliği onların yüreklerinde taşıdıklarını kaydetti. Vakkasoğlu, “Böyle bir kardeşliğin üzerine Allah’ın (c.c) rahmeti yağar. Kardeşlerimizle kavga etmeyelim, kardeşlik hukukunu ayaklar altına alıp çiğnememeliyiz. Yoksa bereket gider. Peygamberimiz (s.a.v), paranın çok olacağını ancak değerinin az olacağını belirtmiştir” dedi.