X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Op. Dr. Naci Çelik: "Yorgun Görünmek Dert Olmasın"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Op. Dr. Naci Çelik: "Yorgun Görünmek Dert Olmasın"

  • Giriş Tarihi: 20.7.2015 09:58 Güncelleme Tarihi: 20.7.2015 16:55

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Naci Çelik, genç ve güzel bir yüz görünümünün sadece kadınların değil erkeklerin de istediği özellikler arasında yer aldığını belirtti. Birçok erkeğin kendilerinde sıkıntı olarak gördüğü problemlerden birinin yorgun görünmek olduğunu ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
“Erkeklerin yüzlerinde istediği bir başka işlem yorgun görüntüyü giderici işlemlerdir. Yorgun görüntü neden oluşur? Bunun asıl sebebi gerçekten yorgun olmanız olabilir. Yani uzun iş saatleri, yeterli uyku alamama gibi. Bu durumda tedavi basittir. Dinlenin. Ama bazı durumlarda yorgun gösterme yer çekimi etkisiyle yanakların, çene köselerinin, göz kapaklarının aşağı doğru çekilmesi yani sarkması ve zaman içinde yaptığımız mimiklerin kalıcı olarak kırışıklıklara yol açmasıdır. Yaşlı ve yorgun bir hastayı değerlendirirken bazı basamaklarımız vardır. İlk basamak problemler görülmeye başladığı zaman bu 20’li yaşların sonundan itibaren görülmeye başlar biz de ilk tedavilerimizi uygulamaya başlarız ve burada yaptığımız şey halk arasında botoks olarak bilinen norotoksin uygulamalarıdır. Korkmayın botoks yüzünüzü dondurmaz. Yüzünüzü doldurmaz ya da şişirmez de. Botoksun yaptığı şey mimik kaslarının çalışmasını azaltarak yüzünüzü yumuşatmaktır. Alnınızdaki, gözünüzün kenarlarındaki, kaş aranızdaki kırışıklıkları azaltır. Kızgın, endişeli ya da yorgun bakışlarınız varsa bunları ortadan kaldırır. Burada önemli nokta botoksu yaptırmak için çizgilerin derinleşmesini beklememektir. Aksi takdirde botoksun etkisi çok az olacaktır. İdeal olan bu çizgiler görülmeye başladığında botoksu yaptırmaya başlamaktır. İkinci aşamada bu 30’lu yaşların ortasından itibaren başlar botoks uygulamalarına ek olarak dolgu uygulamaları yapılmasıdır. Çünkü bu noktada artık yüzde bazı alanlarda çökme başlamıştır. Daha öncede söylediğim gibi botoks yüzünüzü doldurmaz ama dolguların adı üstünde böyle bir etkisi vardır."
Op. Dr. Naci Çelik, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı: "Öncelikle yüzünüzün şişmesini istemiyorsanız dolguların aşırı kullanımından kaçınılması gerekir. Özellikle erkek hastalar için bu çok önemlidir ve aslında bu karar doktorunuzun sorumluluğundadır. İkincisi kullanılacak dolgu materyali çok önemlidir. Uzun sureli dolgular asla tercih edilmemelidir. Çünkü bunlar size problem çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Doktorunuzdan kullanılacak maddenin ismini öğrenin ve Hyaluronik asit olduğundan emin olun. Üçüncü önemli durum Hyaluronik asit dolguların anatomi ve dolgu işlemlerini çok iyi bilen bir plastik cerrah veya dermatolog tarafından yapılması gerektiğidir. Sakin ola dolgu kampanyalarına, normalin yarı fiyatına dolgulara güvenmeyin. Böyle durumlarda maalesef son kullanma tarihi çok yaklaşmış ve hatta geçmiş dolgular kullanılmaktadır ve nasıl ki son kullanma tarihi geçmiş bir ilacı yutmazsanız, son kullanma tarihi gecen bir dolguyu kendinize enjekte de ettirmemelisiniz."
Op. Dr. Naci Çelik, yaşlanmanın üçüncü aşamasında kadın ve erkeklere önerilerinin değişik olduğunu anlatarak sözlerini şöyle tamamladı: "Kadınlarda bu aşamada radyofrekans, lazer gibi ameliyatsız yöntemleri önerirken kendi pratiğimden bu yöntemlerin erkekler üzerindeki etkisinin çok az ya da hiç olmadığını gördüm. Erkek hastalarda üçüncü aşamada önerilerim; yağ enjeksiyonu, üst göz kapağı ameliyatı (en çabuk sarkan bolum), yüz germe ameliyatı gibi girişimler. Bu dönem 40’lı yaşlardan itibaren başlar ve daha ileri her yaşta yapılabilir. Yağ enjeksiyonunda amaç hyaluronik asit dolgularla yapılabilecek düzeltmeden daha fazlasının amaçlanmasıdır. Bu hastaya olan maliyeti azalttığı gibi yağ enjeksiyonun kalıcılığı biraz daha fazladır. Ayrıca dolgular belli bazı yerlere uygulanabilirken yağ enjeksiyonu yüzün her yerine uygulanabilir. Üst göz kapağı ameliyatı yüzün en çabuk sarkan ve görünüşü bozan ve hatta zaman zaman hastanın görmesini bile azaltan bir durumdur. Lokal anestezi altında uygulanabilen basit bir işlemdir.”