X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Emboli Olup Ölümün Kıyısından Dönenler ‘Dünya Tromboz Günü’nde Biraraya Geldi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Emboli Olup Ölümün Kıyısından Dönenler ‘Dünya Tromboz Günü’nde Biraraya Geldi

  • Giriş Tarihi: 13.10.2015 11:58 Güncelleme Tarihi: 13.10.2015 12:55

Toplardamarlarda pıhtı oluşması ve emboli şeklinde akciğere gitmesi nedeniyle ölümün kıyısından dönenler, Tıp Fakültesi’nde ‘Dünya Tromboz Günü’nde bir araya geldi.
İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu, derin toplardamar sisteminde pıhtı oluşmasının tıbbı adının “Derin Ven Trombozu” olduğunu ve kısaca DVT olarak bilindiğini belirtti. Prof. Dr. Kurtoğlu, pıhtı oluştuğu zaman yüzde 30’unun akciğer embolisine yol açtığını sözlerine ekleyerek, “Emboli, göğüste yan ağrısı, nefes darlığı ve öksürükle kan gelmesi ile anlaşılır. Bilgisayarlı tomografi ile tanısı konulur. Kanama riski yüksek hastalarda kullanılan IPC(aralıklı promatik komresyon)’nin bu anlamda hayat kurtarıcı olduğunu söyleyebiliriz. Eğer tedavi edilmezse akciğer embolilerinin 3’te 1’i hayatını. Tedavi edildiği takdirde akciğer embolisi riski yüzde 3’ün, ölüm riski de yüzde 1’in altına iner. Hastanede yatanlar ve majör ameliyat geçirenler en büyük risk altındadır. Ayrıca hastanın yandaş hastalıklarına bağlı ve genetik olarak eğilimi de olabilir. Onun için hastanede yatan hastalarda her hastanın kendine ait bir risk değerlendirilmesi yapılır. Akciğer embolisinden Amerika’da her yıl 300 bin kişi Avrupa’da 500 bin kişi ölmektedir. Ülkemizdeki istatistikler ise çoğunlukla kesin tanı kalbe bağlı ölüm yazıldığı için güvenilir değildir. Ama bize benzer nüfusta olan İngiltere’de örneğin yılda 30 bin kişi akciğer embolisi ile kaybedilmektedir” dedi.
Etkinliğe katılan hastalardan Serpil Aktaş, suni gebelik ve doğum sonrası ateş, karın ağrısı şikayeti ile hastaneye başvurmuş ve genç kadın apandist zannedilerek ameliyat edilmiş. Ameliyattan sonra nefes darlığı yaşayan Aktaş, yapılan tetkiklerin ardından vena cava trombozu ve akciğer embolisi olduğu ortaya çıkmış. Doğumda emboli için önlem alınmaması, emboli iken apandist zannedilip ameliyat edilmesi genç kadının günlerce yoğun bakımda yaşam savaşı vermesine yol açmış.
Yoğun bakım günlerinden sonra adeta ölümün kıyısından dönen Serpil Aktaş, “Doktorum doğumdan önce emboli için önlem alınmış olsaydı tüm bunları yaşamayacağımı söyledi. Yaşadığım tüm ağrılar önce doğuma bağlandı daha sonra apandist olduğunu zannedilerek ameliyata alındım fakat ağrılarım geçmeyince birçok hastane gezmek zorunda kaldık ve bir şekilde Mehmet hocaya ulaştık. Çok şükür ki önce Allah sonra Mehmet hoca sayesinde hayata tutundum. Oğlumu doğurduktan sonra bende yeniden doğdum” dedi.
Ev hanımı olan Atike Kanbay’ın emboli olduğu ise 12 yıl önce sezaryen doğum sonrası yanlış kan verilince ortaya çıkmış. Ağrılarına çare bulabilmek için acı içinde hastane hastane gezen Atike Kanbay, "Mehmet hocaya ulaştıktan sonra hastalığıma teşhis konulabildi. Doktorum, derin ven Trombozu olduğumu söyleyerek tedavime başladı. Bugün hala doktor kontrolü altından yaşamıma devam ediyorum. Önce Allah ardından doktorum beni yaşama bağladı, doktoruma minnet borçluyum” dedi.
Prof.Dr. Mehmet Kurtoğlu, Türkiye’de hastanelerde emboli için yeterince tedbir alınmadığını belirterek, “Bu konuya en hassas bakan Almanya gibi ülkelerde bile profilaksi (tıbbı müdahale) oranları yüzde 80’ler civarındadır. Bizde profilaksi uygulaması cerrahide yüzde 60, iç hastalıklarında yüzde 40 civarındadır. Bu rakamlar dünya ortalamasının altındadır” dedi.
Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu hastanelerde kanama riski yüksek hastalarda ‘’IPC’nin (Aralıklı Promatik Kompresyon) hayat kurtarıcı olduğunu, bu durumda olan her hastanın “emboli için ne tedbir alıyorsunuz?’’ sorusunu doktoruna sorması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu, venöz tromboembolinin dünyada en çok ölüme sebep olan hastalıklardan biri olduğunu fakat toplumda yeterince bilinmediğini kaydederek, “Çoğu hastanelerde tedbir alınmadığı için olur. Önlenmesi kolaydır. Ölümcül olan böyle bir hastalığı basit yöntemlerle önleyip sebep olacakları ölümden kurtarmak nedense çok dikkate alınmamaktadır. Dünyanın her yerinde bunun önemi hastalara öğretilir ki, hastanelerde sağlıkla ilgilenenleri bu soruları sorarak tedbirlerin atlanmamasını sağlarlar. Çok basit daha önce tromboz geçirmiş bir hasta 4 saatten daha uzun bir uçak yolculuğu yapacaksa ameliyat olacakmış gibi tedbir alınmalıdır. Doğum kontrolü ilacı kullananlar, bilgisayar karşısında hareketsiz olarak uzun süre oturanlar, bu konunun bilincinde olmalıdır. Toplumda bu konuyla ilgili farkındalığın artması için çabalamak gerekiyor. Günümüzde sosyal medya uzun süre hareketsizliğe sebep olduğu için genetik eğilimi olan kişilerde riski arttırır. Daha önce haberlere bakacak olursanız 15-20 yaşlarında kişilerin bu şekilde öldüklerini görebilirsiniz. Bunlar adli vakalar olduğu için kesin tanıları otopsilerle konulmuştur. Bu nedenle tartışılır tarafları yoktur” diye konuştu.