Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Murat Arın: Bütün yük doların sırtına bindi

Giriş Tarihi: 27.9.2009 02:30

Hisse senedi piyasalarındaki yükselişin yükü doların sırtına binmeye başladı. Doların önemli para birimleri karşısında gevşemesi, borsalarda alım getiriyor; dolar yükselince bu kez borsalar düşüyor.

Küresel piyasalarda Fed'in parasal genişlemeden geri adım atmaya başlayacağının işaretlerini vermesiyle ABD borsalarından yayılan bir satış dalgası yaşandı. Fed hem ABD ekonomisinin toparlanma işaretleri verdiğini söyledi hem faizleri istisnai biçimde uzun süre arttırmayacağı görüşünü tekrarladı hem de mortgage tahvil piyasasında yaptığı alımların hızını yavaşlatacağını açıkladı.

Dünyanın önde gelen merkez bankaları, yüzde sıfır ila bir arasında değişen faiz oranları ve bankalara verdikleri trilyonlarca dolarlık likidite desteğiyle piyasaları canlı tutuyor. Fed'in ayrıca tahvil piyasasında yaptığı alımlar, riskli görülen mortgage tahvilleri faizinin yüzde 5 civarına inmesini sağladı. Fed'in bugüne kadar 800 milyar dolara ulaşan mortgage tahvili alımlarını durdurması halinde bu piyasada başka alıcı olmadığı belirtiliyor.

Daha önce hisse senetlerindeki yükselişin dar bir kesimden yapılan alımlarla sağlandığını, alımların genele yayılmadığını anlatmaya çalışmıştım. ABD'de para piyasası (likit) fonlarda duran para hisse senetlerine geri dönmediği, şirketlerin yöneticilerinin hisse almadığı, şirketlerin kendi hisselerinde geri alım yapmadıkları biliniyor. Buna bir de "merkez bankası parası" bilgisi eklendi. Moonraker Fund Management, raporunda bankalara yapılan desteğin kredilere dönüşmediğine dikkat çekti. "Bireysel ve kurumsal yatırımcılar hisse senedi almıyorlarsa geriye bankalar kalıyor, bu da bankaların sermayelerini güçlendirmek için aldıkları desteğin hisse senedi piyasalarına gittiği kuşkusunu doğuruyor.” Bireysel ve kurumsal yatırımcılar bugüne kadar olduğu gibi kenarda durursa bankalar bu hisseleri düşen ve alıcısız bir piyasada satmak zorunda kalabilir. Fed faizinin iki yıl daha bu seviyelerde kalması beklenirken hisse senedi piyasalarındaki bütün yük doların sırtına binmeye başladı. Doların önemli para birimleri karşısında gevşemesi, borsalarda alım getiriyor; dolar yükselince bu kez borsalar düşüyor. İlginçtir bu durum emtia fiyatları için artık geçerli değil. Doların zayıf seyrini korumasına karşın emtia fiyatları son dönemdeki zirvelerinden uzaklaştı. Bu çok şaşırtıcı değil, çünkü talebin zayıf olmasına rağmen spekülasyonla fiyatları yukarı taşımak giderek daha zorlaşıyor. Gemi taşımacılığındaki, dolayısıyla global ekonomik aktivitedeki canlılığı gösteren Baltic Dry Endeksi Haziran'dan bu yana düşmeye devam ediyor. Haziran'da 4.300'den dönen endeks, geçen hafta 2.200'ün altına indi ve kayıp neredeyse yüzde 50'ye ulaştı.

İMKB ise bayram dönüşünde diğer borsalardan daha iyi bir performans gösterdi. Bunda, IMF-Dünya Bankası toplantıları öncesinde beklentilerin canlı tutulması da etkili oldu. Yeni anlaşma konusundaki toplantılar sırasında somut bir adım atılması, IMF teknik heyeti gelmediği için hemen bir karara varılması zor gözüküyor ama bu yöndeki niyetler açıklanabilir. Hükümetin Orta Vadeli Program’ı açıklamasının ardından IMF'ten gelecek kaynağın bütçe açığının finansmanında kullanılacağı kesinleşti. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da bu bilgiyi duyurdu. Temelde Ödemeler Dengesi'nin finansmanı için döviz desteği veren IMF'in bu konuda ne düşündüğünü ise bilmiyoruz. Belki bu hafta bu konuda bir açıklama gelebilir. Doların değer kazanması, bir yandan emtia fiyatlarında başlayan düşüşü hızlandırabilir, diğer yandan borsalardaki balonu patlatabilir. Doların euro karşısındaki seyrini izlemekte yarar var.

(Murat Arın - 27.09.09)

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Murat Arın: Bütün yük doların sırtına bindi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz