X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Para basıldıkça istikrarsızlık artıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Para basıldıkça istikrarsızlık artıyor

  • Giriş Tarihi: 3.11.2013 10:30

Küresel piyasaların gündemini geçen hafta yine merkez bankalarının para basma politikaları yönlendirdi. ABD Merkez Bankası (Fed) başroldeydi, hafta içindeki toplantısında politika değişikliğine gitmedi ama toplantı sonrası yapılan açıklamalar piyasaları alt üst etti. Japonya Merkez Bankası para basma konusundaki kararlılığını korudu. Bu hafta ise Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) sahne alması bekleniyor.
Fed para politikalarında değişikliğe gitmedi ama ekonominin iyiye gittiği yönündeki açıklama, bir sonraki toplantıda tahvil alımını azaltacağı yönünde beklentileri artırdı. Aslında ABD ekonomisinin hızlı büyüme konusunda ileri gittiği yok, en iyimser tahminle yerinde sayıyor; büyüme yüzde 1-2 bandı içinde gidip gelerek seyrediyor.
Fed açıklaması özellikle gelişen ülke borsalarında satışlara neden oldu, dolar değer kazandı. Küresel piyasalardaki beklenti, 2014'ün ilk çeyreği hatta 2014'ün sonuna kadar Fed'in aralıksız para basmaya devam edeceğiydi. Başkan Ben Bernanke'nin yerine yardımcısı Janet Yellen'in atanması bu beklentileri destekledi.
Bu nedenle gelişen ülke para birimleri ve borsaları üzerindeki baskı azalmıştı.
Fed açıklaması bu rahat ortamı bozdu, aralık ayından itibaren Fed'in tahvil alımlarını kısabileceği beklentisi yeniden oluştu.

Balon demek yanlış

Fed'in her geçen gün para basma politikasından geri adım atması güçleşiyor.
Varlık fiyatları, sadece Fed değil, ECB, Japonya ve hatta Çin Merkez Bankası'nın para basma politikaları nedeniyle şişmiş durumda. Başta hisse senedi borsaları olmak üzere bir balon oluştuğu konuşuluyor ama balon tanımlaması bu durum için geçerli olmayabilir. Balon, bir piyasada fiyatların gerekçesiz olarak aşırı yükselmesi demek. Bugünkü durumda ise başta Fed olmak üzere merkez bankaları para basıyor, varlık fiyatları buna paralel olarak, aynı ölçüde ve hemen hemen aynı hızda şişiyor.
Bu aslında enflasyon tanımına daha çok uyuyor. Merkez bankaları para bastıkça enflasyon oluşması beklenir. başta Avrupa'da olmak üzere pislikler halının altına süpürüldüğü, gerçek anlamda bir temizlik yapılmadığı için 2008 krizinden bu yana ekonomiler büyüyemiyor ve genel anlamda fiyatlar yükselmiyor. Hatta merkez bankaları bu kadar çok para basmasa deflasyon yani fiyat düşüşleri olacak.
Genel anlamda fiyatlar kriz baskısı altında kalırken, varlık fiyatları para basılmasına paralel olarak -daha fazla değil- sürekli şişiyor. Bu denklemin sonucu açık: Fed ve diğer merkez bankaları para basmayı durdukları anda varlık fiyatlarında çok hızlı bir çöküş yaşanacak.
Geriye dönüp baktığımızda balonların çok kısa sürelerde, birkaç hafta en fazla birkaç ay içinde oluşup daha da hızlı biçimde söndüğünü, fiyatların başlangıçtaki seviyelere çok daha kısa zamanda geri döndüğünü görürüz. Fed varlık fiyatlarını yıllardır şişiriyor, Fed bilançosunu makul seviyelere indirmeye karar verirse bu yıllar alacağı için varlık fiyatları üzerindeki baskı da yıllara yayılacak. Bu süreci hızlandırmanın yolu var ama bu da, düşüşlerin daha kısa sürede ve daha şiddetli olmasına neden olacaktır.

Hamle sırası ECB'de

ECB bilançosunu iki trilyon eurodan fazla büyütmesine karşın rakiplerine karşı geri kalmış durumda. Euro Bölgesi ekonomileri daralma ile yüzde 0,5 civarında büyüme arasında gidip gelirken euro değer kazanıyor, bu da büyümeyen ekonomiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Son gelen fiyat endeksleri de deflasyonist baskı oluştuğunu gösteriyor. ECB bu duruma ya faiz indirirek ya da likiditeyi gevşetecek yeni önlemler açıklayarak yanıt vermek zorunda. ECB'nin bu haftaki toplantısı bu nedenle ilginç olacak.
Hafta içinde küresel piyasalardaki algı bozulunca gelişen piyasaların hepsinde olduğu gibi bizde de dolar değer kazandı, faiz yükseldi ve borsa düştü. Birkaç gün ya da hafta sonra algı değişince piyasaların yönü bir kez daha değişebilir. Artık Fed'in para basması ya da basmaması değil basit bir açıklama yapması bile piyasalarda sert dalgalanmalara yol açıyor, istikrarsızlık ya da teknik bir deyimle volatilite artıyor. Bu filmin son sahnesi muhteşem ama dünya için de o derece yıkıcı olacak.