X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Para basmak için her şey var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Para basmak için her şey var

  • Giriş Tarihi: 28.4.2013 07:30

Küresel piyasalar geçen hafta genelde sakin bir hafta geçirdi. Altın ve emtia fiyatları sert düşüşün ardından biraz toparlanırken, hisse senedi borsalarında genelde hafif yükselişler yaşandı.

Gelişmiş ekonomilerde veriler genelde beklenenden kötü gelmeye devam ediyor. Avrupa'daki kriz, Almanya'da ve diğer kuzey ülkelerinde giderek daha fazla hissediliyor. Borç batağındaki İtalya, İspanya gibi ülkelerin ekonomileri zaten sürekli daha kötüye gidiyor. İspanya'da işsizlik yüzde 27'nin üzerine çıktı. Avrupa'daki kriz insanların dayanma gücünü sınama açısından da ilginç bir örneklem oluşturuyor. Örneğin İspanya'da insanların sokaklara dökülüp başlarına gelenin hesabını sormaları için acaba işsizliğin yüzde kaça kadar yükselmesi gerekecek? Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ta bugüne kadar yaşananlar, insanların sabrının yüksek olduğunu ortaya koydu ancak buna da fazla güvenmemek gerekiyor.

ABD'de ilk çeyrek için yüzde 3'ün üzerinde bir büyüme bekleniyordu ancak gerçekleşme yüzde 2.5'te kaldı. ABD seçimlerinin son olumlu etkisi de böylece kapanıyor. İkinci çeyrekten itibaren bütçe kısıntıları ve yeni vergilerin ekonomiye etkisi verilere yansıyor ve ABD'nin büyüme hızı yeniden sıfıra doğru inecek.

Asya'nın büyük ekonomilerinde de durum farklı değil. Japonya Merkez Bankası çılgınca para basmaya başladı ama son gelen verilere göre enflasyon değil fiyat düşüşü var. Fiyatlar son iki yıldaki en yüksek seviyede düştü. Çin'de yönetim son dört yılda ekonomiyi canlandırmak için o kadar kredi yarattı ki artık kendileri de bu kredilerin bir kriz çıkaracağından korkmaya başladı. Gelen haberler, Çin yönetiminin yaşanabilecek bir kredi krizi konusunda tedirgin olması nedeniyle ekonominin yavaşlamasına daha fazla göz yumacağını, teşvikleri sınırlı tutacağını ortaya koyuyor.

ECB sahne alacak mı?
ABD, Avrupa ve Japonya'da ekonomilerin beklenen iyileşmeyi göstermemesi nedeniyle para basmak için koşullar hazır. ABD ekonomisinin iyi gitmesi gerekçesiyle Fed'in para basmayı yavaşlatabileceği konuşuluyordu, bu hayal söndüğü için Fed aralıksız para basmaya devam edecek. Durgunluktan bir türlü kurtulamayan Japonya'nın para basma konusunda en küçük bir tereddüdü yok. Avrupa ise borç krizini aşamadığı için merkez bankasından yeni bir adım bekliyor. Beklenti, Almanya'nın karşı çıkmasına karşın Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bu haftaki toplantısından faiz indirimi kararı çıkması. Avrupa'nın ayağa kalkması için faiz indiriminden çok daha fazlası gerekiyor ama küresel piyasalar açısından bunun önemi yok.

Merkez bankalarının parasal gevşeme politikalarını izlemekten başka bir yolu yok, bu durumda borsalar iyimser havalarını koruyor. Bu denklemi kısa vadede değiştirecek bir parametre gözükmüyor. Hisse senedi piyasalarındaki bu dinamik, emtia fiyatlarında olduğu gibi fiyatların yükselemediği yere kadar devam edebilir, sonra da altında olduğu gibi niye olduğu anlaşılamayan bir düşüş yaşanabilir. Bu senaryonun alternatifi ise dünyanın büyük bir şok yaşaması. Böyle bir şok Suriye-Irak-İran üçgeninden gelebilir mi? İran'daki seçimler yaklaşırken Suriye ve Irak sorunları yeniden ısınmaya başladı. Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddiaları iki yıldır devam eden iç savaşa ABD'nin müdahalesi için bir gerekçe oluşturacak mı, bu tartışılmaya başlandı. Böylece unutturulan Suriye iç savaşı dünya kamuoyuna yeniden hatırlatılıyor. Musul ve Kerkük'te, Sünni halkla Şii devlet kuvvetleri arasındaki çatışmalarda ölü sayısı üç günde 100'ü aştı. Dünya medyasında çok fazla yer bulmadı ama Sünni-Şii gerginliğinin açık bir çatışmaya dönüşmesi bütün çevre ülkelere olumsuz yansıyabilir. İran'daki seçimler yaklaşırken Ortadoğu ve çevresi yeniden ısınıyor.