X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Kur savaşında faiz silahı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Kur savaşında faiz silahı

  • Giriş Tarihi: 19.5.2013 07:30

Küresel piyasalar merkez bankalarının para basma politikaları çerçevesinde hareket ederken, iç piyasada gündemi Merkez Bankası ve Moody's belirledi. Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesi faizi düşürüp dövizi yükseltirken, kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çıkarması bu yukarı trendi değiştirmedi. Borsa İstanbul'da ise yükselişin ardından dalgalı hareketler sürdü. Dünya ekonomisinde canlanma işaretleri çok zayıf, zaten Avrupa ve Asya'nın büyük bölümünde kıpırdanma bile yok. ABD ekonomisinden de üst üste beklentilerin altında, zayıf veriler geldi. Emtia fiyatlarındaki düşüş de durgunluğun yansıması. Bununla birlikte merkez bankalarının, özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ne zaman parasal genişlemeye son vereceği yönündeki tartışmalar arttı. Dünya ekonomisinin durumuna bakınca bu tartışmalar anlamlı gözükmüyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerinde tam tersine daha fazla para basması yönünde baskı var.. ECB Başkanı Mario Draghi yeterince parasal genişlemeye gitmeyerek Avrupa'yı yeniden durgunluğa sokmakla suçlanıyor. Japonya para basmayı daha birkaç ay önce hızlandırdı. Tahvil piyasasında faizler yükseldi, dalgalanma arttı ve bankalar arasında tedirginlik başladı. Uzun süredir yüzde 1'in altında seyreden faizlerin yüzde 3'ün üzerine çıkması, başta küçük ve orta ölçekli bankalar olmak üzere zincirleme iflaslara yol açabilir. Japonya Merkez Bankası'nın bu nedenle gelecek haftaki toplantısında yeni genişleme adımı atmaması bekleniyor ama parasal genişleme devam edecek. Faiz indi, döviz zıpladı Gelişmiş ülke merkez bankaları sınırsızca para basarken gelişen ülkeler de paralarının değer kazanmaması için buna yanıt vermek durumunda kalıyor. Dünyanın dört bir yanından merkez bankalarından faiz indirimleri haberleri geliyor. Perşembe günkü toplantıda TCMB de çaresiz bu yönde bir adım attı. Sıcak para girişlerini ve liranın değerlenmesini engellemek için Merkez Bankası da haftalık ve gecelik faizlerini yarım puan indirdi. geçen hafta, yarı yarıya euro ve dolardan oluşan döviz sepeti için denge seviyesinin 2.13-2.15 bandına yükseldiğini yazmıştım. Sepet 2.07 civarında dolaşıyordu ve buna göre lira yüzde 3 civarında değerliydi. Merkez Bankası'nın kurları yukarı itecek bir politika adımı atması gerekiyordu. Çeyrek puanlık bir faiz indirimi yeterince ikna edici olmayacaktı. Bu nedenle faiz zaten düşük olmasına karşın, Merkez Bankası yarım puanlık indirime gitti. Yıllık enflasyon yüzde 6'nın üzerinde seyrederken, tahvil faizi yüzde 5'in de altına indi. Moody's'in kredi notunu artırmasıyla birlikte iki kurumun (diğeri Fitch) notu yatırım yapılabilir seviyeye çıktı. Bu durumda zaman içinde çok daha fazla fonun Türkiye'ye gelmesinin önü açıldı. Daha fazla sıcak para ve değerli liraya karşı, Merkez Bankası'nın elindeki tek silah faiz. Kredilerin patlamasını ve ekonominin aşırı ısınırak kontrolden çıkmasını engellemek için ise bankaların mevduat için tuttuğu zorunlu karşılıkları artırıyor. Döviz geçen hafta yükseldi ama dünyada para basma politikalarından geri adım atılmadıkça bol olan para Türkiye'ye akmaya devam edecek. Lira üzerinde değerlenme baskısı sürerken, artan talep nedeniyle enflasyonu kontrol etmek de zaman içinde güçleşebilir. En büyük risk ise küresel piyasalardaki koşulların değişmesiyle birlikte sıcak paranın dışarı çıkması olacak. Gelişmiş ülke merkez bankaları dünyayı giderek içinden çıkılmaz bir denkleme sürüklüyor...