X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Bu kadar sıcak para niye geldi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Bu kadar sıcak para niye geldi?

  • Giriş Tarihi: 2.6.2013 07:09

Geçen hafta küresel piyasalar, merkez bankalarının gölgesi altında dalgalanmaya devam ederken, içerde sıcak para bu kez kaçış havasıyla piyasaları dalgalandırdı. Döviz kurları ve tahvil faizleri yükselirken, hisse senetlerinde çok sert bir düşüş yaşandı. Son bir yıldır Türkiye'nin net uluslararası yatırım açığına ve yüksek sıcak para girişlerine dikkat çekmeye çalıştım. Türkiye'nin net yatırım açığı son olarak yüzde 55'e ulaştı. Bu oranın yüzde 30'un üzerinde olması, ülkenin döviz açığı olduğunu ve dikkatli politikalar izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Açık yüzde 50'nin üzerine çıkarsa bu durum, ülkenin çok hassas bir döviz dengesi üzerinde yürüdüğünün işareti oluyor. Döviz dengesi son bir yılda iyice bozulurken bunda kısa vadeli sermaye hareketleri yani sıcak para girişleri ve kısa vadeli borçlanmalar etkili oldu. Geçen yıl 38,1 milyar dolar sıcak para geldi. Bunun 31,8 milyar doları tahvil alımlarına, 6,3 milyar doları borsaya yöneldi. Geçen yıl şirketlerin ve bankaların yaptıkları toplam borçlanma 22,7 milyar dolar oldu. Bu iki kalemde toplamda 60,8 milyar dolar giriş ile açık ara rekor kırıldı.

Borcun çoğu kisa vadeli

Bu yılın ilk üç ayında denge, borçlanmalar lehine biraz daha bozuldu. İlk üç ayda 7,3 milyar dolar sıcak para gelirken, şirketler ve bankalar 15,7 milyar dolar borçlandı. Sonuç olarak son 15 ayda 45,4 milyar dolar sıcak para, 38,4 milyar dolar borç olmak üzere toplam 83,8 milyar dolar geldi. Bu rakam Türkiye'nin GSMH'nın yüzde 10'undan fazla. Dolayısıyla bu paranın çıkışa geçmesi ve durmaması, Türkiye ekonomisi üzerinde istikrarsızlık yaratabilir. İstastistiki veriler incelendiğinde bankaların ve şirketlerin aldıkları borçların neredeyse tamamının kısa vadeli olduğu ortaya çıkıyor. Kısa vadeli yani bir yıla kadar olan borçlar 2012'de 19 milyar dolar, 2013'ün ilk üç ayında ise 14,2 milyar dolar arttı. Şirketler ve bankalar kısa vadeli borçlarını 15 ayda 33,2 milyar dolar artırdı. Bunun anlamı şu: 15 ayda giren 78,6 milyar dolar kısa vadeli olarak geldi ve küresel piyasalardaki havanın değişmesi durumunda hızla geri gidebilir. Böyle bir eğilim oluşursa her ay 10 milyar dolar dışarı gidebilir. Bu da önce döviz piyasasını, ardından ekonomiyi alt üst edebilir. Döviz kurları üç haftadır aralıksız yükseliyor. 10 mayısta euro ve dolardan oluşan döviz sepeti 2,07 seviyesindeydi, yüzde 5 yükselerek 2,17'ye kadar çıktı. Reel kur hesaplamalarına göre TL değerliydi ve 2,13-2,15 bandı arasına girmesi gerekiyordu. Ancak dövizdeki hareket bu bandın da üzerine doğru devam etti. Bunun en önemli nedeni sıcak para çıkışları. Kur yükseldikçe, son bir yılda yüzde 5-8 arasında faiz kazanmak için gelmiş olan sıcak para, bu kez bir an önce kendini dışarı atmaya çalışıyor. Dövizdeki yüzde 5'lik yükseliş bir yıllık faiz kazancına yakın. Dövizdeki yükselişe önlem olarak yazılmış opsiyonlar devreye giriyor ve kurları daha da yukarı itiyor. Piyasa dinamikleri içinde yukarı doğru giden bir sarmal oluşuyor. 33,2 milyar dolar kısa vadeli borç alan banka ve şirketler için de durum farklı değil. Kurlar yükseldikçe, imkanları varsa döviz alarak açıklarını kapatmaya çalışacaklar ve bu da dövizi yukarı itecek. Bankalar kısa vadeli borçlarını 27 milyar dolar artırdı, buna karşın açık pozisyonlarını büyümedi. Bunun anlamı şu olabilir: 27 milyar dolar borcu, döviz olarak müşterilerine, büyük ölçüde şirketlere aktardılar. Bu durumda döviz riski şirketlerin üzerinde. Döviz pozisyonlarını dengelemek için yapılan işlemler ise yanlış pozisyon alan, örneğin "döviz yükselmez nasıl olsa" diyerek döviz riskini sigorta eden mali şirketleri zora sokacaktır. Aynı şekilde döviz yükselişine korumasız olan borçlu şirketler de risk altında. Dövizdeki hareketliliğin devam edip etmeyeceğini söylemek için erken. Bu durum, küresel piyasalardaki son dönemdeki bir hareketin yansıması: Gelişen ülke para birimleri, sıcak para girişleriyle değer kazanmıştı, şimdi hepsi birden değer kaybediyor. Bununla birlikte sıcak para ve kısa vadeli borçlanma rakamları, sorunun ciddiyetini ortaya koyuyor. Bu dalgalanma çabuk atlasılsa bile sıcak para geri çıkmadıkça tehdit olmaya devam edecek. Sıcak para girdiği her ülkenin ekonomisinde istikrarsızlık yarattı.