X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Paralara bir saldırı daha
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Paralara bir saldırı daha

  • Giriş Tarihi: 4.8.2013 06:46

Küresel piyasalar geçen hafta ABD'den gelen haber akışıyla hareket etti. Büyüme ve istihdam verileri ile ABD Merkez Bankası'nın (Fed) açıklamaları piyasaların yönünü çizdi. Gelen veriler ve yapılan açıklamalar pek aydınlatıcı ve belirleyici değildi. Küresel piyasalarda son 3 aydır süregelen trend değişmedi, gelişen ülkelerden para çıkışları devam etti. İşin özü şu ki Fed'in parasal genişlemeyi yavaşlatmaya hazırlanması, gelişen ülke ekonomilerinden para çıkışlarına neden oluyor. Bunun verilerle ilgili olmadığı, daha çok temel bir politika değişikliği olduğu belirmeye başladı ve gelen veriler de bu durumu destekliyor. ABD büyüme verilerine bakılacak olursa parasal genişleme politikası devam etmeli. İlk çeyrek için büyüme önce yüzde 2,5 olarak açıklandı, sonra 2,4'e ve 1,8'e revize edildi. Hafta içinde açıklanan revizyondan sonra ilk çeyrek büyüme rakamı yüzde 1,1'e indirildi. İkinci çeyrek için beklentiler ise yüzde 1 civarındaydı hatta yüzde 0,4'e kadar düşük tahminler vardı. Açıklanan ilk resmi tahmin büyümenin yüzde 1,7 düzeyinde olduğu şeklinde geldi ve bu da ABD ekonomisi için olumlu beklentileri artırdı. Ancak bu rakamın da aşağı yönde revize edilmesi şaşırtıcı olmamalı. ABD ekonomisi yüzde 1-2 bandında büyüyebiliyor ve yılbaşında otomatik devreye giren bütçe kesintileri ve vergiler nedeniyle büyümenin yüzde 1 civarına indiği görülüyor. Fed, ABD ekonomisi üzerinde pek etkisi olmasa da para basmayı yıllar boyunca sürdürdü, şimdi ekonomi yine kötüyken para basmayı durdurmaya hazırlanıyor. Bunun temel göstergesi parasal genişleme politikalarını yürüten Ben Bernanke'nin ocak ayında görevi bırakacak olması. Yerine gelecek adaylar arasında en güçlü isim olan Lawrence Summers ise para basma politikalarının fazla bir işe yaramadığının farkında; vergilerde indirimlerin, teşvik politikalarının ekonomiyi canlandıracağını düşünüyor.

Sıcak para durmuyor

küresel piyasalardaki para hareketleri, veriler ne olursa olsun gelişen ülke ekonomilerinden para çıkışlarının sürdüğünü gösteriyor. Daha veriler açıklanmadan ve Fed'in toplantısı sona ermeden gelişen ülke para birimlerinden bir kaçış dalgası daha başladı. Brezilya, Hindistan başta olmak üzere birçok ülkenin para birimi hızla değer kaybetti. Son haftalarda sakin bir seyir izleyen liraya da bir atak yapıldı. Euro ve dolardan oluşan döviz sepeti 24 temmuzda 2,20'ye kadar inmişti, yeniden 2,25'in üzerine çıktı. 1,90'a kadar gevşeyen dolar 1,95'e yükseldi. Lira bu seviyelerde yüzde 3-4 kadar değersiz ancak küresel piyasalarda spekülatif bir atak oluştuğu, sıcak para çıkmaya başladığı zaman bunun hiçbir önemi kalmıyor. Sıcak para kaçtığı sürece gelişen ülke para birimleri ve liranın değer kaybı sürebilir. Merkez Bankası bu tehdide karşı son bir aydır sıkılaştırma politikası yürütüyor. Merkez Bankası'nın spekülatif atakları frenlemek için lirayı sıkıştırması bir açıdan doğru. Böylece yatırımcıların lirada ucuza borçlanarak döviz satın alması önünde bir caydırıcılık yaratmaya çalışıyor. Sıcak para için ise bunun bir önemi yok. Çıkmaya karar veren sıcak para, seviyeye bakmadan döviz satın alıp çıkacaktır. 2012'den itibaren 100 milyar dolar sıcak para ve kısa vadeli borç gelmiş olması ise yabancı yatırımcılar için spekülasyon imkanını iyice genişletiyor. Bu durum sadece Türkiye için değil Tayland'dan Güney Afrika'ya, Rusya'dan Malezya'ya her ülke için geçerli. Bu ülkelerin ekonomik durumlarından, merkez bankalarının politikalarından bağımsız. Hindistan'da büyüme yüzde 6 civarında seyrediyor, Brezilya dış ticaret fazlası veriyor, cari açığı çok az ve faiz oranları yüksek, sıcak para yine de çıkıyor.