X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çalışanlar oyun oynayarak öğreniyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çalışanlar oyun oynayarak öğreniyor

  • Giriş Tarihi: 2.11.2014
Çalışanlar oyun oynayarak öğreniyor
Çalışanlar oyun oynayarak öğreniyor

Oyun, çocuklardan sonra iş dünyasının da gözdesi haline geldi. Oyun oynayarak eğitim alan çalışanlar, hem öğrendiklerini unutmuyor hem de verimleri artıyor

İş hayatının farklı alanlarında bir zorluğu aşmak, geri bildirim sunmak veya bir konuya dikkat çekmek gibi sebeplerle ortaya çıkan oyunlaştırmayı tekniği artık pek çok şirketin kullandığı bir yöntem. Çünkü insanlar oyun sayesinde öğrendiklerini kolay kolay unutmuyor. İşin içinde keyif yaratan bir oyun olunca konu iş olmaktan çıkıyor. Şirketlere çevik yönetim yaklaşımını sunan Agile Summit 2014 için Türkiye'ye gelen BrandNewGame'in kurucusu, oyunlaştırma (Gamification) gurusu Bart Hufen, oyunlaştırmayı, 'oyunların içindeki bazı teknikleri farklı amaçlarda kullanma sanatı' olarak tanımlıyor.

GAZI AZ KULLAN AĞAÇ BÜYÜSÜN
Ford ile bir çalışma yaptıklarını ve insanların gaz ve fren kullanımındaki farkındalıklarını artırmak için arabaların gösterge panosunda bir oyun kurguladıklarını dile getiren Hufen, "Eğer daha az fren ve gaz kullanırsanız gösterge panosunda küçük bir ağacın büyüdüğünü görüyorsunuz. Böylece sürücülerin gaz kullanımı ve çevre billinci arasındaki bağlantıyı göstermesini sağladık" dedi. Hufen, insanların oyun oynayarak öğrendikleri şeyleri kolay kolay unutmadıklarını kaydetti.

FORMÜLER DEĞİŞİYOR
Hollandalı medya şirketi Ziggo için 3 farklı oyun kurguladıklarını ve 14 bin çalışanı eğittiklerini dile getiren Hufen, "Çağrı merkezi çalışanları problem çözücülükten satış temsilciliğine geçiş yaptılar. Yani oyunlar şirketlerin iş yapış biçimlerini değiştirebiliyor. Oyun marka yönetimi ve iç iletişim konusunda çok etkin bir araç olabiliyor" dedi. Ortalama bir oyun kurgulamak 3-6 ay alıyor. Y kuşağının oyun oynamaya, karar almaya ve olayların gidişatını belirlemeye çok yatkın olduklarını ifade eden Hufen, hiyerarşinin işe yaramadığını, bu neslin yönetilmek istemediğini, dışarı çıkıp karar almak istediklerini vurguluyor. Hufen şöyle devam ediyor: "Bizden bir önceki nesil, hiçbir etkileşim olmadan, karar alma zorunluluğu olmadan kitap okur, film izlerdi. Mesela yüksek öğrenimin ilk yılı için bir oyun dizayn ettik. Adı 'Management team challenges' (yönetim takımı güçlükleri). Takım oluşturup, bir marka seçip, 6 hafta boyunda hayali olarak o marka için çalışıyorlar. Müfredatta olduğu için hukuk, işletme veya pazarlama gibi farklı konularda bu oyunu oynayıp kendi yeteneklerini de keşfediyorlar. Şu anda Hollanda genelinde 6 okuldayız, oyuna katılan çocukların notlarında da ciddi bir artış gözlendi."

TÜRKİYE'NİN OYUNCU YANINI KEŞFETTİK

Türkiye'de insanların iş odaklı olduğunu, büyümeye açık, değişimi, yenilikleri merak eden çok sayıda şirket bulunduğunu dile getiren Hufen, "Türkiye'de oyunlaştırma konusunda geçtiğimiz yıldan beri seminerler veriyorum, son olarak bir telekom operatörü ile yıl başında masaya oturacağız. Pazar olarak çok potansiyel olduğunu düşünüyorum" dedi. Hufen, "Burada hem Akdeniz'in oyuncu yanı hem de ciddi bir iş ortamı var. Kısaca, Türkiye'nin oyuncu yanını ortaya çıkaracağız" diyor.

KADINLAR DAHA İNOVATİF
Kadınların inovasyona çok daha fazla açık olduğunu belirten Hufen, "Eğer toplantıda masada sadece kadınlar olursa görevi çok daha hızlı tamamlıyoruz. Erkekler çok daha fazla şüpheci, geleneksel. Ama konu eğer oyun oynamaksa, cinsiyet ve yaş fark etmiyor. Hepimiz oyun oynuyoruz. Annem de 65 yaşında oyun oynuyor. Candy Crush'ın başarısı bize bir şeyleri anlatmıyor mu?" diye konuştu. Oyunların genelde yönetici erkekler tarafından sevildiğini belirten Hufen, "Çünkü tüm günlük stresi atıyorlar. Meditasyon bir nevi" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.