X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi Açıldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi Açıldı

  • Giriş Tarihi: 17.6.2015 02:08 Güncelleme Tarihi: 17.6.2015 02:15
NATO’YA ÜYE ÜLKELERİN PİLOTLARININ, TÜRK PİLOTLAR TARAFINDAN EĞİTİLECEĞİ, ÇİĞLİ 2. ANA JET ÜS KOMUTANLIĞINDAKİ “ÇOK ULUSLU UÇUŞ EĞİTİM MERKEZİ” (ÇUUEM) DÜZENLENEN TÖREN İLE AÇILDI.
Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi Açıldı

NATO’ya üye ülkelerin pilotlarının, Türk pilotlar tarafından eğitileceği, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki “Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi” (ÇUUEM) düzenlenen tören ile açıldı.
Türk Hava Kuvvetleri, icat edilmiş en etkili silahın, eğitilmiş ve inandırılmış insan olduğu prensibinden hareketle, her alanda en ileri seviyede eğitim usullerini geliştirerek NATO’ya üye ülkelerin pilotlarını eğiteceği “Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi” (ÇUUEM)’un açılışına; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, Valisi Mustafa Toprak, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Galip Mendi, yabancı ülkelerin hava kuvvetleri komutanları ile askeri ataşeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
2. Ana Jet Üs Komutanlığında dost ve müttefik ülkelerin pilot adaylarının yetiştirilmesi amacıyla kurulan Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi’ne ilişkin "Yakın bir zamanda pek çok ülkenin pilotlarını ve platformlarını da ortak olarak kullanacağı ve havacılığın gelişimine önemli katkı sağlayacağına inandığım bu merkez, hepimizin ortak kazancı olacaktır diyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, “NATO’nun yeni savunma konsepti çerçevesinde ülkelerin daha az maliyetle, daha fazla güvenlik elde etmek maksadıyla işbirliği içerisinde çalışması şeklinde tanımlanan akıllı savunma girişimi, ülkeler arasındaki ortak çalışma ve paylaşım konusunda önemli bir platform oluşturmuştur. Çok Uluslu Yetenek Geliştirme Yaklaşımı ile NATO’nun ihtiyaç duyduğu yeteneklerin, çok uluslu ve maliyet-etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanabilmektedir. Akıllı savunma yaklaşımı, mevcut kaynaklar ile en etkin yetenek geliştirilmesi anlamına gelmektedir” dedi.
Türkiye’nin Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi ve Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi ile NATO’ya katkılarını sürdürdüğünü aktaran Özel, "Bu merkezin, yetenek paylaşımı kapsamında verilecek eğitimlerin yanı sıra, bölgesel barışın ve istikrarın sağlanmasına da katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu merkezin amacı; Türkiye’nin önderliğinde, dost ve müttefik ülke personeline, döner ve sabit kanatlı çeşitli hava vasıtaları ile eğitim vermek, eğitim sahalarını ve araçlarını, havacılık alanında yetişmiş personelin bilgi ve tecrübe birikimini paylaşmak, konuya ilişkin konsept, doktrin ve standartların belirlenmesinde etkin rol üstlenmek suretiyle bölgesel ve küresel bir eğitim merkezi olmak, ayrıca bölge ve dünya güvenliğine katkı sağlamaktır" diye konuştu.
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk de merkezin bölge ve dünya barışına daha fazla katkı sağlamak, eğitim alanında dost ve müttefik ülkelerle sinerji oluşturmak, karşılıklı tecrübe paylaşımında bulunmak, hem kendi hem de diğer ülke ve NATO personeline eğitim vermek ve böylece birlikte çalışabilirliğe katkı sağlamak üzere tesis edildiğini belirtti.
Öztürk, Türk Hava Kuvvetleri’nin icat edilmiş en etkili silahın, eğitilmiş ve inandırılmış insan olduğu prensibinden hareketle, her alanda en ileri seviyede eğitim usullerini geliştirdiğini ve personelin eğitiminde kullandığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Türk Hava Kuvvetlerinin bu özelliği, dost ve müttefik ülkelerin de dikkatini çekmiş, pilotaj başta olmak üzere pek çok alanda eğitim talebi gelmiş ve ülkemiz bu alanda bir cazibe merkezi olmuştur. Türk Hava Kuvvetleri, sahip olduğu bu seviyeyi devam ettirme konusunda son derece titiz davranmaktadır. Bu kapsamda son yıllarda havacılık eğitimine yönelik önemli bir modernizasyon süreci yürütülmüştür. Yakın dönemde yaşanan krizlere, çeşitli uluslararası kuruluşlar ve ülkelerin oluşturduğu koalisyonlar müdahil olmuştur. Bu husus, sadece bir organizasyona üye silahlı kuvvetlerin değil, krizlere müdahil tüm tarafların ortak çalışabilirliğini gündeme getirmiştir."