X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Anne adaylarına normal doğum önerisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Anne adaylarına normal doğum önerisi

  • Giriş Tarihi: 8.12.2015 14:29 Güncelleme Tarihi: 8.12.2015 14:29
Anne adaylarına normal doğum önerisi
Anne adaylarına normal doğum önerisi

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Arslan Kabukçuoğlu, sezaryen doğum yapan kadınların sonraki doğumlarını normal doğum olarak yapmaktan kaçınmamaları gerektiğini söyledi.

Son yıllardan özelikle Türkiye'de kadınlar normal doğum yerine sezaryen doğumu tercih ediyorlar. Her geçen gün normal doğuma oranla sezaryan artış gösteriyor. Yapılan araştırmalarda ise normal doğumun sezaryene göre daha masrafsız ve sağlıklı olduğu yönünde. Konuyla ilgili yetkililer ise normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Sezaryen ile doğum yapmış kadınlar, ikinci doğumlarında da aynı yöntemi seçiyor. Ancak uzmanlar bu konuda uyarılarda bulunarak, sezaryen doğum yapmış bir kadının diğer doğumlarını normal olarak yapabileceğine dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili konuşan Op. Dr. Arslan Kabukçuoğlu, "Sezaryen doğum yapmış hastalarımız, normal doğum yapmaktan kaçmamalılardır. Bu duruma önceden karar vermeleri gerekiyor. Doktorları ile birlikte el birliğiyle normal doğum yapabilirler. Hatta sezaryen ile doğum yapmış hastaların evde normal doğum yapmaları bile mümkün" dedi.

"TÜRKİYE'DE SEZARYEN ORANI YÜZDE 40'A KADAR ÇIKTI"

1990 yıllarında sezaryen doğumların normal doğumlara oranı yüzde 10 iken günümüzde bu oranın yüzde 40'a kadar çıktığını ifade eden Kabukçuoğlu, "Bu durum ülkelerin sırtında büyük bir ekonomik yük oluşturuyor. Hastalar açısından da baktığımızda daha kolay yöntem varken, sezaryen ile daha riskli yöntemlere girilmiş olunuyor. Sezaryen arttıkça bu risk oranları da artıyor. Peki nedir bu riskler dediğimiz zaman öncelikle, karın içindeki organlarda yapışması aklımıza geliyor. Ardından çocuğun plesentasının rahime iyice yapışarak, oradan ayrılmasına engel olmak gibi nedenler vardır. O yüzden hem ekonomik olarak hem de sağlık sorunu olarak tüm dünyada sezaryanla doğum oranlarını düşürecek yönde araştırmalar yapılıyor. Toplumlarda farklı alışkanlıklar var. Türkiye'de sezaryene büyük bir yatkınlık var. Kadınlar normal doğumdan korkuyorlar. Halbuki normal doğumu rahatlıkla yapabilecekleri doğum ağrılarını hissetmeyecekleri değişik anestezi yöntemleri geliştirildi. Bu yöntemlerle hastaların sezaryen olmadan da daha konforlu ve rahat bir şekilde doğumları gerçekleştirebiliyor. Bu konuda gebe olmayan hastalar objektif kriterler kullanmadan, gebe hastaları çok yanlış yönlendiriyor. Normal doğum yapmak varken, sezaryenle doğum yapmak hiç mantıklı değil" diye konuştu.

"SEZARYAN SONRASINDA KADINLARIN NORMAL DOĞUM YAPMALARI PLANLANMALIDIR"


Sezaryandan sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen kadınların hamile kalmadan önce normal doğum yapmaları için mutlaka doktorlarına başvurarak planlanma yapmalarının gerektiğini belirten Op. Dr. Kabukçuoğlu, şöyle devam etti:

"Günümüzde sezaryenden sonra normal doğumu gerçekleştirmek kliklerde kalite kriteri oldu. Hastaneler artık ilk doğumunu sezaryen olarak yapmış bir kadının ikinci doğumunu normal yapması için çalışıyor. Normal doğum yapması içinde bazı kriterler var. Örneğin, daha önceki sezaryen doğumunda rahimde dikey değil de yatay kesi olması gerekiyor. Daha önce vajinadan doğum yapmışlar ise sezaryenden sonra bunların normal doğumları daha kolay oluyor.Kilolu olmayan gebelik yaşi geçmemiş tıbbi hastalığı olmayan gebeler sezeryandan sonra normal doğumu daha da başarabilmekteler.Hastanın konu hakkında etraflıca bilgilendirilmesi gerekiyor. Sezaryen doğum yapmış bir hanımın ardından normal doğum yapma riski, daha önce hiç doğum yapmamış ve ilk defa vajinadan doğum yapacak bir hanımın karşılaştığı risk kadardır. Bu o kadar risk taşıyan bir olay değildir. Hastaların bu konuda daha rahat olmaları gerekiyor. Batıda sezaryenle doğum yapmış insanların bir kısmında vajinal doğum planlanıyor ve kriterlerine bakılarak evde dahi normal doğum yaptırılıyor. Bu hastaların oranı ise yüzde 80'leri buluyor."