X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadınlarda 4 kat daha fazla görülüyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

larda 4 kat daha fazla görülüyor

  • Giriş Tarihi: 12.5.2016 17:10
Kadınlarda 4 kat daha fazla görülüyor
Kadınlarda 4 kat daha fazla görülüyor

Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Atilla Saraç, in larda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görüldüğünü söyledi.

Yetişkin nüfusun yüzde 15-20'sini etkileyen , uzun süre ayakta kalan ya da uzun süre oturarak çalışanlar için risk faktörü oluşturuyor. larda, erkeklere oranla 4 kat fazla görülüyor. Toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanan , 4 saatten fazla ayakta kalanlarda 3 kat daha fazla görülüyor.

Kalp Damar Cerrahisi Kliniği'nden Yrd. Doç. Dr. Atilla Saraç "varisin nedenleri ve tedavi yöntemleri" hakkında bilgi verdi. Yrd. Doç Dr. Saraç "Varis toplardamar lığıdır. Toplardamarlar kanı ayak bileği seviyesinden alıp önce kasığa oradan da kalbe ve akciğere taşıyor, ancak taşıyamayıp kan aşağı doğru kaçıyorsa, varisler oluşur.

Toplardamarın aşırı derecede genişleyip kıvrımlı hal almasına varis diyoruz. Üç çeşit varis vardır. Çapı 1 mm'den küçük varislere kılcal varisiler diyoruz. Çapı 1-4 mm arasında olan varislere retiküler varisler denmektedir. Trunkal varisler ise çapı 4 mm'den büyük olan varislerdir, trunkal varisler çok daha büyük çapa ulaşabiliyor" diye konuştu.

EN ÖNEMLİ NEDENİ AİLESEL YATKINLIK

Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görüldüğünü söyleyen Yrd. Doç. Dr. Atilla Saraç "Ama en önemli nedeni ailesel yatkınlıktır. Kişinin annesinde varis varsa çocuklarında varis olma olasılığı yüzde 40-50, babada varsa yüzde 15'tir. Kişinin hem anne hem de babasında varis varsa, varis olma olasılığı çok daha yükselmektedir. Diğer önemli bir faktör de kişinin sabit kalmasıdır.

Sürekli oturur ya da sürekli ayakta kalırsanız varis oluşumu artar. Cerrahlarda, diş hekimlerinde, öğretmenlerde, kuaförlerde varis çok fazla görülmektedir. Hamilelik, aşırı kilo da varisin oluşmasına neden olur. Bu meslek grubundaki insanlar varisleri olmasa bile varis çorabı giymelidirler" şeklinde konuştu.

CERRAHİ MÜDAHALE YAPILMAKTA

Yrd. Doç. Dr. Atilla Saraç şöyle devam etti: "Varisler toplardamar hastalığıdır, dıştan baktığımızda toplardamarların sadece yüzde 5-10'ini görebiliyoruz. Yüzde 90 kısmı ise derinde, kasların arasındadır. İçeride ki ana damarlarda varis olup olmadığını doppler denilen bir damar ultrasonu ile inceliyoruz. İçerideki damarlarda sorun varsa, dıştaki damarları biz ne kadar ilaçla, köpükle lazerle kaybedersek kaybedelim yedinden oluşur, o yüzden içerideki damarların durumunu da görüp sorunu o şekilde sorunu çözüyoruz. Eğer içerideki damarlarda sorun varsa, bunlar için genellikle cerrahi müdahale yapılmaktadır."

Klasik cerrahi yöntemini çok önermediklerini söyleyen Dr. Atilla Saraç "Çünkü klasik cerrahide büyük kesiler yapıldığı için ve damar yerinden sökülerek yapıldığı için çok ağrılı bir işlemdir. Bu yüzden ya belden iğne gerekiyor ya da genel anestezi gerektirir.

YAPIŞTIRMA TEKNİĞİ İLE DAMARLARI KAYBEDEBİLİYORUZ

tan sonra hastanın hastanede en az bir gün yatması gerekiyor. Hastanın toparlanması günler alabilir. Son on yıldır ise endovenöz ablasyon yöntemleri (lazer, frekans, glue) yöntemi giderek artan şekilde uygulanıyor, lazer ya da radyo frekans yaptığımız hastaya hiç anestezi vermeden, lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Bu yöntemde cerrahi kesi yapılmadan varisleri yakarak ya da yapıştırarak kaybedebiliyoruz. Hatta son iki yılda çıkan yeni bir yöntemle varisleri yapıştırma tekniği ile damarları kaybedebiliyoruz.

Bu tedavi yöntemleri ile hasta hastanede yatmadan operasyondan birkaç saat sonra kalkıp varis çorabını giyip gidebilir. Bu işlemi yaptıktan sonra dıştan görünen kırmızı, yeşil küçük damarlara ya direk ilaç vererek ya da ilacı hava ile karıştırıp köpük haline getirerek kaybediyoruz. Ama hastanın içerideki sorununu çözmeden köpük ya da lazer yaparsanız, kısa bir süre sonra varisler fazlasıyla çıkar" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.