X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Meme kanserine karşı 10 etkili yöntem
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Meme ine karşı 10 etkili yöntem

  • Giriş Tarihi: 25.10.2016 16:42
Meme kanserine karşı 10 etkili yöntem
Meme kanserine karşı 10 etkili yöntem

Meme i kadınlarda en sık görülen kanser türü ve yaklaşık olarak 10 kadında birinin, hayatının bir döneminde kapısını çalıyor.

Genetik etkenler, çevresel faktörler, sağlıksız beslenme ve yaşam alışkanlıklarında yapılan hatalar gibi birçok faktör bu korkulu rüyaya zemin hazırlıyor. Ancak meme i sık görülmesine karşın yaşam alışkanlıklarımızda alacağımız önlemler sayesinde bu kanser türünden korunmamız büyük oranda mümkün olabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Arıcan, meme kanserine yakalanma riskini oldukça düşüren 10 yöntemi anlattı, önemli önerilerde bulundu.

GÜNDE 5 PORSİYON SEBZE VE MEYVE ŞART

Yüksek kalorili ve yağdan zengin beslenme meme kanseri riskini artırıyor. Bu nedenle beslenmenizde yağ içeriği yüzde 20-25 oranında olmalı. Aynı zamanda haftada 5 kez ve daha fazla kırmızı et (sosis, salam vb. ürünler dahil) tüketmek riski artırabiliyor. un, beyaz şeker ve fastfood gıdalar da yüksek kalori içerikleri nedeniyle risk oluşturabiliyor. Buna karşın sebze ve meyveden zengin diyetin içerdiği antioksidan ve antikansinojenler sayesinde meme kanserine yakalanma riskini azalttığına dikkat çeken Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Arıcan, "Bu nedenle günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeniz meme kanserinden korunmanızda önem taşıyor. Özellikle antikanserojen besinler arasında yer alan enginar, brokoli, semizotu, ananas, böğürtlen, çilek ve çekirdekli üzümü sık sık tüketmeyi ihmal etmeyin" diyor.

HAFTADA 3-4 SAAT TEMPOLU YÜRÜYÜŞ YAPIN

Düzenli yapılan spor ve egzersiz kilo dengesini sağladığı gibi, yüksek östrojen düzeyini de kontrol edebiliyor. Çalışmalar haftada 4 gün yapılan spor ve egzersizin meme kanserine yakalanma riskini azaltabildiğini gösteriyor. Meme kanserinden korunmak için haftada 3-4 saatlik tempolu yürüyüşü ihmal etmeyin. Menopoz sonrasında ise spor daha da önem taşıyor. Çünkü yavaşlayan metabolizma ile düşük fiziksel aktivite; kilo alımına ve yüksek östrojen düzeyine neden olarak meme kanseri riskini artırıyor.

FORMUNUZU KORUYUN

Meme kanserinden korunmak için fazla kilolarınızdan kurtulmanız önemli. Menopozdaki fazla kilolu kadınların ideal kilolu kadınlara göre meme kanserine yakalanma riskleri daha fazla oluyor. Bunun nedeni ise obez kadınlardaki yüksek östrojen düzeyi. Yeterli miktarda kilo verildiğinde risk azalıyor.

ERKEN YAŞTA ÇOCUK SAHİBİ OLUN

"Erken yaşta çocuk sahibi olun ve onu bol bol emzirin" önerisinde bulunan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Arıcan bunun nedenini şöyle açıklıyor: "Çünkü hiç çocuk sahibi olmamak veya ilk çocuğu 30 yaşından sonra doğurmak riski artırıyor. Eğer 30 yaşından önce doğum yapılır ve birden fazla çocuk sahibi olunursa her bir doğum ile risk yüzde 7 oranında azalıyor. Ayrıca bebeği 12 ay emzirmek de riskte yüzde 4 oranında bir azalma sağlıyor. Riskin azalması, emzirme döneminde meme dokusunun daha düşük oranda östrojene maruz kalmasıyla açıklanıyor.'

UZUN SÜRE HORMON İLAÇLARI KULLANMAYIN

Menopoz yakınmalarını azaltmak amacıyla kullanılan östrojen ve progesteron hormonunu içeren ilaçlar uzun dönemde, özelikle 5.yıldan sonra meme kanserine yakalanma riskini artırıyor. Menopoza bağlı sıcak basmaları, terleme, baş ağrısı ve sinirlilik gibi yaşam kalitesini bozan yakınmaları, kısa süreli ve düşük dozda hormon ilaçlarıyla engelleyebilmek için kadın hastalıkları uzmanı doktorunuzla birlikte hareket edin.

ALKOL KULLANMAYIN, SİGARAYI BIRAKIN

Alkol kullanımı kanda folik asit düzeyini azaltarak ve aynı zamanda östrojen düzeyini yükselterek riski artırıyor. Yapılan bir çalışmada; günlük 3 kadeh ve daha fazla alkol tüketiminin meme kanseri riskini yüzde 40 artırdığı gösterilmiş. Sigaranın da akciğer kanseri dışında birçok kanserin ne neden olduğu belirtilmiş. Çalışmalar sigara ile meme kanser gelişimi arasında ilişki olabildiğini destekliyor. Erken yaşta alkol ve sigaraya başlamak ise riski daha da artırabiliyor.

GEREKSİZ VİTAMİN VE ANTİOKSİDAN TAKVİYESİ ALMAYIN

"İhtiyaç fazlası olarak dışarıdan alınan vitamin vb moleküllerin kanseri önlemediği gibi, riski artırabildiğine dair önemli kanıtlar var." uyarısında bulunan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Arıcan sözlerine şöyle devam diyor: "Bu nedenle hekiminiz önermediği sürece diyetteki vitaminler dışında ek vitamin ve antioksidan almayın. Ancak D vitamini düzeyinin düşük olduğu kişilerde D vitamini takviyesi kemik sağlığını olumlu etkilediği gibi kanser riskini de azaltıyor."

UZUN SÜRE DOĞUM KONTROL HAPI KULLANMAYIN

Özellikle 8 yıl ve daha fazla süre doğum kontrol hapı kullanımının riski artırdığına dair veriler mevcut. Eğer doğum kontrol hapı kullanacaksanız diğer risk faktörlerinizle birlikte değerlendirilmeniz uygun olacaktır. Ancak, günümüzde kullanılan doğum kontrol haplarının düşük doz hormon içeriği nedeniyle riski artırmadığı ifade ediliyor.

STRESTEN KAÇININ

Stresin kanser gelişimi üzerine etkisi net olarak açıklanamamakla birlikte bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek riski artırabileceği üzerine görüşler var. Stres ile mücadele etmek ve üstesinden gelebilmek hem riski azaltıyor hem de yaşam kalitesini artırıyor.

AİLESEL ÖYKÜNÜZÜ HEKİMİNİZLE PAYLAŞIN

Anne, baba, kardeşler, hala, amca, teyze, dayı ve kuzenlerdeki kanser hastalık öykünüzün bilinmesi riskinizi de belirlemede yardımcı oluyor. Özellikle meme kanseri dışında yumurtalık, kalın bağırsak ve rahim kanseri öyküsü riski artırıyor. Eğer risk grubunda iseniz erken tanı konabildiği gibi meme kanserinden korunmanız da olası. Yüksek risk grubunda meme kanserinden korunmak için kullanımı söz konusu olan 2 ilaç var. Bu iki ilaç da östrojen hormonunun etkisini bloke etme özelliğine sahip ve bunların meme kanseri gelişme riski yüksek olan kadınlarda riski azalttığı gösterilmiş. Ancak yan etkileri göz önüne alındığında, riski yüksek olmayan kadınlarda koruyucu amaçlı kullanımı önerilmiyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.