X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ahlat'ta Çerkes şenlikleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ahlat'ta Çerkes şenlikleri

  • Giriş Tarihi: 13.5.2013 12:56

Bitlis'in Ahlat ilçesinde ilk kez düzenlenen Çerkes Şenlikleri renkli görüntülere sahne oldu.

Ahlat Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen şenlikler, Kültür Merkezi önünden start aldı. Programa Ahlat Kaymakamı Osman Dölek, Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban, Çerkes Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Kenan Kaplan, Çerkes Dernekleri Federasyon üyesi Murat Özden, Çerkes sanatçı Sedat Sezan, yazar Abdurrahman Dilipak, Çerkesler ve vatandaşlar katıldı. Yapılan konuşmalarda özellikle 6 milyona yakın Çerkes'in Türkiye'de yaşadığı vurgulanarak; dil, kültür, etnik kimlik, inanç ve bağımsızlıklarını korumak için Ruslara karşı nesiller boyu süren mücadeleleri anlatıldı.

Açılış konuşması yapan Ahlat Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Nuri Alpaslan, 'Kafkasya halklarının zengin kültürel miraslarını öğrenmek, kültürümüzü korumak ve geliştirmek, ayrıca bu tür faaliyetlerle halklar arası dostluk ilişkilerinin sağlamlaşmasına, yeni neslin tarih ve kültür bilinci edinmesine yardım etmek amacıyla düzenlediğimiz etkinliğimize hoş geldiniz. Yurdumuzun her köşesi güzeldir, değerlidir. Ancak Ahlat bir başka güzel ve değerlidir. Ahlat Anadolu'nun kapısıdır. Ata yurdudur. Kubbetül İslam'dır. Türkiye'nin tapu senedidir.

Bu güzel memleket yaklaşık 150 yıldır biz Kafkasyalı Çerkesleri bağrına bastı. Bizleri kendi evlatlarından ayrı tutmadı. Biz de onu sevdik ve kendi öz yurdumuz olarak kabul ettik. Kız aldık kız verdik. Beraber yaşadığımız siz hemşehrilerimizle akrabalık bağları kurduk. Et ve tırnak gibi birbirimizle kaynaştık. Kafkas halkları yerleştirildikleri yerleri vatan olarak kabul etmiş ve buralar için canlarını vermekten asla çekinmemişlerdir. 1864'te büyük bir sürgünle karşı karşıya kaldık. Yerinden yurdundan edilen 2 milyona yakın insan gemilerle Karadeniz'in güney sahillerine ulaşmaya çalıştı. Çoğu Karadeniz'in azgın dalgaları arasında kayboldu. Kıyıya ulaşanları ise açlık ve salgın hastalıklar bekliyordu. Tarihin bu en büyük soykırımını kör ve sağır dünya görmedi, duymadı veya görmek duymak istemedi. Aileler parçalandı, akrabalar bir birini kaybetti bu sürgünde. Osmanlı coğrafyasının her köşesine dağıldı insanlarımız. En kısa zamanda vatanımıza geri döneceğiz diye beklerken dünya yeni bir savaşın eşiğine gelmişti.

Emperyalist güçler, Osmanlı topraklarını paylaşmış, emellerini gerçekleştirmek için harekete geçmişlerdi. Osmanlıyı hasta adam ilan edip, kurtlar sofrasına atıldığı o günlerde hiç tereddüt etmeden cepheye koştuk. Kafkaslardan Balkanlara, Kahire'den Yemen'e boy gösterdik. Antep'te Şahinbey; Maraş'ta Aslan Bey olduk, dikildik düşmanın karşısına. Ege'de İlkkurşun köyünde direnişi biz başlattık. Ethem Bey'le çiviledik düşmanı Ege kıyılarına. Vatan kaybetmenin ne demek olduğunu en iyi bilenlerdendik. İkinci vatanımızı da kaybetmek istemiyorduk. Bu yüzden İstiklal harbinde de bütün varlığımızla kendimizi ortaya koyduk. Yeni Türk devletini kuran iradenin içinde yerimizi aldık. Kuruluşuna beynimizle, yüreğimizle, bileğimiz ile katkıda bulunduğumuz; uğruna can verdiğimiz anavatanımızın varlığının tehlikeye düşmesi halinde, yine aynı azim ve kararlılıkla hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bu gün Türkiye toprakları üzerinde yaklaşık 6 milyon civarında Çerkes nüfusu yaşadığı tahmin edilmektedir.

Yaklaşık 140 yıldır bu topraklar üzerinde yaşayan Çerkesler, dilleri ve kültürlerini yaşatmanın mücadelesi içerisindedirler. Kaybettiği her kelime ile kültür mirasının önemli bir parçasını yitiren Çerkes toplumu, tüm kültür guruplarının kendilerini ifade etme hakkının yeni anayasa ile güvence altına alınması, TRT Radyo ve televizyonda son derece yetersiz olan Çerkesce yayınlar için Çerkes TV'nin kurulması beklentisi içindeyiz. Dünya farklılıklarla güzeldir. Farklılıklar zenginliğimizdir diyoruz. Farklılıklarımızı barış ve demokrasi ortamı içinde korumalı, yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarmalıyız" dedi.

Daha sonra Yazar Abdurrahman Dilipak, Türkiye ve Dünya gündemine ait güncel konularda konuşma yaprak izleyenlerden bol bol alkış aldı.
Konuşmaların ardından kutlamalar Çerkes müziği ve halk dansları ile son buldu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.