X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yusuf Ziya YILMAZ: Ekonomik yarışın içindeyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yusuf Ziya YILMAZ: Ekonomik yarışın içindeyiz

  • Giriş Tarihi: 18.6.2013

Samsun, kalkınma, büyüme, gelişme ve çağdaş bir kent olma iddiası taşıyan ve bu iddiasını da attığı önemli adımlarla hayata geçiren bir şehir. Gelişim ve değişimin en önemli dinamiklerinden birisi ve lokomotifi de elbette sürdürülebilir bir ekonomik alt yapının varlığı.
Bir kent için en iyisini umabilirsiniz, en iyisini planlayabilirsiniz, bunun için çok da çalışabilirsiniz. Ancak unutulmaması gereken şey tüm bunlar yapılırken ve hayata geçerken, sağlam yere basan, ayakları üzerinde durabilen bir kent ekonomisine de sahip olmalısınız.
Yönettiğiniz bir şehirde o şehrin gelişimi adına katkı verebilecek olan unsurlarla uyumlu ve paylaşımcı bir iletişimi kurabilmek ve bu olumlu havayı şehrin gelişim dinamiklerini harekete geçirmek adına kullanabilmek gerçekten çok önemli.

***

Samsun, dışarıdan izleyen kişilerce çok daha iyi fark edilen ve dillendirilen bir gelişim ve değişim süreci yaşıyor. Gururla ifade etmek isterim ki artık insanların yerleşmek ve yaşamak istediği, sosyal, kültürel ve turizm açısından beklentilerine cevap verebilen bir şehir haline geldi. Hızlı bir şekilde bölgesinin sağlık, turizm ve spor merkezi olma yolunda büyük adımlar attı. Devam eden yatırımlar bittiğinde sadece bölgesinde değil Türkiye'de ve özellikle altını çizmek istiyorum başta Karadeniz çanağındaki yabancı ülkeler olmak üzere tüm dünyadan insanlar için gezilip görülmek istenen hatta mülk sahibi olunmak istenen bir şehir haline gelecek.
Çağdaş kent yönetimi anlayışında kentlerin varlığını sürdürebilmesi için kentlerin sürekli tüketen bir yapıdan hızla uzaklaşarak sürekli üreten ve ürettiğini de satabilen bir yapıya kavuşmaları gerekiyor. Kendini gençleştirip, yenileyip geleceğe taşmalı bir şehir.
Çok büyük medeniyetlerin ihtişamlı şehirleri artık yoklar. Dünya şimdi kendisine bu soruyu soruyor. Bu şehirler neden hiçbir iz ya da kalıcı eserler bırakmadan yok oldular.
Bunun araştırmaları yapılıyor. Akla gelen ilk cevap ya da neden ise ekonomi oluyor.
Tarih boyunca endüstriler ve üretim biçimleri değişirken çoğu kentler ve kent yönetimleri bu gelişim sürecinin uzağında kalarak tarih sahnesinden çekildiler. Bu sürece ayak uyduramadılar.
***

Eğer siz şehrinizi örneğin sadece tekstil ya da sadece kömür üretimi ile ayakta tutuyorsanız ve bu ürünleri başka bir ülkenin başka bir kenti daha uygun şartlarda üretmeye başlarsa her şey çöker. Siz ekonominizin ve kentinizin devamlılığını planlamak durumundasınız.
İşte burada bu planlamanın yanında bir faktör daha ortaya çıkıyor ki o da üretimle birlikte ihracat yapabilme kabiliyeti.
Ben bu kentin yöneticisi olarak şehrimin tüm ekonomik karar vericileri ve etkin unsurları ile el ele verip, çantamı alıp, onların önlerine düşüp nasibimizi aramak noktasında yollara çıkmamız gerektiği düşüncesindeyim.
Sayın Başbakanımızın da işaret ettiği ve hedef olarak önümüze koyduğu olgu bu.
Türkiye 2023 vizyonu ve hedefleri doğrultusunda bir ekonomik seferberlik içerisinde olacak. Bu seferberlik hamlesi içerisinde biz ve tüm ülke şehirleri de birbirleri ile ekonomisiyle, ihracat rakamları ile iddialı bir yarışa başlayacak. Artık şehir ekonomisine ve bu vesileyle ülke ekonomisine daha fazla katkı verme zamanı. Bu çerçevede çok daha fazla çalışmalı ve koşturmalıyız diye düşünüyorum.
Bu anlayışla yola çıkan Samsun ve diğer şehirlerin Sayın Başbakanımızın hedef gösterdiği dünyanın en büyük 10 ekonomisi hedefini rahatlıkla gerçekleştirebileceklerine de samimiyetle inanıyorum.
Ben her zaman bu şehirde yaşayan insanların gerçekten sahibi olduğu ve sahip çıktığı, her türlü güzelliklerinden faydalanarak planlar yaptım. Bugün Samsunlu hemşerilerim bir sahil kenti insanı olmanın güzelliklerini yaşayabiliyorsa, tüm çağdaş kentlerde olduğu gibi modern bir ulaşım sisteminden faydalanabiliyorsa, eşini, çocuğunu alıp modern ortamlarda sinema, tiyatro ya da bir opera gösterisine gidebiliyorsa, başka bir şehirden ya da ülkeden misafirleri geldiğinde onları gezdirip gurur duyarak 'burası benim yaşadığım şehir' diyebiliyorsa biraz da olsa bunu gerçekleştirmiş olduğumu düşünüyorum.
Elbette yapılacak ve yapılması gereken çok şey var daha. Ama benim de bunu yapacak düşüncelerim, planlarım, hayallerim ve bunları hayata geçirebilecek, tecrübesi ve vizyonu olan bir çalışma kadrom var.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.