X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Köylü, Suruç’taki Patlamayı Değerlendirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Köylü, Suruç’taki Patlamayı Değerlendirdi

  • Giriş Tarihi: 23.7.2015 11:08 Güncelleme Tarihi: 23.7.2015 12:47

Eski TBMM Adalet Komisyonu Başkan Vekili Hakkı Köylü, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada Suruç’taki benzer olayların bitmeyeceğini söyledi.
Şanlıurfa’da yaşan terör saldırısı sonrasında 32 kişinin hayatını kaybetmesi ve 100’ün üzerinde kişinin yaralanmasının bumdan sonrada son olamayacağını belirten eski TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve eski AK Parti Milletvekili Hakkı Köylü, dört tarafı ateş çemberi ile örülmüş Türkiye’yi savaşın içerisine çekmek için her yolun deneceğini ve bu tür terör olaylarının bundan sonrada yaşanabileceğini söyledi.
Türkiye’nin tarihsel sürecine bakıldığı zaman sınır komşularında yaşanan her tür olayda taraf olmaya zorlandığını ve ülke içerinde eylemler düzenlenerek savaşa zorlandığını aktaran Hakkı Köylü, Türkiye’nin bin senedir rahat olmadığını, kargaşa ortamı oluşturmak isteyen dış güçlerin her fırsatta bu tür terör eylemlerine başvurduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE’DE OLAYLAR BİTMEZ”
Jeopolitik konumu itibariyle Anadolu coğrafyasının zor bir coğrafya olduğunu ifade eden Hakkı Köylü, “Bu coğrafyada Suruç’ta yaşanan olayların benzerleri bitmez. Türkiye’nin komşularının içerisinde bulundukları durumlarına baktığımızda bu olayların yaşanması muhtemeldir. Çünkü komşularımızda demokrasi ile yönetilen ülke neredeyse yoktur. Buralarda kimin ne olduğu, hangi çıkar peşinde koştukları henüz belli değildir. Bu yüzden ülke olarak her şeye hazırlıklı olmamız gerekiyor. Son yaşanan olayların içeriğini tam manasıyla bilemiyoruz. Yaşananlar tam bir vahşettir. Daha önce bunun bir benzeri Reyhanlı’da gördük. Her iki olayın boyutu da çok korkunç boyuttadır. Her iki olayı da birbirinden ayırmak mümkün değil” dedi.
“İÇİMİZDEKİ HAİNİN HADDİ HESABI YOK”
32 kişinin ölmesi ve 100’lerce kişinin yaralanması olayında güvenlik zafiyeti yaşandığına yönelik yapılan eleştirilere katılmadığını belirten Köylü, “Yaşanan olayları birileri kasıtlı olarak hükümete mal etmeye çalışıyor. Bu olayların hükümetle doğrudan ilgisi yoktur. Hala görevi süren ve yetkileri devam eden bir hükümet var. İlgili kurumların ve bürokratların da aynı şekilde yetkileri devam ediyor. Şunu kabul etmek lazımdır; Dünyanın en güvenli ülkesi sayabildiğiniz ülkelerde dahi buna benzer olaylar oluyor. Bunu tamamen sıfırlamak mümkün değil. Her tanımadığımız adamın peşine polis takamazsınız. Daha önceden bilindik suça karışmış biri olsa takip edilebilir. Ama Türkiye’de milyonlarca yabancı var. Buna benzer dış güçlere hizmet eden yerli guruplar var. İçimizdeki hainin haddi hesabı yok. Bunun en büyük nedeni içimizdeki hainlerden dolayıdır. Onun için bizim ülkemizde hain eksik olmaz. Bu konuda vatandaşa büyük görevler düşüyor. Şüphelendikleri kişileri vatandaşlarımız polise haber vermelidir. İnsanlarımızın bu konuda duyarlı olması lazımdır. Çok söylenecek bir şey yok. Araştırmalar devam ediyor” diye konuştu.
“TÜRKİYE’DE SORUMSUZ BASIN ORGANLARI VAR”
Türkiye’de basının da sorumlu davranması ve ülkenin itibarına gölge düşürecek yayın yapmaktan kaçınması gerektiğine işaret eden Hakkı Köylü, “Özellikle diğer ülkelerin basını kendi ülkelerinde meydana gelen özellikle terör eylemlerinde aklına geleni söylemiyor. Doğruluğundan emin olmadığı şeyi söylemediği gibi ülkesinin aleyhine sonuç doğuracak şeyleri başka yerlere nakletmiyor. Bizde basın en ufak ne duyduysa yaygarayı basıyor. Bu durum da Türkiye’nin dışarıda imajını zedeliyor. Batının isteği zaten budur. Türkiye’yi istemeyenin haddi hesabı yoktur. Bizim basınımız onların ekmeğine maalesef yağ sürüyor. Türkiye’de sorumsuz basın organları var. Olaylara karşı sessiz sakin beklemek ve sonucunu görmek gerekiyor” şeklinde konuştu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık seçiminin ardından hükümeti kurmak için başlayan 45 günlük süreyi ve koalisyon görüşmelerini de değerlendiren Köylü, şöyle konuştu:
“Hükümetin kurulması için yapılan görüşmelerle ilgili yapılan çalışmaları parti içerisinde 5-6 kişi haricinde ne olacağını kimse bilemez. Bu konuyla ilgili herkes kendine göre bir tahmin yürütür. Şuanda gerçekten bir koalisyon hükümeti kurulabilecek mi bilmiyoruz. Koalisyon hükümeti kurulursa ne kadar devam eder bunu da bilemeyiz. Koalisyon hükümeti de kurulamazsa şayet o zaman Cumhurbaşkanlığı seçimlerin yenilenmesine yeniden karar verir. Burada hassas nokta 45 gün içerisinde hükümet kurulamaz ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerin yenilenmesine karar verirse bunun sonucunu herkes oturur kendine göre hesabını yapar. Kastamonu’da son yıllarda yapılan ve yapılmaya devam eden yatırımların sağlam bir hükümet kurulamadığı takdirde çalışmalarda aksamalar olabilir. İstikrarın ne demek olduğunu yapılan yatırımların aksamaya başladığında görürüz. Ülkede istikrar olmadığı zaman ülkede yatırımlar kolay yürümez. İstikrar bozulursa yapılanlar ve yapılmayı beklediklerimiz de zaafa uğrar. İki yılda bitmesi gereken yatırım 5 senede biter. Yeni başlanacak yatırımlara belki de başlanamaz. İstikrar diye bağırmamızın en büyük nedeni de budur. Bu durum birçok kimseyi etkileyecektir. Bugün hükümet olsa da olur olmasa da olur diyecek birini göremiyorum. Çünkü bunun sonucunu bütün herkes olumsuz olarak görür. İstikrarın oluşmasında vatandaşın çok büyük katkısı olması gerekir. Aksi takdirde herkes zarar görecektir”