X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Toroslar'da nasırlı ellerle hububat hasadı başladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Toroslar'da nasırlı ellerle hububat hasadı başladı

  • Giriş Tarihi: 27.6.2013 12:52

Tarımda hemen her işin modern makinelerle yapıldığı günümüzde, Toroslar'da arazi yapısı nedeniyle tarım makinelerinin giremediği yerlerde olgunlaşan ekinler kadınlar tarafından orakla biçiliyor.

'ın Toroslar üzerinde kurulu ilçeleri Ermenek, Sarıveliler ve Başyayla'ya bağlı köylerde, gelişen tarım teknolojisine rağmen arazi yapısının olumsuzluğu nedeniyle hububat hasadı hala kadınlar tarafından orak ile yapılıyor.

Taşeli olarak bilinen, tamamen dağlık, çam, meşe ve sedir ormanları ile kaplı bölgede tarım arazileri oldukça az. Ormanların içinde küçük parçalar
halindeki arazilerin sulanabilen yerleri, kiraz bahçeleri ile kaplı. Sulama imkanı olmayan arazilerde ise arpa, buğday, yulaf, nohut ve mercimek üretimi
yapılıyor. Bu arazilerin bir çoğunda gelişmiş tarım makineleri çalışamıyor.

Bu arazilerde ekim, yüzyıllar öncesindeki gibi hala karasaban ile yapılıyor. Olgunlaşan ürünler de nasırlı ellerin tuttuğu orakla biçilip toplanıyor. Hasat döneminde asıl yük kadınların omzunda. Evlerinde her işi yapan, çocuklarını büyüten kadınlar, tarlalarda da orakla ekin biçiyor.

Başyayla ilçesine bağlı Büyükkarapınar köyünde tarlada orakla ekin biçerken AA muhabirine konuşan Dürdane Bozer, kadın olarak köyde her işi
yaptıklarını söyledi.

Dağlık arazide hasadın ancak orakla yapılabildiğini ifade eden Bozer, şunları kaydetti:

"Buralara ekin biçme makinesi, biçerdöver gelmez. Tarla küçük ve düzgün olmadığı için makine ile biçildiğinde dane kaybı çok fazla oluyor. Bunun
için mecburen ekini orakla biçiyoruz. Erkekler genellikle bahçe işleriyle uğraştığı için, ekin biçme işi de biz kadınlara kalıyor. Biçtiğimiz ekinleri
tarlanın ortasına toplarız. Oradan da harman yerine götürürüz. Eskiden bu taşıma işi de hayvanlarla yapılırdı. Şimdi traktörlerle taşıyoruz. Harman yerinde de patoz makinesi ile danesi ve sapını ayırıyoruz. Çıkan buğdayları çuvallayıp evimize götürüyoruz. Samanını da hayvanlarımıza yediriyoruz."

Köylerinde buğday üretiminin çok fazla olmadığını, sadece kendi ihtiyaçlarını giderecek kadar üretebildiklerini anlatan Bozer, "Tarladan kaldırdığımız buğdayı satmayız. Un yaparız, bulgur yaparız. Kendi ihtiyacımızı zor karşılar. Bu iş gerçekten çok zor, fakat şikayetçi değiliz. Çok sıcak olursa
bir ağaç gölgesinde dinleniyoruz. Hava serinlediğinde çalışıyoruz. En azından kendi işimiz" diye konuştu.

Ekin biçmek için akrabalarına yardıma gelen Özlem Yağız ise "Yazın akrabalarımıza yardım ediyoruz. Bu bölgede işler böyle yürüyor. Bizler orak
kullanmasını annelerimizden öğrendik. Fakat çocuklarımız bilmiyorlar. Yakın zamanda bunun gibi küçük araziler ekilmez olacak. Bir çoğu boş zaten" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.