X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ahmet BABAOĞLU: Bir hayırlı sabaha çıkacak bu yollar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ahmet BABAOĞLU: Bir hayırlı sabaha çıkacak bu yollar

  • Giriş Tarihi: 7.8.2013

Kimi dinlemeliyiz, meselelerimizi kimle konuşmalı ve paylaşmalıyız, kime güvenmeliyiz? Artık bu sorulara gönül rahatlığı ile cevap bulabildiğimiz insan sayısı gün geçtikçe azalıyor. Geçen zaman içerisinde birileri insanlara "dürüstlüğü" işe yaramaz bir aksesuar olarak kavratmayı başardı sanırım. Kısa yoldan bir yerlere ulaşmak ve şahsi emellerine erişebilmek için hiç bir engeli çiğnemeyi gayrimeşru görmeyen bir anlayışın toplumda yer bulma çabalarını çoğu zaman görüyoruz.
Yakın geçmiş dönemde kolu kanadı koparılarak bir kuşa çevrilmiş olan kesintisiz zorunlu ve sorunlu eğitim sisteminin yaptığı tahribat, eğitime dahil olan fertler ve yakınlarına ve hatta genel anlamda devlet ve millete hiç de iyi bir miras bırakmadı.
Güvenilir bilgi kaynakları olan âlimler de birer birer göçüp gittiler bu dünyadan. Hakikat adına değil de birileri adına konuşan bilgi kaynaklarının sayıları her geçen gün artmaktadır.
Kendini toparlamak, hatalarını tamir etmek ve gayb alemine yol alan hesap verme hazırlığında, doğru ilmi kaynaklarla arınmak isteyen insanlar, kimin ilmine güvenerek doğru bir adım atacakları konusunda tereddütler içerisindedirler.
Hatta ortada dolaşan bazı ilim adamı etiketli şahsiyetler öyle kafadan konuşuyorlar ki; kendisine Allah'ın vahiy indirerek insanları doğru yaşama biçimine yöneltmesi için görevlendirdiği peygamberlerden daha doğru bir şekilde dini bildiklerini söyleme cüretini ima ediyorlar.
Devletimizin son yıllarda ortaya koyduğu büyük evrensel bakış açısını bilerek ya da bilmeden körelten, yaptığı işin mükâfatını Yaradan'dan değil de kullardan almak sevdasında olan bir kısım riyakarlar işi berbat ediyor. Ve bunlardan her kademede pek çok var. Hâlbuki yüksek karakterli ruhlar, küçük menfaatlere tamah etmezler. Büyük hedefler, küçük insanların gölgesinde kalmamalı. Tarihimizde bu hep böyle olagelmedi mi?
Doğru olan odur ki, yapılan bir çalışma ya da organizasyonda eğer iş değil de yapan kişi öne çıkarılıyorsa, orada durmamak, o kişiyi ve işi ciddiye almamak lazımdır.
Kişinin yaptığı işte böyle bir niyeti olup olmadığı hemen olmasa da biraz gözlemledikten sonra az çok anlaşılır zaten.
Maalesef, hayati ihtiyaçları gidermek için yararlandığımız gıda ve benzeri kaynaklarda olduğu gibi, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarımızı karşılayacağımız kaynakların da genleri bozuldu. Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde yapılan yüzlerce medrese, birkaç tanesi hariç günümüze gelemeden yerle bir edilmiş. Kültürel mirasımızın zor zamanlarda işe yarayacak her alanı karıştırılmış.
Kültür ve medeniyetimizden kopmayla oluşan bu karmaşık durum, ne yazık ki hayatın akışındaki güvenilirliği en aza indiriyor. Her olumsuzluk karşısında verdiğimiz şu örnekteki gibi bir durum var ortada. Hani deveye sormuşlar ya "neden boynun eğri" diye. O da "nerem doğru ki" demiş. Öyle bir çomak sokulmuş ki, kişisel, toplumsal ve kurumsal yapımıza; sanki düzeltmekle bitecek gibi değil. Bir taraftan milletimizin fertleri arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmek, bir taraftan kalkınma ve atılım yapmak, bir taraftan da bu kalkınmaya çeşitli bahaneler üreterek bütün gücüyle engel olmaya çalışan iç ve dış odaklara karşı sarsılmadan mücadele etmek, ancak güçlü devletlerin ve yöneticilerin dik durarak yürütebileceği bir mücadeledir.
Lakin iyi bir hoşgörü ve işbirliği tesis ederek, yıkıntıların içinden define arama heyecanıyla, kaybedilmiş değerlerimizi arayıp bulmak gerekir. Güzel hasletlerimizi bulup çıkarmak ve insanlığın yararına sunmak için "geriye gitmek" ile "geri gitmek" birbirine karıştırılmadan, yok edilmiş sosyal eğitim kurumlarımızı yeniden ikame ve inşa etmemiz gerekir.
Ve nihayet, çok çalışarak, eskiye göre son yıllarda kat edilmiş güzel mesafeler gibi, zor olsa da zamanla büyük işler başarılacak, karanlıklardan bir hayırlı sabaha çıkılacaktır inşaallah. "Sabrın sonu selamettir" sözü boşa söylenmiş bir söz değildir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.