X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uğur ÖZTEKE: Kadim şehir Konya'nın kadim su sorunu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uğur ÖZTEKE: Kadim şehir Konya'nın kadim su sorunu

  • Giriş Tarihi: 28.8.2013

Binlerce yıldır insanoğlunun karnını doyuran topraklar artık Konya Ovası Projesi (KOP) ile suya olan hasretini gidermeye hazırlanıyor. İklim değişikleri, bölgeye artan göç, yanlış kentleşme planlamaları ve sanayide tatlı su kaynaklarına olan talep ile yine yanlış su tüketim alışkanlıkları su gerçeğini haykırmaya devam ediyor. Bu olumsuz işaretlerle birlikte tarım sektöründeki su baskısı bu soruna çok yönlü bakmamız gerektiğini söylüyor. Ovada yüz yıllarca insanoğluna hayat olan suyu artık doğal yolarla kullanma zamanı geldi. Çünkü bölgeye düşen toplam yağış miktarı ile tarımda kullanılması gereken su miktarı tamamen ters orantılı. Bu çelişkiyi gidermek için de bilim adamları yüzyıldan fazla bir süredir oturup düşünüyorlar, konuşuyorlar, konuştuklarını da kâğıtlara dökerek tez haline getiriyorlar, bilimsel sunumlar yapıyorlar.
Mesela çözüm olarak sunulan çarelerden bir tanesi de dış havzalardan su getirme konusu. Ancak dış havzalardan su getirme konusu kâğıda döküldüğü ve hesabı yapıldığı zaman bu işin uzmanları tarafından hiç de öyle sanıldığı kadar basit bir çözüm yolu olarak kabul edilmiyor. Çünkü bu kadim şehir Konya'nın etrafında hâlâ kullanılması mümkün olan su kaynakları var.
Çok daha basit ama acı olan gerçekler de var. Bırakın siz başka havzalardan bölgeye su getirmeyi. Bırakın siz çevrenizde ki su kaynaklarını gün yüzüne çıkarmayı. Ovayı çevreleyen Toroslar'dan kar suyu olarak akıp giden su 4.5 milyon metre küp. Evet, dudak uçuklatan bu acı gerçek için ne yazık ki kimse çıkıp tek kelime etmiyor. Dağlardan, şelalelerden, düdenlerden Akdeniz'e akıp giden milyonlarca metre küp su için yanan insanımızın "su" diye inlemesine, feryadına kulak tıkamayı tercih ediyorlar.
Çünkü bir kısım bilim adamı Anadolu'nun doğal dengesi içerisinde mevcut suyu mecrasından alıp bir başka yerlere taşımanın özünde doğal denge açısından hiç de arzu edilen bir durum olmadığını savunuyorlar. Bu işin bir de insani boyutunu düşünmek gerek. Bize lazım olan su o insanlar için lazım değil mi?
O bölgenin suyunu bu bölgeye kaydırmak kolay mı? İnsanlar bahçesini sulamak için komşusu ile kavga etmiyor mu? Köyler su yüzünden birbirlerine silah sıkmıyor mu? Tabii bu konuda KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu'nun da aklımıza yatan, gönlümüze göre projeleri de var. KOP her şeyden önce Çevreci Eylem Planı ile yeşil bir dönüşüm hazırlığında. Ayrıca dağlık kırsal alanlarda köy bazlı organik tarım geçişi, en iyi iklim dostu tarımsal üretimin organik tarım ve iyi tarım uygulamaları ve su tasarrufu ile bölge insanı iklim dostu olabilir. Tabii her şey önce insanımızın vicdanında, Allah korkusunda, kuldan utanmada geçiyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.