X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER KTO Başkanı Öztürk Büyüme Ve İhracat Rakamlarını Değerlendirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

KTO Başkanı Öztürk Büyüme Ve İhracat Rakamlarını Değerlendirdi

  • Giriş Tarihi: 5.4.2015 10:58 Güncelleme Tarihi: 6.4.2015 17:53

Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, açıklanan büyüme ve ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
KTO Başkanı Selçuk Öztürk, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Türkiye ekonomisi 2014’ün son çeyreğinde 1.6, yılın tamamında yüzde 2.9 büyüme kaydetmiştir. Orta Vadeli Program’da büyüme hedefi ilk başta yüzde 4 olarak belirlenmiş, daha sonra ise 3.3 olarak revize edilmişti. 2015 başı itibarıyla 2014 büyüme beklentileri 2.6-2.7 arasında idi. 2012-2014 döneminde ise ortalama büyüme oranımız yüzde 3.1 olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla 2012-2014 dönemi, son 12 yıllık süreç incelendiğinde büyümenin düşük olduğu bir dönem olarak ortaya çıkmıştır. 2014 yılında AB-28 ülkeleri yüzde 1.3, Avro Bölgesi ülkeleri yüzde 0.9 ve Latin Amerika ülkeleri yüzde 1.3 büyürken, Türkiye’nin büyüme rakamı bir başarı olarak görülebilir, ancak yeterli değildir. Kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla değeri 2013 yılında cari fiyatlarla 20 bin 607 TL, 2014 yılında 22 bin 753 TL olmuştur. Kişi başı GSYH değeri 2013 yılında 10 bin 822 ABD doları iken 2014 yılında ise 10 bin 404 ABD doları olarak hesaplanmıştır. Büyüme oranları ile aynı ölçüde GSYH değerlendirildiğinde; 2009’daki küçülme GSYH değerlerine de yansımış ve 8 bin 561 dolara inmiştir. 2010-2014 yılları arasında ise 10 bin 3 dolar ile 10 bin 822 dolar arasında gerçekleşen GSYH, 11 bin bandını bir türlü aşamamaktadır. Türkiye’nin büyüme rakamlarında yüzde 4-5’in üzerine çıkması ve GSYH’nın 12-13 bin dolarlar seviyesini acil olarak geçmesi lazımdır. 2014 yılındaki 2.9 büyümenin en büyük dinamiklerinden birisi ihracat artışı ve ithalat azalması ile sağlanan net ihracattır. Bununla birlikte, yatırımların katkısı ise 2014 yılında negatif yönde olmuştur. 2002 ile başlayan ve 2008’deki kriz ile bir sekteye uğrayan büyümedeki ivme, 2014 yılında döviz kurlarının desteğiyle ihracat artışı ve kamu kurumlarındaki tasarruf tedbirleri sayesinde bir düşüş olmadan kendisini kurtarmıştır. Düşük büyüme ve zayıf iç talep yüzünden ithalat düşmüş, bu sayede de net ihracatın büyümeye pozitif yönde katkısı olmuştur. 2015 yılı Mart ayı sonu itibarıyla ihracat rakamlarına bakıldığında da farklı bir durum görülmemektedir. Parite etkisi ile dünya ticaretinde dolar bazında yaşanan daralmanın da etkili olduğu ihracat rakamlarındaki düşüş ile yılsonunda dünya ticaretinin yüzde 4-5 gerileyebileceğini öngörmekteyiz. Dünyadaki birçok ülkenin Ocak ayı kesinleşen ihracat rakamları açıklanmıştır. İtalya’nın ihracatı Ocak ayında yüzde 18.2 düşmüş, yine Almanya’nın ihracatı yüzde 15, İngiltere’nin yüzde 20.5, İspanya’nın yüzde 21.3, Brezilya’nın yüzde 14.5, Hindistan’ın yüzde 11.2, Rusya’nın yüzde 30.5 gerilemiştir. En düşük gerileyen Çin’in ihracatı dahi yüzde 3,3 oranında azalmıştır. 70 büyük ülkenin Ocak ayı verilerine göre ihracattaki ortalama düşüş oranı yüzde 8.5 olmuştur. Türkiye’nin ihracatı ise Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,4 gerileyerek 11 milyar 229 milyon dolar olmuştur. Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat yüzde 6,8 gerileme ile 35 milyar 816 milyon dolar olarak gerçekleşti. Son 12 aylık ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre değişmeyerek 153 milyar 309 milyon dolar oldu. Açıklanan 2014 yılı büyüme rakamları ve 2015 yılı ilk üç ayına ait ihracat verileri incelendiğinde; dünya ticaretindeki daralmadan Türkiye’nin etkilenme oranının daha az olduğu, AB’deki pazar payının arttığı görülebilmektedir. Fakat Türkiye’nin ve Konya’nın vasat büyüme oranlarından bir an önce silkelenerek şaha kalkması, ihracat rakamlarını artırarak yeni pazarlar ile birlikte 2023 hedefleri doğrultusunda bütün ekonomik verilerinin artış trendine girmesi lazımdır. Türkiye’nin 21 çeyrektir bir büyüme çizgisinde olduğu gerçeği ortadadır. Fakat 2023’te 25 bin dolar kişi başı gelir, 500 milyar dolar ihracat ile dünyanın on büyük ekonomisinden biri olmayı hedefleyen bir Türkiye için bu veriler yeterli değildir. Hükümetimiz de bu veriler ışığında iş alemine destek sağlayacak paketi açıklamıştır. Başbakanımız tarafından 2 Nisan’da açıklanan 11 maddelik destek paketi ekonominin en önemli bileşenleri olan istihdam, yatırım ve üretimi teşvik edecektir. İstihdama olumlu etki sağlayacak paket ile İŞKUR’dan iş gücü desteği sağlanacak ve işverenin kursiyerler için yaptığı maliyet vergi matrahından düşülecektir. 2015-2016 yatırım harcamalarında, teşvikte ikinci bölgede Konya’da yüzde 55 vergi indirimi uygulanacaktır. Ayrıca ‘ileri teknoloji’ yatırımı yapan her firma 5. bölge teşvikinden faydalanabilecek. Yeni yatırımcıya destek ve vergi indirimi ikinci bölgede yüzde 20’ye çıkartılacak ve AR-GE ile tasarıma daha fazla destek sağlanacaktır. İmalatçı kadın girişimcilere ve KOBİ’lere verilecek destek arttırılacak, KOBİ’lere teminat kolaylığı sağlanacaktır. Konya Ticaret Odası olarak 2014 yılında yaptığımız ve ilgili bakanlıklarla da paylaştığımız çalışmada; vadeli ithalatta uygulanan KKDF oranının 2011 yılında yüzde 3’ten yüzde 6’a çıkarıldığını, bunun ithalat-ihracat ile meşgul olan firmalara büyük yük getirdiğini, ithalatın finansmanında uzun vadeli çözümlerin daha fazla kullanılır hale getirildiğini ifade etmiştik. Sorunun çözümü olarak da KKDF’nin, ithalatı kontrol altında tutan dış ticaret politika aracı olarak görülmesi ve oranın 0 değerine indirilmesi gerektiğini belirtilmiştik. Pakette, özkaynak kullanımına vergi kolaylığı getirilerek şirketlerin borç yerine öz kaynak kullanmalarının özendirileceği ve vadeli ithalatta KKDF oranının yüzde 6’dan 0’a indirileceği ifade edilmektedir. Konya ithalat-ihracat firmalarının sıkıntı çektiği ve Odamız tarafından da ilgili makamlara iletilen KKDF kesintisi hakkında yapılan düzenleme, Konya iş aleminin bir nebze daha rahatlamasına yola açacaktır. Dile getirdiğimiz sıkıntı ve önerilerimizin destek paketinde karşılığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduk. Özellikle istihdam ve vergi teşviklerinin hem süresinin uzatılması, hem de kapsamının genişletilmesi, yeni istihdam imkanlarının ve yatırım fırsatlarının hayata geçmesini sağlayacaktır. Tüccar ve sanayicimizi motive edecek olan paket aynı zamanda 2015 yılındaki büyüme ve ihracat hedeflerimize katkı sağlayacaktır. Destek paketinden dolayı başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, katkı veren tüm Bakanlarımıza ve bürokratlarımıza teşekkür ediyorum.”