X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türk subayın 99 yıl sonra gün yüzüne çıkan hatırası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türk subayın 99 yıl sonra gün yüzüne çıkan hatırası

  • Giriş Tarihi: 21.4.2014 12:50

Çanakkale Savaşları sırasında 125'inci Alay Komutanı olarak görev yapan Yarbay Abdürrezzak Bey'in, cepheden kendisine başka bir subay tarafından gönderilen bilgiyi kendi el yazısıyla kaleme aldığı metin, özel müzede sergilenecek.

Çanakkale Kara Savaşları'nda 125'inci Alay Komutanı olarak görev yapan Yarbay Abdürrezzak Bey'in, 99 yıl önce cepheden başka bir subay tarafından kendisine gönderilen ve el yazısıyla kaleme aldığı bilgiler bulunan belge, kentte bir özel müzeye konulacak.

"Çanakkale 1915 Seddülbahir Özel Müzesi"nin sahibi ve yerel tarih araştırmacısı Ahmet Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'da bulunduğu bir konferansta, katılımcılardan birinin elinde tarihi öneme sahip belge gördüğünü söyledi.

Söz konusu belgenin, kim olduğunu bilmediği Çanakkale'de savaşan bir subaya ait olduğunu ifade eden bu kişinin, bunu müzesinde sergilenmek üzere kendisine verebileceğini söylediğini aktardı.

Mükemmel bir belgeyle karşılaştığını anlatan Uslu, "Bu, Çanakkale Kara Savaşları sırasında 125'inci Alay Komutanı Yarbay Abdürrezzak Bey'in yazmış olduğu bir belgeydi. Müzemize böyle bir belge kazandırdık" dedi.

Uslu, evrakı, müzesinde sergilemek üzere teslim aldığını dile getirdi.

Belgenin içeriğine değinen Uslu, şöyle konuştu:

"Savaşta görev yapan Makineli Tüfek Mülazımı Evvel (Üsteğmen) Hüseyin'in gönderdiği, 'Topçularımız, düşman topçu mevziinin 20 metre sağ ve soluna ateş ediyor. Düşman topçu mevzilerinin ön tarafı bir saat evvel yüksek çalılarla maskelenmiştir' şeklindeki bildirisini Yarbay Abdürrezzak Bey, el yazısı kayda geçirmiş. Kendisinin imzası bulunan, savaşın içinden bir belge bu.

125'inci Alay, 6'ncı Kolordunun 16'ncı Tümeninin 3 alayından biridir. 125'inci Alay, 28 Nisan 1915'te Çanakkale'de cephede yer aldı. Bu tarihte Merkez Tepe'yi tuttu. Lakabı 'savaş' olan bu alay, Çanakkale Savaşları'nın en büyük saldırılarından biri olan 19 Mayıs 1915'teki mücadelede yer almıştır. Daha sonra savaşın sonuna kadar Çanakkale'de kalmıştır ve Kırmızısırt bölgesini savunmuştur. Çanakkale'den düşman çekildikten sonra da değişik cephelere gönderilmiştir."