X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türk askerinin insani tutumu, mektuplarda
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türk askerinin insani tutumu, mektuplarda

  • Giriş Tarihi: 20.3.2015 15:38
Türk askerinin insani tutumu, mektuplarda
Türk askerinin insani tutumu, mektuplarda

Uluslararası Arşiv Konseyi Başkanı ve Avustralya Milli Arşivi Genel Müdürü David Fricker, Çanakkale Savaşları'nda Türk askerinin insani tutumuna işaret ederek, Anzak askerlerinin mektuplarında iki taraf arasında kurulan dostluklardan da bahsettiğini söyledi.

Fricker yaptığı açıklamada, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünce, Osmanlı Arşiv Binası'nda düzenlenen "100. Yılında 1. Dünya Savaşı'nın Belgeleri Sempozyumunun", bu yılın Çanakkale Savaşları'nın 100. yıl dönümü olması nedeniyle ayrı önem taşıdığını vurguladı.

Böyle önemli bir yıl dönümünde, İstanbul'da olmanın ayrı bir anlamı bulunduğunu ifade eden Fricker, bir asırdır arşivlerde saklanan belgelerin konuşulmasını, paylaşılmasını insanlığın geleceği için önemli bir adım olarak değerlendirdi.

Geçmişi olmayan toplumların geleceğinin de olmayacağını dile getiren Fricker, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın 1. Dünya Savaşı'nda binlerce kayıp verdiğine değindi.

"TÜRKLER BİZİM KARDEŞİMİZ"

Fricker, "1. Dünya Savaşı bizim milli mücadelemizi oluşturmamız bakımından çok önemli çünkü Yeni Zelanda ve Avustralya 1901'de tek bir ülke olarak kabul ediliyor ve 15 yıl sonra Çanakkale'ye savaşmaya geliyoruz. Bu bizim ilk savaşımız ve ilk deneyimimiz. Bu sebeple her yıl 25 Nisan'da Anzak Koyu'nda iki millet tek ülke olarak kayıplarını anıyor ve bu durum Yeni Zelanda ve Avustralya arasındaki özel bağı güçlendiriyor" diye konuştu
Türklerin, 1. Dünya Savaşı'nda, topraklarına savaşmak için gelen düşman askerlerine karşı sergiledikleri davranışın bugün de hala hafızalarda olduğunu ve unutulmayacağını kaydeden Fricker, şunları söyledi:

"Mustafa Kemal Atatürk'ün 1934'te Anzak annelerine hitaben yazdığı mektup var. Bu mektupta, 'Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır' diyor. Bu topraklar bizim şehitlerimizin sonsuz mekanları dolayısıyla Türkiye bizim için çok önemli, Türkler de kardeşimiz."

TÜRK ASKERİ, ESİR ASKERLERİN YAZIŞMALARINDA ÖVGÜYLE ANILIYOR

Türk askerinin cephede savaşırken gösterdiği insani tutumun, esir aldıkları düşman askerlerinin yakınlarına yazdığı mektuplara da yansıdığını kaydeden Fricker, bu hatıralara Avustralya ve Yeni Zelanda'daki anıtlarda da yer verildiğini aktardı.

Fricker, "Askerlerimiz yazışmalarında, kahramanlıkları ya da bir macera için yola çıkıp savaşın çok korkunç bir iş olduğunu fark etmelerinin yanı sıra çekilen acılardan, iki taraf arasında kurulan dostluklardan da bahsediyor" diye konuştu.

ARŞİVLERE SAHİP ÇIKMAK HALKLARIN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ

Bütün bu geçmişin ülkelerin arşivleri vasıtasıyla gelecek nesillere aktarılabildiğine işaret eden Fricker, şunları kaydetti:
"Osmanlı Arşiv Binası çok güzel çalışılmış bir bina. İstanbul da mimari geleneği olan ve bunu sürdüren bir şehir. Belgelerin uygun şartlarda korunması, halka açılması ve araştırmacıların hizmetine sunulması ve isteyenlerin hiçbir zorlukla engellemeyle karşılaşmadan diledikleri kaynaklara ulaşabilmeleri arşivlerin en önemli sorumluluğu. Ne yazık ki tüm dünyada böyle olduğunu söyleyemeyiz. Biz arşivciler olarak bu konuda daha çok çaba sarf etmeliyiz. Bunun mesela hükümetlerin saygınlığı, halkların geleceği ya da geçmişlerine sahip çıkmaları açısından önemi büyük. Sempozyumun açılışına Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılması da Türkiye'nin arşivlerine nasıl sahip çıktığını ve geçmişe ne kadar önem verdiğini gözler önüne seriyor."