X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Sazını öpmeden yere koymazdı'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Sazını öpmeden yere koymazdı'

  • Giriş Tarihi: 19.3.2016 15:36
'Sazını öpmeden yere koymazdı'
'Sazını öpmeden yere koymazdı'

Aşık Veysel ile kapı komşusu olan Özer, " Veysel, sazına teli kendi takardı ve çaldıktan sonra da sazını öpmeden yere koymazdı" dedi.

Dünyaca ünlü halk ozanı 'nun Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde yaşayan akrabası ve komşuları, birleştirici yönü, yapıcı kişiliği, sadeliği, mütevaziliği, titizliği ve sazına olan bağlılığıyla hatırladıkları ozanı sevgiyle ve rahmetle yad ediyor.

Sivrialan köyünde yaşayan Veysel'in akrabası (57) ile komşuları İbrahim (65) ve (65), ozanın ölümünün 43'üncü yılı öncesi halk ozanı Veysel'i anlattı.

"Gözleri görmüyordu ama gönül gözüyle dünyayı gören bir insandı"

Köy muhtarı Mustafa Çam, yaptığı açıklamada, 21 Mart 1973'te vefat eden Aşık Veysel'in akrabası olduğunu söyledi.

Onu en çok bakkalın önünde sandalyedeki görüntüsüyle hatırladığını anlatan Çam, "Orada bir sandalyesi vardı. Oturup pipo içtiğini biliyorum. O görüntüsü hep gözümün önündedir." dedi.

Çam, çocukluğunda tanıdığı Aşık Veysel'in bu kadar değerli olacağını hiç düşünmediğini belirterek "Köyümüz eskiden sürekli çamurdu ve Veysel ayakkabısına çamur değdirmeden bakkala gelen tek kişiydi. Bu durum dikkatimi çok çekerdi. Gözleri görmüyordu ama gönül gözüyle dünyayı gören bir insandı." diye konuştu.

"Sazını çaldıktan sonra sazını öpmeden yere koymazdı"

Veysel ile kapı komşusu olan de 8 yaşından beri Aşık Veysel'i tanıdığını söyledi.

Özer, Veysel'in her zaman yardımlaşmayı öğütlediğinden bahsederek şunları aktardı:

"Ben çok güzel çarık tamir ettiğini hatırlıyorum. Herkes hayret ederdi. Sazına teli kendi takardı ve çaldıktan sonra da sazını öpmeden yere koymazdı. Sazı çaldıktan sonra öper, kenara koyar ve dinlenirdi. Sazına kendi eliyle cila yapardı. Sazının düzenini kendisi verirdi. Bastonuyla gezerdi ama aşina olduğu yerlerde de bastonunu koltuğunun altına alır ve bir sigara yakardı. Çocuklarını çok severdi, en çok Ahmet Şatıroğlu ile vakit geçirirdi. Veysel çok da temiz giyinirdi. Yere bile çok dikkatli basardı. Biz küçüktük, büyüklerimize saygı göstermemizi, onlar geldiğinde ayağa kalkmamızı öğütlerdi. Onu da dinlerdik. Öldüğü haberini de askerde televizyondan öğrendim. Çok üzüldüm."