X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İki yüzyıllık tarihi bir de kaplumbağadan dinleyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İki yüzyıllık tarihi bir de kaplumbağadan dinleyin

  • Giriş Tarihi: 11.5.2013

"Muhteşem bir anlatım, muhteşem bir oyunculuk...", "Oyununuzla büyülendik.", "Evrim geçiren bir kaplumbağanın gözyaşları koltuğa kilitledi beni", "İzlerken alkışlamaya, nefes almaya, gözlerimizi kapamaya korktuk; anı kaçırırız diye..." Bu cümleler; Ali Poyrazoğlu ve yeni oyunu 'Kaplumbağa' için Twitter ve Facebook'ta yapılan yorumlardan sadece birkaçı... Bunun gibi beğenisini ve takdirini ileten yüzlerce mesaj var.

İLGİ ÇOK BÜYÜK
Poyrazoğlu; yaklaşık bir ay önce Türkiye'de ilk defa yapılan bir uygulamayla, seyircilere provalarını açmış ve onların yorumlarını tek tek dinleyerek notlar almıştı. Oyunu, "Meslektaşım" dediği seyirciye en iyi şekilde sunabilmek için büyük çaba harcayan usta; 29 Nisan'da "Perde" diyerek 'Kaplumbağa'yı gerçek sahibiyle yani seyirciyle buluşturdu. Şimdiye kadar dokuz kez sahnelenen 'Kaplumbağa', seyirciden büyük ilgi görmeye devam ediyor. Çağdaş İspanyol Tiyatrosu'nun önemli yazarlarından Juan Mayorga'nın yazdığı, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu tarafından sahneye konulan oyunun tanıtım metnindeki "Bir gün ansızın kapınız çalınsa ve 'Seni bugüne kadar kandırmışlar; senin geçmişin, tarihin sana yanlış anlatılmış' dense ne yaparsınız?" cümlesi, seyircide büyük bir beklenti yaratıyor. Bu soruya, evrim geçirmiş 200 yaşında bir kaplumbağanın cevap vermesi ise oyuna duyulan merakı artırıyor. Ben de bu merakımı gidermek için, provalarından beri takip ettiğim ve her gidenin övgüyle bahsettiği oyunu; Bakırköy'deki Yunus Emre Kültür Merkezi'nde, ikinci temsilinde izleme şansı buldum.

SADE DEKOR
Çoğunluğu kadınlardan oluşan kalabalık bir seyirci grubu; oyunun broşüründeki fotoğrafa bakıp usta oyuncunun cesaretini övüyordu. Dile kolay; 50 yılını bu işe vermiş usta bir oyuncuyu, kaplumbağa rolünde izleme düşüncesi bile seyirciyi heyecanlandırıyor. Salonda seyirciyi; aralarında İrlandalı grup Enya'nın 'Gladyatör' filmi için bestelediği müziğin de bulunduğu klasik müzik örnekleri karşılıyor. Perde ise açık. Sırrı Topraktepe tarafından hazırlanan dekor; önünüzde duruyor. Dekor; kitaplık, sandalye ve masadan oluşuyor.

İNSANOĞLUNUN OYUNCAĞI OLDU
Ayaklı ansiklopedi, yürüyen hazine değerindeki böyle bir canlının; gözünü para ve kariyer hırsı bürümüş insanların oyuncağı olması kaçınılmazdı. Her şeyi bilen, evrim geçirmiş bir kaplumbağa; kendisine göre yanlışlarla dolu Çağdaş Avrupa tarihini düzeltmek niyetindedir. Bunun için tek isteği; Galapagos Adası'na geri dönmek. Ama kaplumbağa; insanoğlunun bitmek tükenmek bilmeyen para, kariyer, şan, şöhret hırsına kurban gideceğini hiç tahmin etmezdi.


ÇEKMEDİĞİ ACILARI ÇEKİYOR
Bülent Kayabaş'ın oynadığı, ilk başta insani özelliklere sahip kaplumbağanın anlattıklarına inanmayan tarih profesörü; daha sonra ayağına kadar gelen bu kısmeti değerlendiriyor. Tarihe adını altın harflerle yazdırmak için kaplumbağadan tüm bildiklerini anlatmasını istiyor. Onun anlattıklarını ağzı açık dinleyip notlar alıyor. Amacı; tüm tarihi baştan yazmak ve tarih profesörlerini ayağına kapandırmak. Nur Gürkan'ın canlandırdığı Profesör'ün karısı 'Betty'; kaplumbağanın hazine gibi zihninden yararlanıp onu televizyon yıldızı yapmaya kalkıyor. Kaplumbağa, bir rahatsızlık sebebiyle doktora (Özdemir Çiftçioğlu) götürüldüğünde ise; doktorun deneği haline geliyor. Doktor ve profesör; tarih ve biyoloji arşivi için birbirlerine düşüyorlar. En vahşi ortamlarda bile acı çekmeyen kaplumbağa; insanoğlunun elinde çekmediği acıları çekiyor.

İLİŞKİLİ HABERLER

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.