X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Twitter şahane
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Twitter şahane

  • Giriş Tarihi: 11.6.2013

"Tante Rosa" ve "Barış Adlı Çocuk" gibi eserleriyle tanınan Sevgi Soysal'ın blogunu yazar, eleştirmen Nazan Maksudyan yazdı

Sevgi Soysal özgün üslubuyla kalplerde taht kurdu. Bugün yaşasa ve blog yazsa neler yazardı sorusunun yanıtını ise Nazan Maksudyan aradı. İşte Osmanlı sosyal tarihi odaklı çok sayıda makalesi bulunan akademisyen Maksudyan'ın kaleminden Sevgi Soysal'ın blogu.

101 çeşit açık büfe!

Ne iyi oldu şu kahvaltı mekanları. Serpme kahvaltı, köy kahvaltısı, Van kahvaltısı.. Aah, annelerimiz az mı çekti? Her sabah sofra kur. Ne gerek var bunca tantanaya? Alıyorum yoldan extra hot, tall, house blend, yanında da erimiş peynirli kruvasan, mis! Nasılsa acısını cumartesipazar çıkarırız. Türk, çalış, tüket.

Sımsıkı sımsıska

Bizim kapıcı Derviş her sabah beş buçukta parkta bir saat koşuyor. Karısı daha çok turuncu jimnastik aletlerine rağbette. Spor disiplini gibisi yok. Sektör de gelişti, kaç kalori harcadığınızı ölçüp biçen uygulamalar var. Galiba pilates bu aralar moda. Erkekler burun kıvırıyor ama doğru nefesle düz bir karın arasında dopdoğru bir orantı var! Kollar yukarı bacaklar açık. Nefes alıyorum, veriyorum.

Kantinette anneleri

Pandora'nın içindeki Kantinette'teki manzara ne iç açıcı! İnce, bakımlı, şık anneler, NB ayakkabılı, asimetrik saç kesimli çocukları. Ne iyi ettik de çocuklarımızı hobiye dönüştürdük. Boş zamanlarda hoşça vakit geçirmek için ne güzel ilgileniyoruz. Rus, Gürcü, Filipinli ablaları da azıcık ucundan tutacak tabii. Çocuklarımızın yaşam koçluğunu yerine getirebilmek için türlü organizasyon bizde: İtalyanca dersleri, bebek yogası, beşikte piyano, kundakta Mozart. Şimdi çocuk olmak varmış!

VerweIle doch, du bIs t so schön!

Artık ben de twitter'dayım, @SocialSevgi, şahane değil mi? Madem her şey sosyal medya, bana da Sevgi Sosyal olmak yakışır dedim, ne feysbuk bıraktım ne instagram. İçini dökmek, dökülmek saçılmak için birebir. En müthişi de her şeyi paylaşabiliyoruz. Paylaşmak dediysem, al cicim yeni ayakkabımın tekini de sen giy, ilk maaşımla gittiğim şaraplı akşam yemeğine sen de katıl birader, manzaralı ofisimde gel karşılıklı çalışalım kuzim manasında değil. Paylaştığımız kişilere, paylaştığımız şeylerden pay filan vermiyoruz, sadece gösteriyoruz. Eskiden olsa teşhir derdik - ne kaba tabir! - neyse ki güzel Türkçemiz kendini yeniliyor.

Luv U mall!

Belediyemizin Ankara'ya en büyük hizmeti AVM! Şehrin havasını temizleyemediler gitti, ama klimalar sağ olsun, içerinin havası hep saf, hep serin! At kendini evden dışarı, bin arabana, yerin 8 kat dibine park et, sonra al sana AVM dolusu öz-gür-lük! Tam bir kentsel dönüşüm mucizesi! Zaten sokakta yürünür mü artık canım? Çukura düşmek, arkanızdan vurulmak, ölmek bu kadar ucuzken.. *Dur Biraz Çok Güzelsin!

-BİTTİ-

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.